Geçen hafta, arkadaşlarla derinlemesine bir Milas gezisi yaptık. Başta Milas arastası olmak üzere, civarındaki eski yerleşim merkezleri, Macar evleri, Şeyh Şüsterî kabri, değerli kardeşimiz Prof. Dr. Bakiye Uğur’un okuduğu Sakarya ilkokulu, Hayıtlı mahallesindeki kadın ve çocuk mezar taşı (Vaktiyle bu mezar taşları hakkında Hamle’de yazı neşretmiştim.), Çöllüoğlu hanı ve tabii ki Beçin.

ÇÖLLÜOĞLU HANI KİTABESİ

2012 yılında Çöllüoğlu Hanı restore edilirken, restorasyonu yapan kişi, kitabesinin yeni harflere çevirisini benden ısrarla istemişti. Hatta maille gönderdiği kitabe fotoğrafını açıp okumadığım için “Hocaaam!...” diye mesaj da atmıştı ve benim için kolay olan eski yazılı metni yeni harflere aktarmayı 10 dakikada yapıp kendisine göndermiştim.

Eh… Eski yazılı kitabe yeni harflere çevrilince ne yapılır? Önce binanın tarihlendirilmesinde en önemli bir bilgi olarak kullanılır ve sonra da orijinal kitabenin bulunduğu duvarda, yapının mimarî özelliğine halel getirmeyecek bir şekilde, yeni harfli ve gerekirse günümüz Türkçesine çevrilmiş hali asılır, değil mi?

12 yıl aradan sonra yolumuz Çöllüoğlu Hanı’na uğrayınca, gözümüz teni harflere çevrilmiş kitabe metnini aradı ama göremedik. Görevli Ernur Öztekin ve Aylin Turan’a sorduk… Onlar da yeni harflere çevrilmiş kitabe görmemişlerdi ve restore edilen binanın hiçbir yerinde kitabenin esamisi bile okunmuyordu. Bu bir tür “hafızayı yok etme operasyonu” idi ve derhal müdahale edip ilgili görevlilere kitabenin yeni harflere çevrilmişini oracıkta verdik. (Bilgisayar teknolojisini kullanmanın ve mail adresinde bilgi muhafaza etmenin güzelliği işte.)

Kitabe metni şöyle:

Sâhibu’l-bina el-Hâcı Abdülaziz ibn Abdullah Efendi.

Tevârîh isna ve selâsîn ve mi’ete ve elf  fi Şehr-i  Receb hamse ve işrîn

Arapça sayı adlarıyla ve harflerle yazılan tarihi rakamlara çevirirsek şöyle olur:

25 Recep 1132

Hicri tarihi Milâdî tarihe çevirirsek  “2.6.1720” tarihini elde ederiz.

Kitabeden, hayratın sahibinin “Abdullah oğlu Hacı Abdülaziz” olduğu anlaşılmıştır herhalde. Yani Çöllüoğlu Hanı’nı yaptıran kişi Abdülaziz Ağa… Sülaleye 20. Yüzyıla kadar isim veren, Vergi Dairesi’nin karşısında türbesi bulunan ve hâlâ hatıraları konuşulan Abdülaziz Ağa. Han, daha sonra Tavaslı Hacı Mehmet Çöllüoğlu tarafından satın alındığı için Abdülaziz Ağaların adı unutulmuş ve Çöllüoğlu adıyla anılmaktadır. 18 yüzyılın ilk çeyreğinde yaptırdığı güzelim han, bugün imar ve restore edilerek kültür ve sosyal amaçlı olarak kullanılıyor.

İnşallah kitabenin yeni harflere çevirisi en kısa zamanda yerine konur.

SAİD EFENDİ ÇEŞMESİ

Milas’ın Hisarbaşı-Hoca Bedrettin Mahallesi’ndeki tarihî çeşme ile ilgili 8 mart 2021 tarihli Haber Milas’ta bir haberim çıkmıştı. Çeşmenin mezbelelik bir görüntü arz etmesinden yakınanlar gazeteci Volkan Yıldız’a iletmişler durumu. Sevgili Volkan da beni aradı ve çeşmenin başına gidip haber yapmıştık.

Sâhibü’l-hayrât ve’l hasenât

Ve râgıbu’l-cenne ve’d-derecât

Abdülaziz Aga-zâdelerden

Es-Seyyid Muhammed Sa’îd Ağa

Sene 1249

Miladî 1833-34 yılında yapıldığı kitabesinde yazılı olan çeşmeyi yaptıran, gene Abdülaziz Ağalar’dan biri. Sülalenin 19. yüzyıldaki en önemli şahsiyetlerinden olduğu anlaşılan Mehmed Sa’îd Ağa’nın yaptırdığı söylenen bu çeşme, Milas’a büyük bir hafıza birikimi zenginliği katıyor.

Kitabede günümüz Türkçesiyle şöyle yazıyor:

Hayır ve hasenat sahibi

Cennette en yüce makamı isteyen

Abdülaziz Ağa-Zadelerden

Es-Seyyid Muhammed Sa’îd Ağa

Sene 1249/1833-34

Abdülaziz Ağalar mezarlığında bir Said ağa var ama o 14 Şevvâl sene 1324 17 Teşrîn-i Sânî sene 1322 (1 Aralık 1906/30 Kasım 1906) tarihinde öledüğü mezar taşında yazılı olan torun Mehmed Sa’id ağadır. Arasta’nın arkasındaki metruk büyük konak da bu Sa’îd Ağa’nındır.

Beylikler döneminden beri zengin bir kültür biriktiren Milas’la ilgili yazılar devam edeceğe benzer. İnşallah yazmaya sağlığımız ve vaktimiz olur.