Sevgili Süleyman Akbulut, geçen hafta (11 Nisan 2025) Mabolla Medya’daki köşesinde Zihni Derin (1880-1965) konusuna parmak basınca, ne zamandan beri yazmayı planladığım Zihni Derin konusunu ele almaya karar verdim.
Çocukluğumda 100 gramlık çay paketlerinin üstünde görürdüm Zihni Derin’in silik bir fotoğrafını. Sarı rengin ağır bastığı soluk bir çay paketinden zihnimde kalan soluk bir resimdi ama adı zihnimde mıh gibi çakılıydı… 1994 yılı Nisan ayında görevimi Muğla’ya nakletme aşamasına geçince Muğla ile ilgili araştırmalara başladım ve Zihni Derin’in Muğlalı olduğunu öğrenince çok sevindim. Türkiye’de 1930’lara kadar yaygın olmayan çay tarımını inatla ve ısrarla Doğu Karadeniz bölgesine kazandıran birinin şehrinde olmak, Mevlevî şeyhi ve edebî şahsiyeti Şâhidî (1470-1550)’nin şehrinde olmak kadar heyecanlandırıyordu beni. (Tabii bu heyecana Arasta’yı da eklemeliyim.)
1994 Nisan ayında geldiğin haftalarda önce Şâhidî ile ilgili bir şeyler bulmaya çalıştım; sonra da Zihni Derin’i araştırdım. Ne yazık ki Muğla’da onun adını sadece bir caddede gördüm ve hakkında halkın hiçbir şey bilmediğini anlayınca çok üzüldüm. Adının bir caddeye verilerek bir kadir-şinaslık örneği gösterilmişti ama sadece cadde levhasında kalan bir isim olması da ağırıma gitmişti. Muğla’da ilk ve ortaokullarda Zihni Derin mutlaka öğretilmeli, kurumlar mutlaka adına toplantılar yapmalıydı ama olmadı ve geçen güz döneminde İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği Öğretmen Akademileri’ndeki konuşma hariç, hâlâ da olmuyor. Öğretmen Akademisinin Biyografi Akademisi kısmında İşletme Doçenti sevgili kardeşim Serkan Dirlik güzel bir sunum yaparak Zihni Derin’i öğretmenlere anlattı. Öğretmen arkadaşlarımız da öğrendikleri bilgileri mutlaka derslerde öğrencilerine anlatmışlardır. Ama Zihni Derin, meraklı aydınların merak alanlarının dışında Muğla’ya mâl olarak bir isim olarak bilinmeli ve anılmalı.
2000’li yılların başına gidelim…
Menteşe Grubu olarak belediyeye, Zihni Derin Caddesi’nin Aylin Karaca Kavşağı’ndaki başına bir Zihni Derin büstü yaptırıp, kaidesine onun hakkında bilgi vermeyi teklif ettik. O zamanki bilgilerimize göre Zihni Derin ile ilgili hiçbir yerde böyle bir şey yoktu. (Daha sonra Rize’de Zihni Derin’in büstü olduğunu öğrendik.) Fakat belediye konuyla pek ilgilenmedi. Fakat bizin Zihni Derin’i hatırlatmamız, daha sonra, Belediyenin yaptırdığı iş merkezine onun adının verilmesine vesile oldu. Şimdi onun adı bir cadde de ve bir iş merkezinde yaşıyor.
Bu yeter mi?
Asla yetmez!...
Çünkü Doğu Karadeniz’in ekonomik kalkınmasını sağlayan tarım geleneğinin tesis eden bir şahsiyetin; dünya çay üretiminde o kadar büyük devlere rağmen Türkiye’yi 5. Sıraya getiren bir ekonomik girdiği sağlayan insanın zihinlerde devamlı diri tutulması lazım. Onun çay tarımı ile ilgili mücadelesini, ısrarını, inadını ve azmini, Çaykur sitesinden öğrenebilirsiniz. (https://www.caykur.gov.tr/Pages/Kurumsal/KurumHakkinda.aspx?ItemId=20&ItemId2=27&ItemType=Detail)
Erken Cumhuriyet döneminde büyük bir azim ve heyecanla başlayan, ancak zaman zaman kesintiye uğrayan çay tarımı, bugün Karadeniz’in kaderini değiştirdiyse, dağlar ve yamaçlarda çay bahçelerini ekonomik değer fışkırtıyor ve bunun sonucu olarak insanımız ekonomik bir rahatlama yaşıyorsa, bunun arkasındaki idealist insan Zihni Derin’dir. Onun ve Türkiye’nin çay macerası ile ilgili bilgiler internette var; oradan öğrenebilirsiniz. İnternette olmayan şey, Zihni Derin’e Muğla’nın sahip çıkmasıdır. Bir cadde ve bir iş yeri adı ile geçiştirilemeyecek bir şahsiyettir Zihni Derin. Onun adı bir okula verilmeli; adını taşıyan caddenin başına anıtı dikilmeli ve kaideye hakkında bilgiler yazılmalıdır. Ölüm günü olan 25 Ağustos’ta adına toplantılar düzenlenmeli, şiir, resim ve kompozisyon yarışmaları düzenlenmeli; yapılacak tarımla ilgili toplantılara onun adı verilmelidir. Bu konuda Vilayet ve Belediye el-ele vermeli, Zihni Derin’in adını zihinlerde taze tutmalıdır. 2015 YILI ONÖLÜMÜNÜN 50. YILI İDİ… Bir şey yapamadık bari bu yıl vefatının 60. Yılı ve doğumunun 145. Yılı münasebetiyle onu analım ve 2030 yılında da doğumunun 150. yılına hazırlanalım…