Muğla Barosunun açıklamasına göre olay, 27 Ekim’de Menteşe ilçesinde meydana geldi. Haciz işlemi kapsamında görev yapan avukatın, yanında İcra Müdürlüğü personeli bulunduğu sırada borçlu şirketin yetkilisinin saldırısına uğradığı belirtildi.
Hakaret ve tehditlere de maruz kaldığı ifade edilen avukatın, aynı gün kolluk kuvvetlerine başvurarak şikâyetçi olduğu kaydedildi. Baro, şüpheli hakkında ifadesinin alınarak salıverilmesi yönünde savcılık talimatı verildiğini bildirdi.
Barodan soruşturma sürecine ilişkin açıklama
Muğla Barosu, olay ve soruşturma sürecine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Aynı tarihte meslektaşımız tarafından kolluğa başvurularak şikayette bulunulmuş, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüphelinin ifadesi alınarak evrakın ikmalen gönderilmesine karar verilmiştir. Avukatlara karşı görev sırasında veya görevleri sebebi ile işlenen suçların son yıllarda artarak devam ettiği kamuoyunca da bilinmektedir. Avukatlar, mesleki faaliyetlerini yerine getirirken uyuşmazlığın tarafı değil, hukukun ve savunma hakkının temsilcisidir. Hukuki bir işleme ilişkin anlaşmazlığın sorumluluğu, görevini kanunlar çerçevesinde yerine getiren avukata yüklenemez. Avukatlar yargının üç kurucu unsurundan biri olup, yürüttükleri davaların taraflarıyla özdeşleştirilemezler.”
“Avukatlara karşı işlenen suçlarda caydırıcı önlemler uygulanmıyor”
Baro, avukatlara yönelik saldırılarla ilgili yasal düzenlemelere ve uygulamalara ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Türk Ceza Kanunu 6/1 maddesi avukatları ‘yargı görevlisi’ olarak tanımlamakta, Avukatlık Kanunu’nun 57. Maddesi ise ‘avukatlara karşı işlenen suçlar bakımından bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümlerin uygulanmasını’ ön görmektedir. Mevcut düzenlemeye rağmen, uygulamada avukatlarla diğer yargı mensuplarına karşı işlenen suçlar bakımından bir çifte standardın oluştuğu, hâkim ve savcılara yönelik saldırılarda uygulanan koruma tedbirleriyle avukatlara yönelik saldırılarda alınan önlemler arasında eşitsizlik bulunduğunu, avukatlara karşı işlenen suçlarda caydırıcı önlemlerin uygulanmadığı da gözlemlenmektedir. Nitekim meslektaşımıza görevi başında saldıran şüpheli bakımından verilen savcılık talimatı da ifadesi alınarak salıverilme şeklinde gerçekleşmiştir. Son yıllarda, bazı meslek grupları bakımından, giderek artan saldırılara yönelik olarak ceza yasalarımızda özel düzenlemelere gidilmiştir. Bu kapsamda CMK 100/3 maddenin ‘j’ bendi ile sağlık çalışanlarına ve ‘k’ bendi ile öğretmenlere yönelik olarak gerçekleştirilen saldırılar bakımından tutuklama nedeninin var sayılmasına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bu duruma rağmen, giderek artan sayıda saldırıya uğrayan yargı mensupları bakımından bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır.”
“Meslektaşlarımızın yanındayız”
Açıklamada, yasal değişiklik ve güvenlik önlemlerine ilişkin talepler de dile getirilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Avukatlara yönelik saldırıların engellenebilmesi bakımından yargı mensuplarına yönelik saldırıların da CMK 100/3 madde kapsamına alınmasını sağlayacak yasal değişikliğe ihtiyaç bulunmaktadır. Yine adliyeler ve haciz mahallerinde özellikle avukatların güvenliğini sağlayacak şekilde önlem alınmasına da ihtiyaç bulunmaktadır. Öte yandan bu konuda yargı pratiğimizde oluşmuş çifte standart sona erdirilmeli, avukatlara karşı İşlenen suçlara yönelik soruşturmalarda caydırıcı önlemler alınması ve koruma tedbirleri uygulanması sağlanmalı, mesleki güvenceler güçlendirilmelidir. Muğla Barosu olarak; meslektaşımıza ve savunma mesleğine yönelen bu menfur saldırıyı kınıyor, meslektaşımızla dayanışma içinde olacağımızı, süreci takip edeceğimizi ve mesleğimize yönelen her saldırıda meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.”
Muhabir: Mukaddes Yelin