1990’lı yıllarda Bodrum - Torba mevkiinde ve deniz kenarında bulunan Dalli Kemal'in yerinde kahvemi yudumlayarak kitap okuyorum
Kitabın adı "ANABASIS" yani "On binlerin dönüşü" idi.
Anabasis kitabı günümüzden 2500 yıl önce Anadolu'da geçen bir macerayı anlatıyordu.
Anabasis kitabını okur iken adeta 2500 yıl önceki Anadolu'da geziyormuş gibi hissediyor insan.
O zamanlar Anadolu Pers İmparatorluğu egemenliğinde buluyor idi.
Zamanın Pers imparatoru da büyük Kiros idi.
İmparator Kiros adına küçük kardeşi Artaserhas, Satrap (Vali) olarak Sard şehrinde Anadolu'yu yönetiyor idi.
Etrafındakiler Satrap Artaserhas'i ağabeyi İmparator Kiros'a karşı isyan ettirip, onun İmparator olmasını istiyorlar idi.
Bu söylemlere Artaserhas kanıyor ve ağabeyi büyük Kiros'a karşı savaşmaya karar veriyor.
Strap Artaserhas, büyük bir ordu hazırlıyor.
İlave olarak da Yunan profesyonel savaşçıları olan on bin Hoplit kiralanarak ağabeyi İmparator Kiros'a karşı sefere çıkıyor.
İki kardeşin ilk karşılaştıkları Van civarındaki savaşta Artaserhas ölüyor.
Bu ölüm karşısında sefer, anlamsız hale geliyor.
On bin Hoplit de evlerine kavuşmak için, geriye dönme kararı veriyorlar.
Hoplitler kuzeye yöneliyorlar.
Karadeniz'e ulaşınca "Thalassa, Thalassa" diye sevinçle bağrışıyorlar.
O zaman "Thalassa" ne demek bilmiyordum.
O sırada aynı mekanda bulunan Fedon'a bu kelimenin ne anlama geldiğini sormuştum.
Fedon da gayet saygılı bir şekilde Thalassa kelimesinin Yunanca "Deniz" anlamına geldiğini söylemiş idi.
Hoplitler denize ulaşınca "Denize ulaştık. Nasıl olsa evimize deniz yolu ile ulaşabiliriz" diye seviniyorlar imiş.
Nitekim öyle de oldu.
Neden bunları yazıyorum?
29 Eylül 2026 Salı günü Muğla Büyüşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bodrum ve Menteşe Belediye Başkanları ile Adana Büyük Şehir Belediye Başkanının katıldığı bir tören ile Fedon'a "Fahri Turizm Elçiliği” beratı verildi.
Önce çok mutlu olduğumu söylemeliyim.
Haberim olsa idi giderdim.
Fedon 1990’lı yıllarından beri Bodrum'da yaşıyor ve sanatını büyük bir coşku ile ifa ediyor.
Fedon milliyetçi, ülkesini seven bir sanatçı.
Fedon bir Rum'dur.
Yani Romalıdır, Yunan değildir.
Fedo'nun dayısı hepimizin çok sevdiği Nubar Terziyan’dır.
Fedon'un anne Ermeni, babası Rum'dur.
Fedon ile konuşur iken ilginç bir hikaye de anlatmış idi bana.
Her ailede olduğu gibi bazen aile içi tatlı kavgalar olur.
Olmaz ise, o ailede büyük bir sorun var demektir.
Babası annesine kızdığı zaman "Ters istavrozlu kadın" diye takılır imiş.
İstavroza kimlerin nasıl başladığını tam hatırlamıyorum ama konuyu hiç unutmadım.
Mesela "Rumlar sağdan başlayıp istavroz çıkarır iken, Ermeniler soldan başlayarak istavroz çıkarırlar” imiş.
Fedon'un babası annesine istavroz üzerinden böyle takılır imiş
Annesi de aşağıda kalır mı.
Annesi de "Alsaydın kendin gibi bir Rum, olsaydın p......k" diye cevap verir imiş.
Kavgaları bile ders gibi değil mi?
Fedon'un Muğla turizm elçisi olduğuna çok sevindim.
Bunu düşünen ve gereğini yapın herkese teşekkür ediyorum.
Hayat dostlar ile komşular ile daha güzel…