Dalaman’ın Kille Koyu’nda geç gelen kaçak yapı yıkımı AK Parti açısından bir turnusol kağıdı olurken, Dalaman’ın CHP’li Belediye Başkanı Sezer Durmuş’un ajitasyona bulanmış göz yaşları da o kağıdın kimyası oldu. Oradaki reaksiyon “Ben yaparsam olur”, “Benim olursa olur” anlayışının CHP’de olmasa da bazı CHP’lilerde olabileceğini, olduğunu gösterdi. Hatta ötesine geçildi: Milli servet yıkılmamalıydı...

İyi o zaman Simpaş’ın Marmaris’te kaçak yaptığı tesiste yıkılmamalı...

Kille Koyu turnusol kağıdı CHP’li Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş ile selefi AK Partili Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Karakuş’un aynı “anlayışa” sahip olduklarını ortaya koydu.

Haklı olmak değil, haklı kalmak önemlidir” diye bir söz vardır...

Başkan Durmuş bu olayda haklı olabilecekken haksız duruma düştüğünün farkında mı bilmiyorum.

Durmuş Başkan, oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi ağlayacağına, “yıkılmasından canım yanıyor” diyeceğine, göreve gelir gelmez o yapının yıkılması için meclis kararı alıp gerekli girişimleri başlatmış ve o taş binaya yapılan harcamalar ile ilgili “kamu zararı” davası açmış olsaydı şimdi ‘kahraman’ olurdu...

+

Dün sabah Now TV’de Çalar Saat programında İlker Karagöz’ü izliyorum. Baktım kaldım. Bizim Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş orada da ağlıyor. Kendi kendime “Manipüle olmayan kalmadı galiba” dedim. Durmuş Başkan’a helal olsun, başardı... Tabii “bilerek” manipüle olanların da farkındayım!

Dün öğleden sonra programı bir kere daha izledim...

Now TV, Başkan Sezer Durmuş’un gözyaşlarını “Göz yaşlarıyla isyan etti.” başlık ve “Yazık yahu yazık. Benim gözyaşlarımın hesabını kim verecek.?” spotu yanında Durmuş Başkan’ın ağlayan pozu ile verdi.

İlker Karagöz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Görevi, unvanı, konumu ne olursa olsun, kamu malının dikkatsiz, ölçüsüz, usulsüz ya da savurgan bir şekilde kullanılması, beytülmalin istismar edilmesi bizim için asla kabul edilmez.” sözleri ile ilgili bir haber verirken, Dalaman’a geçti ve şöyle devam etti:

Savrulan milyonların arkasından Dalaman Belediye Başkanı hüngür hüngür ağlar mı? Ağlar. Ağladı.. Sezer Durmuş.. Gözyaşlarıyla isyan etti. Yazık yahu yazık benim gözyaşlarımın hesabını kim verecek? Bir soru.. Yazık yahu yazık, bu ülkenin bu memleketin Dalaman’ın, insanların arttırdıkları sonra devletin kasasına gönderilen 10 milyonlar, savrulan milyonlar, tüyü bitmedik yetimin hakkının sonucu ne olacak? Gidelim bir Dalaman'a belediye başkanı neye neden isyan etti.. izleyelim...

Taş yapı yıkımının önünde Başkan Durmuş ekrana geldi. “Anam beni belediye başkanı doğurmadı. Ben Kapıkargın da çiftçi bir ailenin çocuğuyum.” derken başladı ağlamaya ve hıçkırarak “Yazık ya yazık.. yazıktır.. Şuraya yapılan 10 milyon küsur binaya yazık ya... benim gerçekten içim yanıyor.. benim göz yaşlarımın hesabını kim verecek? Soruyorum ya...” diye devam etti... Bakakaldım...

+

Sonra İlker Karagöz devam etti:

AK Parti döneminde yapılan, AK Parti yaptığı için belli ki korkulan .. kaçak.. kaçak yapılmış. Sonradan mevzuatta bir düzenleme yapılmamış. Belediyenin belki kendi içinde bir işlem yapılabilirdi, yapılmamış. AK Parti’den CHP’ye geçmeseydi bu belediye o bina yıkılır mıydı?

CHP'ye geçti, 10 milyon lira para harcanmış o binaya, belediye başkanı anlatıyor. Birazdan detaylandıracağım.. 10 milyon para harcanmış...Ya ben çiftçi çocuğuyum, böyle bir şey olur mu, yazık değil mi günah değil mi? Ben para bulamıyorum, siz ne yapıyorsunuz? Bir değer, artık olmuş devlet yapmış, kamu yapmış... yıkıldı.. İşte savrulan paralar...

Peh peh peh...

AK Parti Dalaman’ı kazansaydı o bina yıkılırdı desem AK Partililer bile inanmazlar. AK Parti’nin bu konuda sicili temiz değil... Yine de ben yıkılma ihtimalinin olduğunu düşünüyorum. Bunu ayrıca ele alalım...

Biz şimdilik “Yıkılmazdı” diyelim. Eğer yıkılmayacaktı ise, yıkılmayıp AK Partili belediyeye tahsis edilmeyen koy CHP’li belediyeye mi tahsil edilmeliydi? Vallahi pes doğrusu...

Simpaş’ın Marmaris’te yaptığı turizm tesisi ne olacak. “Ne yapalım, olmuş artık.” mı diyelim.

İlker Karagöz gibi deneyimli bir haberci, Dalaman Belediye Başkanı kaynaklı, bol gözyaşı sulu  görüntülerin üzerine konuşuyor.

Göndersene muhabirlerini Muğla’ya...

+

Muğla kıyıları 1124 km uzunluğundaydı. Şimdi nasıl olduysa 1479, kimilerine göre 1500 km olmuş. Herkesin koylarıyla iştahını kabartan talandan yorgun düşmüş Türkiye’nin en uzun kıyı şeridi... Muğla kıyıları dendi mi söze Bodrum’dan başlarlar, hayır, Milas’ın Kazıklı’sından başlayalım, Fethiye’nin Ölüdeniz’ine kadar mantar gibi çıkan, yık yık bitmeyen ve atıklarının adresi meçhul kaçak yapılardan İlker Karagöz’ün haberi yok mudur acaba?

Kapıldılar Sezer Durmuş’un gözyaşlarına gidiyorlar.

Neymiş? Olmuş artık... Yıkılmasaymış... İmam şey yaparsa cemaat ne yapar, İlker Karagöz biliyor mu acaba?

Yahu kör müsünüz sadece ormanın değil, aynı zaman da denizin içine yapılmış o taş bina...

CHP daha yeni Sosyalist Enternasyonal üyelerini İstanbul’da ağırladı.

Orada ‘sosyalizm’ değil de ‘liberalizm’ mi konuşuldu? CHP, artık iktidara “Bırakın yapsınlar bırakın geçsinler” diye mi yürüyecek?

Sevgi neydi?” diye soruldu mu akıllara “Al Yazmalım” gelir. Peki “İlke neydi?” diye sorsak, ya “Oportinizm”.. Veya “Oportinizm nedir?” desem...

Her şey bir yana bir kıyı belediye başkanı olan Sezer Durmuş o ardından ağladığı taş yapının “Kıyı Kenar Çizgisi” içinde kalıp kalmadığına bir bakmalıydı...  Hem AK Partili başkanın yarattığı yanlış karşısında yanlış yapma hakkını nereden buluyor, anlamıyorum. Bu nasıl bir oportinizmdir?

Yoksa Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nden görüş mü alınmalı...

+

Sosyaldemokrat Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, hıçkırarak ağlarken şöyle diyor:

10 milyon para harcanmış...Ya ben çiftçi çocuğuyum, böyle bir şey olur mu, yazık değil mi günah değil mi? Ben para bulamıyorum, siz ne yapıyorsunuz?

Now TV’de tekrar izlerken aklıma “Acaba Durmuş Başkan o taş bina yıkılmasaydı kiraya mı verecekti?” sorusu geldi. Birilerine söz vermiş olabilir mi?

Tabii bu beni ilgilendirmiyor. Beni daha çok “Ben para bulamıyorum, siz ne yapıyorsunuz?” sözü ilgilendiriyor.

Ben rahmetli Orhan Çakır’ın Başkanlığında Muğla Belediyesi’nde Basın Danışmanlığı yapmıştım. Genel Bütçe’den gerekli destek olmayıp, İller Bankası fazla kesinti yapınca maaşları ödeyemez hale geldiğini bilirim. Rahmetli bir seferinde eşinin altınlarını bozdurup maaşlarımızı kısmen de olsa ödemişti...

Bu ülkede Sosyaldemokrat Belediye Başkanı olmak kolay değildir. Ben bildim bileli sosyaldemokratlar yerelde iktidar olsalar bile genelde iktidar olamamışlardır ve seçim meydanlarında hep “Sosyaldemokrat belediyecilik eşitlikçi, halkçı ve kaynak yaratıcı” olarak anlatılmıştır.

Ve sosyaldemokrat başkanlar ilkeli davranmışlar, oportinist olmamışlar o “kaynağı” yaratmışlardır.

Efsane Başkan Erman Şahin, Asar’daki mahallelerin yollarını açarken, ekmek fabrikasını, aş evini hizmete alırken, Orgeneral Mustafa Muğlalı İşhanını yapıp, Akyol’da bedesten yaparken ne CHP, ne SHP iktidarda değildi...

Merak ediyorum, Sezer Durmuş Başkan adayı olduğunda AK Parti iktidarı “AK Partili Belediyelere ne veriyorsak, CHP’li belediyelerde onu alacak” diye söz verdi de şimdi birden vaz mı geçti?

Ağlamayın, ilkeli olun...

+

Maşallah üç gündür herkes sallıyor... Sanırsınız Dalaman Belediyesi baskına uğramış... CHP Muğla Milletvekillerinden hukukçu olan iki milletvekili de varken, kalktı Milletvekili Süreyya Öneş Derici “Bu Hukuk Değil, Siyasi İntikam” diyerek yıkımın yasal dayanağı olmadığını savunuyor.

Kaç gündür tek doğru yaklaşım Dalaman’ın ANAP’lı eski belediye başkanlarından Şevket Durmuş’tan geldi. İşte Şevket Başkanın görüşü:

Bu bina kıyı kanununa göre kıyı kenar çizgisi içerisindedir. Dolayısıyla kaçak yapı durumundadır. Bina yapıldığı zaman kaçak inşaat olarak tutanak tutulmuştur. Belediyede binanın yıkılması için evraklar vardır. Bu yönetimi (Sezer Durmuş’u), geçmiş yönetim yanlış yaptı diye destekledik. Mevcut yönetim 15 aydan beri işlem yapmalı idi. Binayı yapanlardan memur ve başkandan masraf tahsil edilmelidir. Bugüne kadar işlem yapılmaması hatadır.

İmzamı atarım... Sezer Durmuş bunları yapsaydı kahraman olurdu...

Tabii Milletvekili Süreyya Öneş’de açıklamasında, haklı olarak “Bu zararın hesabını kim verecek?” diye soruyor. Evet ortada bir kamu zararı var. Zarara kim yol açtı ise hesabı o verir...

Peki Sezer Durmuş o kaçak yapı yapılırken, partisinin ilçe başkanı olarak ne yapıyordu?

Yarın devam ederiz...

---------------                 --------------

GÜNÜN SÖZÜ: Ne gelir elimizden insan olmaktan başka. --Edip Cansever