Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilk 100 Gününün hesabını verdiği sunumunda 3 CHP Milletvekili ile Fethiye, Dalaman, Ortaca, Datça Belediye Başkanları ve ilçe başkanları tarafından yalnız bırakıldılar.

Herkes merak içinde...

CHP Muğla Milletvekilleri Gizem Özcan ve Cumhur Yaka ile Süreyya Öneş Derici geçen hafta salı günü “100 Günde Neler Yapılabilir?” mottosu ile “İlk 100 Günün Tanıtım Töreni” başlığı altında Ahmet Aras tarafından yapılan sunumda yoklardı.

Çünkü aynı gün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’de grup toplantısı vardı.

Dünkü yazımda da “programda sıkıntı olduğunu” söylemiştim. Bu sunum milletvekillerinin uygun olduğu bir günde de yapılabilirdi. Bir gün önce olmazdı, ama bir gün sonra olabilirdi...

xxx xx xx

Belediye başkanlarının durumu farklı...

AK Partili Kavaklıdere ve Seydikemer Belediye Başkanları da yoktu. CHP’li başkanların gelmediği toplantıda AK Partili belediyelerin yokluğunu sorgulamak abesle iştigal olacaktır. Üstelik gelmeye kalksalar partilerinin genel merkezine hesabını veremezlerdi.

Tabii sunuma gelmeyen CHP’li belediye başkanlarının genel merkezlerine hesap vermeleri de gerekmiyor.

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca o gün İspanya’nın Barselona şehrinde düzenlenen “Sürdürülebilir Şehirler, Kültürler ve Zanaat” adlı konferanstaymış. “MBB Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın 100 günlük süreçte gerçekleştirdiği çalışmaları anlattığı tanıtım programına, yurt dışı programım nedeniyle katılamadım. Sayın Başkanımıza yaptığı çalışmalar için teşekkür ediyorum. Hep birlikte güzel hizmetlere imza atmaya devam edeceğiz.” diye paylaşımda bulunmuş.

Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt’un o gün hiçbir mazereti görünmüyor. Datça’nın siyasal sosyal yaşamı bile “off” durumdaymış... Tabii bilmediğimiz bir mazeret olabilir. Ortaca Belediye Başkanı Evren Tezcan da Muharrem ayı vesilesiyle Ortaca Cemevi ve Kültür Merkezi’nde iftar programına katılmış. İyi etmiş de program bir gün sürmüş olabilir mi? Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş o gün MBB öncülüğünde Kükürt Termal Tesisinde saat 19.00 da yapılan felsefe ve yaşam akademisi etkinliğinin ikinci oturumuna katılmış olmalı. Eh gündüzde hazırlığını yapmıştır...

xx xx xx

Tuhaf tabii... Sunumda bu ilçelerin CHP İlçe Başkanları da yokmuş galiba... Belediye başkanları yardımcılarını veya bir temsilci göndermeyi neden akıl edememişler onu da anlamak mümkün değil...

Bizim Fatih Bozoğlu da Alp Arbak ile yaptıkları “Bize Göre” programında Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’yı bu sunumda özellikle görmek istediğini vurgularken “En azından CHP Genel Merkezinden bir genel başkan yardımcısının gelmesini beklerdim, o da gelmedi” diyordu. Ardından da “Ama Bodrum, Marmaris oradaydı.” diyerek kendisini teselli ediyordu. Ben de Milas’ı ekleyip teselliyi güçlendirmiş olayım. Herkes biliyor, üç ilçeyle de Osman Gürün’ün arası fena açıktı...

Fatih Bozoğlu muhtemelen Bodrum’dan göremedi. CHP’nin hem de “Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” Gökhan Zeybek o günlerde Marmaris’teydi!

“Sunum”dan bir gün önce ziyareti aynı gün paylaşan Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü şöyle demiş:

CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Gökan Zeybek’i CHP Muğla İl Başkanımız Zekican Balcı, CHP Marmaris İlçe Başkanımız Ömer Bozdemir ve meclis üyelerimizle birlikte belediyemizde ağırladık. Seçim sonrası yaptığımız çalışmalarımızı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçireceğimiz projelerimizi kendisiyle paylaşırken; bizler için yol gösterici olan görüş ve önerilerini dinledik. Nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum.

xx xx xx

Aklıma ilk gelen soru şu oldu:

“Marmaris Belediyesi’ni Büyükşehir Belediyesi’nden önemli kılan ne?”

Bu beyler gerçekten Bodrum, Marmaris ve Fethiye’ye, hatta Datça’ya Büyükşehir’den daha çok değer veriyorlar...!

Nitekim Fatih Bozoğlu, “Bodrum Sokak Haber” yayınının “Bize Göre” programında Alp Arbak’a Başkan Aras’ın yapılanması ile ilgili gözlemlerini “Doğru yolda gidiyor, ama ekibi, ekibi bu anlamda çok önemli. Çok iyi seçmek zorunda, doğru kişilerle çalışmak zorunda.” diyerek şöyle anlatıyordu:

Eğer bu ekip çalışması konusunda biraz yalpalarsa ki kulağımıza bazı noktalardan geliyor, CHP Genel Merkezinden bazı baskıların geldiği... Yine CHP'nin başka kanatlarından baskıların geldiği kulağımıza geliyor. Doğrudur yanlıştır bilmeyiz ama Ekrem İmamoğlu tarafından da bazı baskılar geldiği, hatta Kılıçdaroğlu tarafından da bazı baskıların geldiği duyumları alıyoruz. Bir sürü insanlar... tabii diğer büyükşehir belediyelerinde olduğu gibi Muğla Büyükşehirde de kendi kadrolarını oluşturmak için uğraş veriyorlar. Muğla için söylersek Ahmet Aras, Tamer Mandalinci, Alim Karaca, Acar Ünlü gibi belediye başkanları da kimi zaman zor durumda kalıyorlar diye düşünüyorum.

Bana sorulursa sevgili Fatih’ten farklı düşünemiyorum... Ki CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın kim kimler için ricacı olduğunu bilmeyen yok.

Acaba bunlar belediye başkanlarını başarısızlığa taşıyacak yolun yapı taşlarını döşediklerinin farkındalar mı acaba?

Mesela Marmaris’ten Sedat Kirt MBB Kültür Turizm Daire Başkanlığı’na “Şube Müdürü” olarak gelmiş, daha fazlasına yakışsa da sevinmiştik, ama İzmir Büyükşehir Belediyesi kendisini “Daire Başkanı” olarak almış... Nasıl bir ötekileştirme uygulandıysa... Osman Gürün döneminden arta kalanlar bu “şehirlileşmiş” tipleri sevmezler...

Galiba “özel kalem” de İstanbul’dan gelmiş... Muğla’yı ve “kim kimdir” i bilmiyor olabilir. Daha şimdiden “Başkana ulaşamıyoruz” diyenleri, randevu alamayanları duyuyoruz...

xx xx xx

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın sunumunda aklımda yer eden sözlerinden biri “Muğla'nın hedefleri olmalı. Arkadaşlarımız bu konuda çalışıyorlar. Yakında açıklayacağız.

Kendi vizyonumuz  çerçevesinde kendi ekibimizi oluşturduk” şeklindeydi. Bir de “Güçlü bir lobi, uluslararası bir lobimiz olmalı.” diyordu.

Sanırım bu hedeflerle ve “sosyal belediyecilik” anlayışının bir gereği olarak yeni birimler, daireler oluşturulmuş. İhtiyaç duyuldukça yenileri de gelebilir, şaşırmam...

Mesela “İlçeler Arası Koordinasyon Daire Başkanlığı”... Buna neden gerek duyulmuş derseniz “Osman Gürün döneminde ilçe belediyelerinin büyükşehir ile birlik beraberlikleri, dayanışmaları yoktu. Büyükşehirden CHP’lisi, AK Partilisi neredeyse belediyelerin tamamına yakını büyükşehirden şikayetçiydi” derim. Bu daire bunun için kurulmuş olmalı. Başına da eski Bodrum İlçe Başkanlarından Yatağanlı Durmuş Ali Öztürk getirilmiş. Partiyi ve Muğla’yı bilen bir isim... İsabetli olmuş...

MUSKİ Genel Müdürlüğü’ne ve Genel Sekreterliğe getirilen isimlerde isabetli görünüyor. Osman Can Yenice de Genel Sekreter Yardımcısı görevinde kalmış, o da isabetli...

xx xx xx

Yeni kurulan öteki birimlerin başına gelenlerle ilgili çok bilgi sahibi değilim. İsabetli isabetsiz diyemiyorum. “Tasarruf tedbirlerine” rağmen 100 güne o kadar çok şey sığdırılmış ki isabetli olmalı...

Yeni birimler ise şöyle: Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı... Dış İlişkiler Daire Başkanlığı... Akıllı Şehir Daire Başkanlığı... İlçe Hizmetleri Bölge Daire Başkanlığı...

Bir de “Denizcilik A.Ş.” kurulmuş ve tüm denizcilik faaliyetleri burada toplanmış. Bu yeni birimleri ayrıca ele alırız...

Bunlardan Dış İlişkiler Daire Başkanlığı çok önemli... Mademki Muğla’nın hedefleri olacak ve başta da “Dünya Kenti Muğla” gibi bir hedef geliyor, bu daire olmazsa olmaz olmuş... Bakın Ahmet Aras sunumunda bu konuda ne diyor:

Dünya kenti Muğla vizyonu, Muğla için sosyo-kültürel dönüşümün öncüsü  olma ve dirençli bir kent yaratma  ana hedefimizdir. İçinde bulunduğumuz zaman olağanüstü değişimler, savaşlar ve krizler içermektedir. Ancak aynı zamanda bilgi ve teknoloji çağını da yaşıyoruz. Sadece “yerel” kalarak sorunları çözmenin ve kentlerimizi geliştirmenin imkânı yoktur. Bizler Dünyanın en yaşanabilir kentleri listesinde göreceğiniz yegâne yerlerden biri olan Muğla’mızın kapılarını modern dünyaya açmalıyız.” “

Ben sadece “Budur işte” diyorum...

Konuşmalarımızda “ Türkiye’nin batıya açılan penceresi” dediğimiz, “Demokrasi ve Hoşgörü Limanı” dediğimiz, “Türkiye Turizminin Üç Armadasından Biri” diye övündüğümüz Muğla’da ta başta yapılması gerekenin galiba adımları atılıyor...

Galiba hep beraber “şehirli” oluyoruz...

Olabilir mi? İnşallah...

Sanıyorum komşuda 12 Adalar Valisi seçimle iş başına geliyor. Onunla Büyükşehir arasında “kardeş şehir” ilişkisi başlatılıp, Marmaris-Rodos; Datça-Simi ve Bodrum-Kos arasında da kardeş şehir ilişkisi geliştirilebilir... Yarın devam ederiz.

---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Üç tane devle savaşıyoruz sevgili Sancho: Adaletsizlik, korku ve cehalet.--Miguel de Cervantes