YANGIN ÇOK AMA...

Her sene olduğu gibi bu senede orman yangınları ile yine başımız dertteydi.

Birkaç gündür mevsim normallerinin dışında yağmur yağışları yaşanıyor. Tabii yıldırım kışın düşer diye de bir şey yok. Hem yaz yağmurları ile daha da mı çok düşüyor yıldırım bilmiyorum.

Bu son yağışlarda da yıldırım düşmesi sonucu yangınlar çıktı. Çok şükür büyümeden kontrol altına alınıp söndürüldü...

Ağustos ayının son günlerine doğru tüm yurtta 10 gün kadar çok sayıda orman yangını yaşadık. Çok şükür yerel yönetimlerin itfaiyelerinin desteğinde Orman Genel Müdürlüğü’nün helikopter ve uçakları havadan, Orman Bölge Müdürlüklerinin alev savaşçıları ve iş makinaları ile karadan verilen mücadeleler işe yaradı.

Çok sayıda yangın çıktı, ama çok büyük alanlar kaybetmedik...

xx xx xx

MUĞLA’DA NERELER ORMAN ALANI DIŞINA ÇIKARILDI?

Yanan alanlarla ilgili önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda da “Yanan alanların turistik tesis için yakıldığı” iddia edildi. Tabii ortada bir iddia sahibi de yok!

Ben de 24 Ağustos 2024 tarihli yazıma “Yanan alanlar hemen ağaçlandırılmamalı, ormanlar köylüye verilmeli...” başlığını attım. O yazımda “Gerçekten de ormanlarımızın ‘turistik tesis’ için filan yakıldığı yok.” diye de ifadem olmuştu.

Bu arada ülkemizde aralarında Muğla’nın da bulunduğu 11 ilde orman alanlarının sınırları değişi.

Ben de o yazımda “Tabii Muğla’da nereler orman dışına çıkarıldı, oralarda ne yapılıyor çok merak ediyorum. Siz etmiyor musunuz?” diye sormuştum.

Henüz merakımızı gideren de olmadı!

Ancak ortalıkta üzerinde “Muğla'da yanan orman alanlarına otel yapılıyor’ iddiası... OGM'den açıklama: ‘Alanın otellere tahsis işlemi yangından önce yapılmıştır’” yazılı ve Orman Genel Müdürlüğü imzalı bir görsel dolaşmaya başladı.

Bu görsel her yerde mizah konusu ediliyor. Çünkü bir açıklama, bir detay yok. Hangi alan, hangi otel belli değil... Bu da kafa karıştırıyor ve “en son yanan alanların” yangından önce turizme tahsis edilmiş olduğu algısı da yaratıyor...

xx xx xx

NE BU İTİRAF MI?

Tabii o görsellerin bir “haber” iliştirilmiş olanları da var..

Onlardan biri bana da geldi. 

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), bazı sosyal medya hesapları ve medya organlarında ‘Yanan orman alanlarına otel yapılıyor’ şeklinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.” diye başlayan OGM paylaşımı haberde şöyle denilmiş:

OGM'nin sosyal medya hesaplarından söz konusu iddialara ilişkin açıklama yapıldı.

Muğla Milas Güvercinlik Koyu'nun 1987'de turizm merkezi olarak ilan edildiği hatırlatılan açıklamada, bu bölgedeki 42 hektarlık ormanlık alanın 1991'de Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edildiği bilgisi verildi.

Açıklamada, 2021'de söz konusu alanın, 2007 ve 2021'deki orman yangınlarında zarar gören kısımlarının iptal edildiği ve tahsisin 27 hektarlık alanda devam ettiği belirtildi.

Tahsis edilen bu alanlara, ‘La Blanche’, ‘Titanic’ ve ‘Lujo’ otellerinin inşa edildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

‘2007'de Güvercinlik'te çıkan orman yangınında 223 hektar alan zarar görmüştür. Lujo Otel için tahsis edilen 8,4 hektarlık alanın içindeki 2,9 hektarlık kısmı yangından etkilenmiştir. Titanic ve La Blanche otellerin bulunduğu alanlar ise yangından etkilenmemiştir. Kronolojiden de görüldüğü üzere, alanın otellere tahsis işlemi yangından önce yapılmıştır. Yanan alanların imara açıldığı veya otel yapıldığı iddiaları gerçekleri yansıtmamaktadır. Anayasa'nın 169. maddesindeki 'Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir' hükmü gereğince yanan orman alanları tekrar ağaçlandırılmaktadır. Yanan alanlarda yapılan çalışmalar kamuoyu ile de paylaşılmaktadır.’

xx xx xx

EŞEĞİN AKLINA KARPUZ KABI GETİRMEK...

Bodrum yolunda Güvercinlik’te kaç sene önce yaşanan ve kamuoyunda “Yanan orman alanlarına oteller dikildiği” haberleri yaygın olarak bilinmekle birlikte, gündemde olmadığı gibi unutulmaya da yüz tutmuştu...

Gerçi “bazı sosyal medya hesapları ve medya organlarında ‘Yanan orman alanlarına otel yapılıyor’ şeklinde paylaşımlar yapılıyormuş”, ama o paylaşımları gören de yok!

En azından ben görmedim.

Şimdi OGM’nin “haberi” ile yeniden haberdar olduk ve herkes bu açıklamayı “itiraf” olarak değerlendirenlerde az değil hani...

Bence gereksiz bir açıklama olmuş. Eşeğin aklına karpuz kabuğu getirmekten başka da bir işe yaradığını sanmıyorum...

xx xx xx

MUĞLA İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜNÜN PROJESİ

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce yöresel ürünlerin belirlenecek bir ‘Muğla’ markası adı altında tüketiciye ulaştırılması, satış-pazarlama kanallarının çeşitlendirilmesi ve kırsalda yaşayan üreticilerin ekonomik refahının artırılması için ‘Yerelde kırsal kalkınma modeli; Muğla’ projesi başlatıldı.

Bu arada ben de “Muğla” markasına bir ad buldum. Öneriyorum: “HARMAN YERİ MOOLA’DAN”...

Basında yer alan haberlere bakılırsa, projenin imza töreninde konuşan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak şu ifadelerde bulunmuş:

Yerel ürünlerimizin katma değerini artırmaya yönelik markalaşma ve özellikle de örgütlenme faaliyetlerini içeren proje, yeni bir ticaret modelini öngörmesi açısından çok önemsediğimiz bir atılım olacak. Özellikle turizm güzergahları üzerinde oluşturacağımız satış yerleri ve e-ticaret kanalıyla üreticilerimize yeni pazar olanakları sağlamayı hedefliyoruz. Bu yeni ticaret modeli ile Muğla’nın yerel ürünleri, gıda sektöründe çok daha profesyonel bir şekilde temsil edilecek ve güvenilir gıda kategorisinde yerini alacak

xx xx xx

VALİ AKBIYIK’IN AÇIKLAMASI

Söz konusu proje ile ilgili Muğla Valisi İdris Akbıyık ise, şunları söylemiş:

Kırsal alanlarda yaşayan vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek, sürdürülebilir üretim modelleri oluşturmak ve tarımsal potansiyelimizi en üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz. Bu vesileyle projemizin ilimize, çiftçilerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, projenin hayata geçmesinde emeği bulun kurumlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum

Tarım Orman İl Müdürü Barış Saylak’ın verdiği bilgiye göre;

Yerelde Kırsal Kalkınma Modeli Muğla’ projesi ile il genelindeki başta arıcılar ve toprak havuzda balık üretimi yapan yetiştiriciler olmak üzere tüm üreticilerin ürettiği tarım ürünleri, ismi ve logosu ortak akılla belirlenecek bir ‘Muğla’ markası adı altında kooperatifler eliyle pazara sunulacak.

Satış kanallarının çeşitlendirilmesini içeren proje, aynı zamanda kooperatifleşme çalışmalarının desteklenmesini de sağlayacak.

Muğla genelindeki kooperatif ve birliklere, proje kapsamında markalaşma, e-ticaret, satış ve pazarlama konularında eğitimler verilecek. Belirlenen ‘Muğla’ markasına ait bir internet sitesi kurularak, ulusal ve uluslararası mecralarda tanıtımı yapılacak...

xx xx xx

MUĞLA’NIN ÜRÜNLERİ Mİ?

Şimdi kalkıp birileri de “Muğla’nın ürünleri mi varmış, neymiş onlar?” diye soracaktır.

Olmaz olur mu?

İlk akla gelen “çam balı” olur da yanına Yatağan ve Kavaklıdere’nin “Çam fıstığını”, Datça’nın “Nurlu Bademi”ni, “İncirini”, Kavaklıdere ve Kozağaç’ın “Cevizini” koyup sıralayabiliriz:

Ula’nın “Sarımsağı”, Gökova’nın “Susamı”, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman’ın “Narı, Portakalı”, Bodrum’un “Mandalini”, Datça’nın “İnciri”, Milas’ın Datça’nın “Zeytinyağı”, Ortaca’nın “Sığla Yağı”, Muğla’nın “Kantron Yağı”, “Kekik Yağı”, “Susam Yağı”, Üzümlü’nün “Şarabı”... Dağlarımızın “kekiği”, “Ot çayı”, “Defnesi” ve Nanemiz...

Gerisini siz sıralayın.

Bunları ve daha fazlasını neden estetik cam şişe ve kavanozlara, “kese kağıtlarına” paketleyemiyor ve ihraç ürünü haline getiremiyoruz...

----------                       -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Hayat aldığınız nefeslerin toplamı değil, nefesinizi kesen anların toplamıdır.