Bizimtarihimizde en yoğun yaşanan dönemlerden birisi, 1909-1923 yılları arasıdır. 24 Temmuz 1909günü ilan edilen "İkinci Meşrutiyet" ile başlayan "rejim değişikliği"sarsıntıları arasında 8 Ekim 1912-10 Ağustos 1913 tarihlerinde yaşanan BalkanSavaşları'nın arkasından, millet soluk almadan Birinci Dünya Savaşı (28 Temmuz1914-11 Kasım 1918) yaşanmış, Atalarımız 4 yıl cepheden cepheye koşaraksavaşmışlar. 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'ne dayananemperyalist güçler Anadolu topraklarını işgal etmeye başlamıştır. Mondros'tan 5gün sonra önce Fransızlar 4-9 Kasım 2018 tarihlerinde İskenderun, Hatay, Urfa,Antep, Maraş ve Adana civarını; 14 gün sonra da İngiliz emperyalizmi, 13 Kasımgünü İstanbul'u işgal etmiştir. Öte yandan İtalyanlar 28 Mart 1919 günüAntalya'yı işgal ettiler ve ardından Konya (23-24 Nisan), Burdur (28 Haziran)ve son olarak da 23 Temmuz'da Muğla'yı işgal ettiler.
İngilizlerpayitahtta işgal günlerini yaşarken, bir yandan da Osmanlı toprağınındağıtılması ve İmparatorluğun çökmesi planlarını yapıyorlardı. Kendileriİstanbul'da "egemen olma" keyfi çatarken, Anadolu topraklarındaki insan gücününmoralinin sıfırlanması için de planlar yaptılar. Aslında cephelerde zaferkazanmasına ( Çanakkale, Kûtü'l-Amare )rağmen, müttefiği Almanya mağlup olduğu için "mağlup kategorisi"nde muamelegören Osmanlı ateşkese zorlanmış ve bu ateşkes, topraklarının işgaline yolaçmıştır. İşgal fırtınası sert bir rüzgâr gibi eserken, İstanbul veAnadolu-Trakya'nın her bölgesinde uyanmakta olan direniş şuuru, İngiliztetikçisi Yunanlıların 15 Mayıs 1919 günü İzmir'i işgal etmesiyle, eylemselliğedönüşmüştür.
İzmirsahilinden giren Yunanlılar, millî güçlerin harekete geçmesini sağlamış ve Türkocağı ve Karakol Cemiyeti başta olmak üzere İstanbul'da bulunan millî güçtemsilcileri meydan mitingleri düzenlemeye başlamıştır. İlk miting 23 Mayısgünü Sultanahmet'te düzenlenmiştir. Sonraki mitingler de (30 Mayıs, 10 Ekim, 13Ocak 1920) burada düzenlendiği için bu mitinglere "Sultanahmet Mitingleri"denmiştir.
SultanahmetMitinglerine 100-150 bin civarında insan katılmış ve mitinglerde politikacılardeğil, halkın değer verdiği edebî şahsiyetler ve aydınlar konuşmuştur. Kimlermi?... İşte şunlar: Mehmet EminYurdakul, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Selim Sırrı Tarcan, Halide Edip Adıvar,İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Rıza Nur, Şükûfe Nihal, Fahreddin Hayri, Kemal Midhat .İşte bunların arasında Muğla-Milaslı biri vardır: Dr. İsmail Hakkı!...
KürsüdekiHalide Edip, durumun vehâmetini gözler önüne seren konuşmalar yapıyor ve " Türkiye'nin istiklal ve hayat hakkını alacağı güne kadarhiçbir korku, hiçbir meşakkat önünden kaçmayacağız. Yedi yüz senelik tarihinağlayan minareleri altında yemin ediniz!" diyerek o büyük ve heyecanlı kitleyeyemin ettiriyor; Mehmet Emin Yurdakul da şu cümlelerin de geçtiği o meşhurkonuşmasını yapıyordu: "Demir ve ateş; kardeşler ben bunlarla hiçbir vatan veırkın öldüğünü işitmedim. Şerefli bir tarih ve medeniyete, sağlam bir faziletve ahlâka, zengin bir şiir ve edebiyata, dinî ve millî ananelere, ırkî vevatanî hatıralara mâlik olan bir milletin mahvolduğunu tarih göstermiyor."
İşte bu mitinglerden birinde Milaslı Dr. İsmail Hakkı (1870-1952) dakonuşuyor ve Ömer Sami Coşar 'ınaktarımıyla şu cümlelerin de bulunduğu bir konuşma yapıyor: " Vahşilerİzmir gibi bir memlekette zulüm yaptılar ve Avrupa sustu " ve -Avrupa'ya güvenkalmadığını ifade ederek- " esir olmayacağız " ( Milliyet , İstiklalSavaşı Gazetesi, 31.05.1919)
İştebu Dr. İsmail Hakkı, tıp doktorudur ama dinî konularda yayınlar da yapmıştır.Ayrıca alfabe konusunda en ciddî görüşleri Dr. İsmail Hakkı yazmıştır. Bukonularla ilgili Resul Çatalbaş ve Ebubekir Eraslan birer makale neşretmiştir.
MilaslılarDr. İsmail Hakkı'yı unutmadılar ve bir caddeye adını verdiler. Torunları falanbulunsa da keşke hakkında bir kitap da yazılsa!...