İnsanlar doğup, Dünya'ya " Merhaba " deyince saf ve temiz olarak gelir.
Yeni doğan ( Nevzat ) suçsuz ve günahsız olarak aramıza katılır.
En azından biz böyle kabul ederiz.
Acaba Hristiyanlar bu konuda nasıl düşünüyor ve davranıyorlar ?
Hristiyan inancında yeni doğan bebek günahkardır.
Onun için her yeni doğan bebek Kilisede Papazlar tarağından Vaftiz edilir.
Katolikler bebeğin başına kutsal su dedikleri suyu serperek bebeği vaftiz eder iken, Ortodokslar bebeğin tüm vücudunu suya batırarak vaftiz ediyorlar..
Biz yeni doğan bebeği saf, temiz ve günahsız kabul eder iken, Batinin inanç dünyasında yeni doğan bebekler günahkar olarak kabul ediliyor.
Hatta vaftiz olmayan tüm insanlar Hristiyanlara göre günahkardır ve suçludur.
Hristiyan dünyası böyle iken, Yahudiler ise, kendilerinin dışındaki insanları Goyim ( Hayvansi insan ) olarak görüyorlar.
Goyimlerin çoluk çocuk öldürülmesi, mallarının üzerine çökülmesi doğaldır, diye inanıyorlar ve düşünüyorlar.
Bu inancın 21. asırda halen yaşadığını Gazze şeridinde, doğu Şeria'da ve güney Lübnan'da yaşadık ve gördük.
Böyle düşünen insanların var olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
Ukrayna - Rusya arasındaki savaş bu iki ülke arasında yaşanmıyor.
Bu savaş İngiltere ile Rusya arasında yaşanıyor.
İngiltere her zaman olduğu gibi yine sahnede gözükmüyor ve Ukrayna'yı kullanıyor.
Ukrayna- Rusya savaşını, İngiltere ile birlikte Almanya ve Fransa da gizli gizli destekliyorlar.
Rusya Lideri Putin, bu gerçeği gördü ve " Bu savaş böyle devam eder ise, nükleer silahlarımızı kullanabiliriz. Ama nükleer silahlarımızı Ukrayna'ya karşı değil, Londra, Berlin veya Paris'e karşı kullanabiliriz " diyor. .
Bu da NATO - Rusya savaşı demektir.
Dünya ve bölgemiz hızla nükleer bir savaşa sürükleniyor.
Biz de, içeride Kılıçdaroğlu CHP'si ile Özel'in YENI Partisinin kavgası ile meşgul oluyoruz.
Muğla Büyük Şehir Belediye Başkanı Ahmet Aras asker kökenli bir Başkandır.
Nükleer bir savaşın ne anlama geldiğini hepimizden iyi bilir.
Menteşe - Hamursuz dağının altına acilen tüneller açılarak çocuk, kadın ve yaşlı insanlarımızın nükleer bir savaşta sığınabilecekleri sığınaklar yapmalıyız.
Günümüz iş makineleri ile bu tünelleri açmak kısa zamanda mümkündür.
Sığınakları da başta su ve dayanıklı yiyecekler ile donatmalıyız.
Aslında bu sığınaklar tüm şehirlerimizde hızla inşa edilmelidir.
Londra halkı sığınaklara yiyecek stok eder iken, biz burada hiç bir şey yokmuş gibi, iç politikaya takılma hakkımız yoktur.
Bu günlere çok zor şartlarda gelebildik.
Kıymetini bilelim.
30 Ağustos Zafer Bayramımız da kutlu olsun.