Dünküyazımı " Doğrusu ben bu kurultayda bildiğim, gençlik kolları başkanlığı dayaparak yaşadığım CHP'yi tanıyamadım. " diye noktaladım.
Sol,sosyal demokrat partiler kurultaylarında yeni şeyler söylerler. İkinciyüzyıla Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmayı temel hedef haline getirme söylemielbette yeni olmakla birlikte değerli bir söylem, ama kurultaydan sonra busöylemin tartışıldığını duyan, ülke gündeminde yerini aldığını gören var mı?
Aslındaasıl sorulması gereken soru şu:
" Cumhuriyetgeçen 100 yılda neden demokrasi ile taçlandırılamadı? "
Elbette CHP en az 50 yıl iktidarda olamadı, ama böyle bir mazeret olurmu?
Peki CHP neden iktidara uzak kaldığını, bunun " parti içi demokrasininsağlanamamış olması " ile bir ilintisi olup olmadığını araştırdı mı?
Demokrasiyi," çok sesliliği " içselleştirememiş, " eleştiri-özeleştiri mekanizmasını "işletememiş, bu anlamda öteki partilerden farkını ortaya koyamamış bir partinin" İkinci yüzyıla Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma temel hedefi "hedef olarak kalacaktır...
xx xx xx
FikriSağlar 'ın Birgün Gazetesi 'nde yazdığı gibi; CHP laik, demokratik Cumhuriyetinkurucusudur! Laikliği demokrasi, inanç ve ibadet özgürlüğünün güvencesiolarak görür. Belli bir kesim tarafından Atatürk 'ün itibarsızlaştırılmayaçalışıldığı, hilafetin gündeme getirildiği bir ortamda yapılan kurultayda, dünben de vurguladım " laiklik " söylemi yoktu!
" Cumhuriyetikuran " CHP , antiemperyalist, tam bağımsızlıktan yana, hukukunüstünlüğüne inanmış, sosyal devleti kurmuş devrimci bir partidir.
Özündeilke, üye ve örgütten oluşur! Yani CHP 'de söz ve karar yetkisinintabanda olduğu, politikaların üyeden Parti Meclisi 'ne (PM) doğruoluşturulduğu ve genel başkanların bu politikaların sözcülüğünü yaptığıyüzyıllık bir partidir!
FikriSağlar'ın anlattığı CHP, bugün pek çok CHP'linin aradığı, özlediği CHP...
CHP 'de gençlikkolları başkanlığı yaparken biz böyle görmüştük. Fikri Sağlar 'ınanlattığı kültür ve teamüllerle yetişmiştik...
İlçelerdegençlik kolları kongrelerinde " kongre kararları " üretilir ve ilçekongrelerine, il gençlik kolları kongresine taşınırdı. İlçe kongrelerindeüretilen kararlar il kongresine taşınır ve burada alınan kongre kararlarıkurultaya ve dolayısıyla PM 'ye ulaşırdı.
Dünküyazımda da vurguladığım gibi, Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında saydığı 13 ilke dedahil olmak üzere, ülkenin esenliğe kavuşması için bir "kurultay kararı"alınmadı...
xx xx xx
CumhuriyetHalk Partisi 'ndeartık nedense uzun zamandır gençlik kolları ve kadın kolları kongreleri ilkongresinden sonra yapılıyor.
Gençlikkollarından, kadın kollarından il kongrelerine taşınan düşünce, sorun, öneri,bir şey olmuyor.
Neden..?
Bu"Neden?" sorusunun yanıtları neden taşınmıyor?
Kurultayda Parti Meclisi listesi oluşturulurken " Kadın ve Gençlik Kotalarının "uygulanmasında CHP Gençlik Kolları Genel Başkanlığı ve Kadın Kolları GenelBaşkanlığı 'nın görüşüne başvuruldu mu?
O Parti Meclisi 'ne Muğla 'dan bir genç kadın seçiliyor, ama kimseninhaberi olmuyor!
Duyumlarımızdoğru ise CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu kendisinden daha önce dört MuğlaMilletvekilinden üçünün içinden birini PM 'ye almasını istediğinisöyleyen Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu 'ndan bir " genç kadın "önermesini istiyor.
Anladığımızkadarıyla O da arayıp, sormadan dibindeki ismi; İl Başkanı Yardımcısı (Elbette Başkan Gürün'ün onayını almıştır) Avukat Gizem Sayar Özcan 'ıöneriyor...
Kendisinegerçekten başarılar dileriz, ama Gizem Sayar Özcan 'ın PM 'ye nasılseçildiğini hala kimse bilmiyor. İşte bu " biat kültürünün " birsonucudur. Oysa CHP 'nin kimliğinde biat yoktur, olmamıştır... Kısaca CHP tek adam partisi değildir, ama olmadığını söylemek bugün mümkün mü..?
xx xx xx
Gerçektende kurultaydan 10 gün kadar önce CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu yaptığı yazılı açıklamada şöyle demişti:
" PartiMeclisi'nde temsil edilmek istiyoruz "
Hepunutuyoruz. Yoksa işimize öylemi geliyor, onu da bilmiyorum.
CHPMuğla Milletvekili Mürsel Alban 'ın PM adayı olduğunuaçıklamasının ardından herkes en azından ilçe başkanları ve belediye başkanlarıile Kurultay Delegeleri tarafından Milletvekili Alban 'ınadaylığının desteklenip desteklenmemesi veya başka bir aday gösterilmesiyönünde karar alınmasını beklerken İl Başkanı Zeybekoğlu şu ifadelerdebulunmuştu:
" KurultaydaMuğla olarak Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu'nu ve oluşturacağı anahtar listeyide destekliyoruz. Biz Muğla'dan Parti Meclisine bir tane üye istiyoruz. Bununbizim hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Parti Meclisine girecek vekilimizi genelbaşkanımız seçsin istiyoruz. 4 vekilimiz var. 3 vekilimiz 'genel başkanımızbizi anahtar listede gösterirse çalışırız' dediler. Mürsel Vekilim ise kişiseladaylığını açıkladı. Süleyman Girgin ile Suat Özcan ise kararı genel başkanabıraktıklarını söylediler. Genel Başkana gittiğimiz zaman biz 'parti meclisindetemsil edilmeyi hak ediyoruz' dedik "
İlBaşkanı Zeybekoğlu bu açıklamayı yaptığında benim en çok dikkatimi çeken ifadesi şu olmuştu:
" PartiMeclisine girecek vekilimizi genel başkanımız seçsin istiyoruz. "
xx xx xx
Aynı Zeybekoğlu kurultaydan sonra da şu değerlendirmede bulundu:
" Partimizin37. Olağan Kurultayı'nı geride bıraktık.
Bukurultaya 'İktidar Kurultayı' adını verdik.
Kurultaysürecimiz adına yaraşır şekilde, partimizin bütün kurulları ile ülkemiziyönetmeye, AKP'nin yarattığı siyasi enkazı kaldırmaya hazır olduğunu gösterdi.Bütün yol arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bu Kurultay'da kentimiz Muğla içingüzel bir gelişme yaşandı. Muğla İl Başkan Yardımcımız, Kurultay Delegemiz,genç kadın arkadaşımız Avukat Gizem Özcan Parti Meclisimize girdi. Kendisineyürekten inanıyor, diğer PM üyelerimiz gibi bu görevi layıkıyla yerinegetireceğini biliyorum. Görev alan, almayan bütün kurultay delegelerimize,teşekkürlerimi sunuyor, iktidara hep beraber yürüdüğümüz bu sürecin ülkemizeeşitlik, adalet ve özgürlük getirmesini diliyorum. "
Buaçıklama karşısında diyecek söz bulamıyorum.
Halakimsenin " Bu arkadaşımızı PM'ye verirken kime sordunuz? " diyesormamış olmasının şaşkınlığı içindeyim.
Sizinilkesizliğinizi sevsinler.. Biatçılığınız batsın..
Neyse,inşallah eşitlik, adalet ve özgürlük önce CHP'ye gelir...
xx xx xx
MuğlaBarosu Başkanlarından Av. Mustafa İlker Gürkan benim gözümde CumhuriyetHalk Partisi 'ni Muğla 'da en iyi bilen, gerçek anlamda CHP'li ,samimi " kuvvacılardan " biridir. Bir elin parmağı kadardır desek ne kadaryakışık alır bilemiyorum, ama bu değerlendirme kendisi için ülke çapında dayapılabilir.
CHP ile ilgili " duygusal "davranmadan, " eyyamcılık " yapmadan, elinde " hukukun, adaletinterazisini " tutarcasına en " objektif " değerlendirmeyi yapabileceğineinandığım bir kaç kişiden biri olan kişi " Emekten yana, laik, sosyaldemokrat, özgürlükçü, devrimci ve halkçı " bir CHP'li diyebileceğimiz Av. Gürkan 'dır...
Gürkan 'ın KurbanBayramının son günü sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirme şöyleoldu:
" CHPKurultayı sonuçlandı... Genel Başkan tek aday olarak girdiği oylamadagörülmemiş bir oy aldı.. Böyle seçilen (bir makama gelmesi onaylanan) kişileraynı ölçüde sorumluluk altına girmiş olurlar.. Parti Meclisi ve Bilim Kurulu daseçildi.. Genel Başkanın listesi delindi... Örgüt Genel başkana bir uyarıdabulundu... "
Ama Genel Başkan kurultayın üstünü çizdiği Tuncay Özkan 'danvazgeçemedi..!
Yarındevam ederiz...
--------------------------------
GÜNÜNSÖZÜ: Eğer kaçamıyorsan, insanlar hep çevrendeyse, gülümseyerek ağlamayıöğreniyorsun. - (Alıntı)
GÜNÜN UYARISI; Lütfen maskenizi takın, ellerinizisık sık yıkayın, sosyal izolasyon uygulayın.
ÇİVİ
Arkadaşım,"Bu Yunanistan neyine güveniyor?" dedi.
BeniBi Gülmek Aldı: )))))