İnsan­lı­ğın kö­ke­ni nedir?
İnsan­lık bil­mi­yor.
Ay­dın­lan­dı­ğı­mız,
Top­lu­mun bu bil­gi­le­ri ko­nu­şa­bi­le­ce­ği,
Tüm in­san­lık şuur ola­rak ge­niş­le­di­ği,
İdrak ka­bı­nı bü­yüt­tü­ğü,
Bi­linç ola­rak yük­sel­di­ği zaman,
İnsan­lı­ğın kö­ke­ni­ni idrak ede­bi­lir hale ge­le­ce­ğiz.
Ve gür sesle ko­nu­şa­bi­le­ce­ğiz.
Sak­lı­yor­lar.
Ma­nip­le edi­yor­lar,
Yön­len­di­ri­yor­lar,
Yö­ne­ti­yor­lar,
Kö­le­leş­ti­ri­yor­lar.
Kı­sa­ca­sı in­san­lı­ğı man­kurt­laş­tı­rı­yor­lar.
Dü­şü­nen ana­liz eden­le­ri is­te­mi­yor­lar.
Ve de sev­mi­yor­lar.
Man­kurt boş bir ke­li­me değil.
Türk, Altay ve Kır­gız ef­sa­ne­le­rin­de,
Bah­se­di­len bi­linç­siz kö­le­dir.
Kö­ke­ni Orta Asya’ya da­ya­nan,
Kö­le­leş­tir­me iş­le­mi­ne de ‘man­kurt­laş­tır­ma’ de­ni­yor.
Ünlü Kır­gız yazar Cen­giz Ay­ma­tov’un,
Ese­rin­de an­lat­tı­ğı gibi,
Eski yüz­yıl­lar­da Orta Asya’da ka­bi­le­ler,
Bir­bir­le­ri ile sa­va­şın­ca,
El­le­rin­de kalan kö­le­le­ri ita­at­kar yap­mak is­ter­ler­miş.
Man­kurt ha­li­ne ge­ti­ril­mek is­te­nen ki­şi­nin,
Önce kafa de­ri­si canlı canlı ka­zı­nır.
Ar­dın­dan ba­şı­na ıslak bir deve de­ri­si di­ki­lir,
Ve el­le­ri kol­la­rı bağlı bir şe­kil­de,
Güneş’in al­tın­da bı­ra­kı­lır,
Deve de­ri­si kurur,
Ku­ru­duk­ça ge­ri­lir,
Ge­ri­len deri,
Ba­şı­nı men­ge­ne gibi sıkar.
Ve ina­nıl­maz acı­lar ve­re­rek,
Ki­şi­nin ak­lı­nı yi­tir­me­si­ne neden olur­muş.
Bu­ra­da man­kurt­laş­ma iş­le­min­den ge­çen­le­rin ço­ğun­lu­ğu,
Bu acı­la­ra,
Bu vah­şe­te,
Bu zulme da­ya­na­maz­lar.
El­le­ri ve ayak­la­rı bağlı,
Gü­ne­şin kız­gın bağ­rın­da.
Acı için­de kıv­ra­nır­lar­ken,
Ölmek is­ter­ler,
Öle­bil­mek için,
Ka­fa­la­rı­nı yere vura vura,
Ha­yat­la­rı­nı son­lan­dı­ra­bil­mek için uğ­ra­şır­lar­mış.
Bu zor ve iş­ken­ce dolu gün­le­ri,
Çok az kişi at­la­tıp canlı ka­la­bi­lir,
Canlı ka­lan­la­rın­da da bel­lek si­li­nir,
Va­ta­nın,
Mil­le­ti­ni,
Di­ni­ni,
Aile­si­ni bil­mez.
Her şey si­lin­miş ola­rak,
Sa­de­ce man­kurt­laş­tı­ran­la­rı bilir,
Ve on­la­ra ko­şul­suz itaat eder­miş.
İnsan­lık bu yön­tem­le ol­ma­sa da,
Gü­nü­müz­de de büyük bir man­kurt­laş­tır­ma­nın eşi­ğin­de.
Ben­zer şey­ler­le yoğ­rul­muş zi­hin­ler,
Ben­zer dü­şün­ce­le­ri ya­ra­tır­mış.
Bir yazar dü­şü­nün,
Man­kurt­laş­tı­ran re­ji­me karşı,
Tek si­la­hı ka­lem­le savaş aç­mış­tır.
Bu yazar Cen­giz Ayt­ma­tov’dur.
Yazar Ayt­ma­tov in­sa­nı bir man­kur­ta dö­nüş­tü­ren,
Sov­yet Re­ji­mi­nin çark­la­rı­nı,
Ka­le­mi ile kır­ma­yı ba­şar­mış bir ya­zar­dır.
Cen­giz Ayt­ma­tov göre rejim bir ateş­ti,
Ya­kı­tı ise in­san­lar­dı.
Bu rejim,
1937’de bir dram ya­rat­tı.
Kır­gız ay­dın­la­rı­nı,
Mil­li­yet­çi­lik ya­pı­yor­lar diye kur­şu­na diz­dir­miş­ti.
Rejim ta­ra­fın­dan önce ba­ba­sı­nı,
Son­ra­sın­da da am­ca­sı­nı bu çar­kın diş­li­le­ri ara­sın­da yok edil­miş,
Ve bun­la­rı yapan da Sta­lin re­ji­miy­di.
Çocuk yaşta bu olay­la­rı ya­şa­mış,
Ve bu olay­lar kar­şı­sın­da,
Ayt­ma­tov’un için­de ko­ca­man bir kor oluş­muş­tu.
Bu kor her gün kö­rük­le­ni­yor,
Daha bir ya­kı­cı hale ge­li­yor­du.
Bir şey­ler yap­ma­lıy­dı.
Bir gün kendi ru­hu­nun se­si­ni din­le­di,
Ve ka­le­mi ile re­ji­me savaş aça­cak­tı.
Ayt­ma­tov, re­ji­mi fi­kir­le­ri ile içer­den yı­ka­cak­tı.
1991’deki SSCB da­ğıl­ma­sı­nı,
Po­li­tik ola­rak Gor­ba­çov ön­cü­lük etmiş olsa da,
Sov­yet­le­ri da­ğı­tan,
En­te­lek­tü­el arka plan­da,
Ka­le­miy­le yıkan kişi,
Cen­giz Aty­ma­tov’dur.
Ne büyük bir yazar.
Ne büyük bir kud­ret.
SSBC Türk in­san­la­rı­mı­za yap­tı­ğı zu­lüm­le­ri çok iyi bi­li­yo­ruz.
Kırım Tatar Türk­le­ri­ne,
Mal­kar Türk­le­ri­ne,
Ahıs­ka Türk­le­ri­ne,
Kır­gız­la­ra,
Azeri Türk­le­ri­ne,
Ve diğer Türk­le­re
Ve bu­ra­da sa­ya­ma­dı­ğım tüm kat­li­am­la­rı,
Sür­gün­le­ri bi­li­yo­ruz.
Bu bil­gi­le­ri,
Si­ya­sal ve gün­cel ha­yat­la bağ­daş­tı­ra­rak,
Neyi neden ve niçin yap­tı­ğı­nı bil­me­yen,
Ken­di­si­ne ve­ri­len emir­le­ri hiç dü­şün­me­den,
Uy­gu­la­yan in­san­lar­da bir çeşit Man­kurt­tur.
Bu kat­li­am­la­rı ya­pan­lar­da man­kurt­lar­dı.
Efen­di­le­rin­den emir al­dı­lar.
Efen­di­le­ri de Sta­lin’di.
Zul­mün kar­şı­sı­na Türk uyan­ma­lı­dır.
Uyan­ma­lı­yız
Ka­le­min gü­cü­nü bilen bir kişi ola­rak,
Türk­ler bu dün­ya­ya
İnsan­lı­ğı uyan­dır­ma­ya,
Kü­re­sel köle sis­te­mi­ni yık­ma­ya,
Zulmü yok et­me­ye,
Kü­re­sel ada­le­ti,
Kü­re­sel ni­za­mı sağ­la­ma­ya geldi.
Bir şe­ref­le,
Yük­sek bir bi­linç­le,
Gö­re­vi­mi­zin ba­şın­da­yız.
Ey zul­me­den ada­let­siz­ler,
Ek­tik­le­ri­ni­zi günü ge­lin­ce bi­çe­cek­si­niz.