Muğla ilinin en büyük yüzölçümüne sahip ilçesi Milas ilçesidir.
Milas aynı zamanda uzun sahil şeridine de sahiptir
Milas Kıyıkışlaçık sahilinde eski CHP milletvekili Onur Öymen'in oğlu Burak Öymen ve ortakları, 500 bin dönüm büyüklüğündeki alanda kısa zamanda büyük emsali (E) imar planını Milas Belediyesine onatarak çok katlı turizm yatırımı yaptı.
Aynı köyün sahilinde eski CHP milletvekili Ensar Öğüt de 103 bin metrekarelik bir alanda yine emsali yüksek ve çok katli turizm yatırımı yapıyor.
Milas, Bodrum'un gölgesinde kaldığı için bu yatırımlar o kadar eleştirilmedi.
Son olarak da FB Kulübü Milas- Kıyıkışlacık köyünde bulunan 586 dönüm büyüklüğündeki yarım adada yine dev bir tatil köyü kurmak için teşebbüse geçmiş bulunuyor.
Turizm yatırımlarına karşı değilim.
Planlı ve çevresi ile uyumlu yapılaşmadan yanayım
Ülkemizde turizm yatırımlarında en zor olan engel, idareden imar izni alabilmektir.
Yani, turizm yatırımı yapılacak arazinin imar planını onatmaktır.
İmar planı, ilgili belediyesinde onandıktan sonraki işler, adeta çocuk oyuncağı gibidir.
Muğla sahillerindeki arazilerin ilk sahipleri, o köyde yaşayan Muğla insanlarıdır.
Muğla insanı arazisinin imar planını ilgili belediyelerden geçirmediği için, arazisini yok pahasına satmak zorunda kalıyor.
Satılan arazilerin imar planları yeni sahipleri tarafından kısa zamanda ilgili belediyelerden geçirilerek turizm yatırımlarına girişiyorlar.
Sonra da arazilerin eski sahipleri bu turistik tesislerde bekçi veya işçi olarak çalışıyorlar.
Bu hikayeyi herkes biliyor.
Ama kimse bu batakçı kumarı gibi oyunu gündeme getiremiyor.
Getirse de duyan olmuyor.
Muğla ili sahillerinde mavi yolculuk çoğunlukla Bodrum ile Fethiye Körfezi arasında yapılıyor.
En çok mavi yolculuk güzergahı da Knidos - ile Göçek arasında yapılır.
Bu güzergahta teknelerin en çok uğradığı koyların (Büklerin) yıllardır imar planları yapılamıyor.
Bu koylardaki mendil büyüklüğündeki küçük parseller Muğlalı hemşerilerimize aittir.
Hemşerilerimiz imar planları olmadığı için yöresel ihtiyaçlarını mecburen kaçak yapılar ile karşılıyorlar.
Çünkü hayat bürokrasiyi beklemiyor, hayat durmaksızın devam ediyor.
Sonra devletin yetkilileri gelip köylünün kaçak, plansız yapılarına "Bu tesisler turizm mevzuatımıza uymuyor" diye çeşitli cezalar kesiyor.
Tam "Tazıya tut, Tavşana kaç" hikayesi.
Bugün mavi yolculuğun vaz geçilmezi olan Kızılbük, Hayıtbükü, Ovabükü, Palamutbükü gibi koylar 60 yıldır imar planlarını bekliyorlar.
Ama imar planları bir türlü gelmiyor.
Gelse de uygulanamıyor.
Buna karşı Burak Öymen, Ensar Öğüt ile FB kulübünün arazilerinin imar planları yağdan kıl çeker gibi kolaylıkla ilgili Belediyelerden geçiyor.
Bodrum'daki yatırımları yazmıyorum bile.
Bu yatırımcı insanlar becerikli insanlar oluyor, imar izni alamayan hemşerilerimiz de beceriksiz insanlar oluyorlar.
Gerçekten öyle mi?
Devreye nelerin girdiğini sizin takdirinize bırakıyorum.
Milas Belediye Başkanı ve oğlu tutuklanmış.
Üzüldüm, Başkan meslektaşımdır ve ben de bir babayım
Neden tutuklandıklarını bilmiyorum.
Ama Kıyıkışlaçık sahilindeki dev yatırımları görünce insanın aklına her ihtimal geliyor.
Adalet çok önemli bir kurumdur.
Adaleti önceleyen devletler büyük devlet olur iken, "Bu sefer de böyle olsun" diyen devletler 3. Dünya ülkesine dönüşüyorlar.
Adalet ilk önceliğimiz olmalıdır.
Adil ve dengeli olmalıyız.
Hukukun üstünlüğüne dikkat etmeliyiz.
Gerisi kolayca geliyor.
Gönderi paylaştı…