"Bir kuş konuyor, kumru. Masadakilerebakıyor. Kadın kumruyu görüyor. "Biliyorum. Sen de biliyorsun değil mi?" diyor.Kumru birden havalanıyor, kayboluyor. Bu eve taşındıklarından beri kumru hepgelir. Bir haber mi bırakır, bir işaret mi; bilinmez. Sadece kadın anlarkumrunun dilinden. O da kumru gibi zarif, edalı değil midir?"

Yağmur hızını almış şehrin zerrelerinerahmetini indiriyor. Hastane penceresinden dışarıya bakan kadın elleriniuzatıyor. Pencerenin açılmasını istiyor. Pencere açıldığında içeriye yumuşak,nemli bir hava akın ediyor. Oksijen bandına bağlı kadının yüzünü okşuyor hava,kadın serinliyor. Kuş olup kanatlanmak istiyor. Aylardır yataktan kalkamıyor.Gülümsüyor odadakilere. Siyah gözlerinde hüzün durakları. Bakışlarında vedayaaçık mektup.

Hasta yakınlarında aylardır yaşanançaresizliğin tükenmişliği. Yüzleri gülerken yürekleri kanıyor. Elinden tutuyorher daim Yanından Ayrılmayan. Gözlerinin içine bakıyor. Kadın konuşmak istiyor.Yanından Ayrılmayan elleriyle dudaklarını mühürlüyor. "Yorma kendini, sonrakonuşuruz." diyor. Aylardır gözleriyle anlaşıyorlar. Kadının gözlerinden biriki damla yaş akıyor. Yanından ayrılmayan iki parmağının arasında saklıyorgözyaşlarını. Parmaklarının ucu yanıyor.

Diğeri hep oturuyor, hep susuyor.Sustukça boğazı düğümleniyor. Kadın ona bakıyor sevgiyle. Zorlayarak da olsagülümsüyor, başını "Ben iyiyim, merak etme!" dercesine sallıyor. Suskun olanmaskesinin altından dua ediyor, durmadan dua ediyor. Gözlerindeki yaşlarıhapsederek başıyla onaylıyor. "İyi olacaksın, pes etme. Sen hangi zorluklarıaştın. Bak bunu da aşacaksın." diyor bakışlarında. Suskun'un yüreğindefırtınalar, dışarıda yıldırımlar.

Hava puslu. Saatler geçmek bilmiyor.

Kadın bundan iki yıl önce güneşli birgünde evinin balkonundan bahçesini seyrediyor. Gülümsüyor. Bahçedeki kuşlarlacenk ediyor. Üzerinde bahar çiçekleri açan bir elbise var. Bahçesinde de baharçiçekleri açmış, yemyeşil çimenlerin her köşesinde rengarenk yaza hazırlıkçiçekleri. Bahçe duvarını çevreleyen boy almış ağaçlar, her nevinden. Birressam bu bahçede ne kadar güzellik bulur kim bilir? Kadın da aynı bir ressamgibi rengarenk bakıyor bahçeye.

Yanından Ayrılmayan, elinde tepsi,kahveleri getiriyor. Fincanları da bahar çiçekleri sarmış. Birbirlerinebakışlarında da bahar çiçekleri açıyor. Bakışlarında yılların taptaze sevgininsıcaklığı görülüyor. Radyodan gelen"Ayrılsak da beraberiz." şarkısıyla bütün hikâye tamamlanıyor. Kadın birdenüşüdüğünü, ürperdiğini hissediyor. Yüzü soluyor, gözlerindeki ışık ferinikaybediyor. Yanından Ayrılmayan, ellerinden tutup gözlerinin içine bakıyor.Gülümsüyorlar. Kadın ısınıyor.

Bahçe kapısından Suskun giriyor. Butabloya kaydetmek istiyor. Yüreğinde burukluk, midesinde bir sancı, kalbiçarpıyor hafiften. Adımlarını ağırlaştırdıkça ağırlaştırıyor. Kadın, adam,bahçe ve bahar çiçekleri. Mısralar dökülüyor Suskun'un yüreğinden:

"Bir yaz gününe saklamış kendini

Gizli bir el dokunmuş bahar çiçeklerine

Ve kadının bakışlarına sinmiş

Siyah beyaz eller, siyah beyaz sözler

Kadın giderse ne adam kalır ne suskun

Kadın giderse ne güzellik kalır ne renk

Kadın giderse uzaklara kaçar ne varsa

Ardında sadece bakışları kalır

Her daim çiçekler açtıran bakışları"

Üçü bir masanın etrafında buluşuyor.Kadın gözleri uzaklarda dalıp gitmiş, yanakları solmuş. Sesi titriyor. Halbukio kuşlarla cenk ederdi. Sözler ağzından şeker olup akardı. Naneli şeker gibi.Yürek ferahlatan. Yanından Ayrılmayan, adı Aşk olan ellerini hiç bırakmıyor.Gözlerinde kararlılık. "Bu eller hiç ayrılmayacak, savaşacağız." diyehaykırıyor. Aşklarında buluyor inancı, aşklarında yaşatmak istiyor umudu. KadınYanından Ayrılmayan'ın gözlerinden alıyor cesareti. O da inanıyor. "Bugünolmazsa yarına umut var." diyor. Suskun, sessiz her zamanki gibi. O da mutlu.Onunki sessiz bir mutluluk, hiç haykırmayan.

Bir kuş konuyor, kumru! Kuş,masadakilere bakıyor. Kadın, kumruyu görüyor. "Biliyorum. Sen de biliyorsundeğil mi?" diyor. Kumru birden havalanıyor, kayboluyor. Bu eve taşındıklarındanberi bu kumru hep gelir. Bir haber mi bırakır, bir işaret mi; bilinmez. Sadecekadın anlar kumrunun dilinden. O da kumru gibi zarif, edalı değil midir?

Hastane odasında Suskun, pencereyi kapatıyor.Bir kumru konuyor pencerenin önüne. Kadına bakıyor. Kadın kumruyu görmüyor.Gözlerini hiç ayırmıyor Yanından Ayrılmayan adı Aşk olandan. Suskun fark ediyor kumruyu. Kumrunungözlerinden yaşlar akıyor. Bir tüy kopuyor kanatlarından. Dışarıda fırtına vekumru tir tir titriyor. Suskun, pencereye uzanıyor, kumru havalanıyor. Vekadının elleri Yanından Ayrılmayan'ın ellerini bırakıyor.

Dışarıda yağmur hızını almış binlercegözyaşını akıtıyor.

NOT: "bir kadın vardı, şimdi yok buralarda.

arada bir görünür kaybolur yine de adımları

..........

haydi, durma, gidelim.

uydurma öykülerin terk edilmiş şehrine.

sokak lambaları, evlerin yalancı ışıkları,kaldırımlar gelmesin bizimle.

akşam yıldızı küsmesin kimsesizliğimize.

anılar birer kül bulutu, yorgun belki de hiçyaşanmamış"

Bu mısralarla veda edebiliyorum can yoldaşım, küçük annem,aldığım her nefesin güzellik perisi zarif, güzel, kibar canım ablam. Bak sözlerkifayetsiz kalıyor. Oysa ne zaman kardeşim desen o güzel gözlerinle içimiısıtsan kelimeler akar giderdi kalemimden. Son üç yılın her dakikasındayaşadıklarımız bizi bu uzun ve hüzünlü vedaya hazırladı. Ve emanetini Rabbimizeteslim ettin. Ayrılık acısı içimizde hep bir kor kalacak. Ama hatıraların heranımı sevginle kuşatmaya devam edecek. Allah senden razı olsun güzel ablam.

Ve Allah tüm okurlarımdan, sevenlerimizden, dostlarımızdan razıolsun. Beni ve ailemi bu uzun ve hüzünlü vedada hiç yalnız bırakmadınız.Mesajlarınız, aramalarınız, dualarınız bize güç kattı.