Dün sabah bilgisayarın başına oturdum, sosyal medya hesaplarımı açtım karşıma ilk gelen Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş’un “Kille Koyumuzda şafak operasyonu!” başlığını taşıyan canlı yayını oldu. Aslında dün sabah saat 07.37 de yapılan canlı yayın bitmişti. Merak ettim açtım, koyda mesai arkadaşları ile denizi arkasına alan Başkan Durmuş söze “Sizlere güzel bir Kille Koyu'ndan, güzel bir havada, şu muhteşem manzarada sizlere merhaba demek isterken, ama ne yazık ki şöyle döndüğümüzde gördüğünüz kötü bir manzara ile sizlere merhaba demek istiyorum.” diye başlıyor ve yerle bir olmuş yapı enkazını göstererek “Bu kötü manzara nedir?” diye soruyor ve şöyle anlatıyor:
“Burası 2020-21 yıllarında başlayan Dalaman Belediyesi tarafından yapılan o dönemin AKP Belediye Başkanı tarafından yapılan yaptırılan Kille Koyundaki taş bina. Buraya dönemin AKP Belediye Başkanı kaçak yaptığı için bugün Orman İşletme Şefliği geldi bu binayı yıktı. Burada konuyu fazla uzatmayacağım, sadece bir iki detay verip, konunun devamı saat 5.5 da başladı bir şafak operasyonu ile .. biliyorsunuz Türkiye zaten şafak operasyonlarına alışkın, özellikle de CHP'li belediyeyseniz şafak operasyonlarına alışkın olmanız lazım. Hukuksuz kanunsuz işlem varsa bizler üstünde deneme yanılma yoluyla yapıyorlar. Bu bina 3-4 yıl önce yapılıyor, yapılırken hiçbir teşkilat bu konu da işlem yapmıyor, yapamıyor. Neden yapamıyor? AKP'den korktuğu için yapamıyor...Ve bugün CHP’li belediye başkanı seçildi ve hazmedemiyorlar. Hazmedemedikleri içinde bugün burayı gördüğünüz gibi yıkıyorlar. Burada tüyü bitmemiş yetimin hakkı var. Burada tüm Dalaman'ın, 51 bin Dalaman’ın hakkı var. Burada gelen giden misafirlerin hakkı var... Bu 10 milyona yakın para harcanarak yapılan yapının yıkılmasıyla karşı karşıyayız. Çok üzgünüm.”
+
Sayın Başkanı dinlerken kendi kendime “O haklar, o yıkılan bina yapılırken de vardı.” diye düşündüm. O taş bina 3 sene önce denize sıfır, ormanın içine yapılırken tepki gösteren olmamış mıdır diye kendi kendime sordum. Mesela Sezer Durmuş Başkan o zaman bir vatandaş olarak gerekli yerleri uyarmış mıdır? Sanırım o zaman partisinin Dalaman İlçe Başkanıydı, bu sıfatıyla dünkü aynı yerde bir basın toplantısı yapıp “hukuksuzluğu”, aynı anda yapılmış “kıyı ve orman işgalini” protesto etmiş, halka şikayet etmiş, savcılığa suç duyurusunda bulunmuş mudur?
Öyle olmuştur, böyle olmuştur neyse...
Bana bu olayda garip gelen Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş’un AK Partililerin kendilerinden kaynaklanan hukuksuzluğu, yanlışı ortadan kaldıran bir kaçak yapı yıkım işine tepki göstermesi olmuştur...
Anlaşılan Dalaman’ın 1 yıl 2 aylık yeni Başkanı Sezer Durmuş, “Dalaman Belediyesi mülkü” olarak görülen, bilinen yapıyı kendisinin ifade ettiği gibi, hukuksuz, kaçak yapıyı kendisi de kullanmaya başlamış ve kullanmaya devam etmek istiyormuş!
Ki dün sabah yaptığı açıklamada ‘tüyü bitmemiş yetim’in, ‘tüm Dalaman'ın,‘51 bin Dalaman’ın hakkından dem vuruyor. Aklım almıyor...
+
Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, dün sabah, Dalaman Orman İşletme Müdürlüğünün “şafak operasyonu”ndan sonra ‘operasyon mahallinde’ yaptığı canlı yayında bir de “Bu haber zaten basında” diyordu...
Google’da basını taradım. Durmuş Başkan dün sabah “suçun sona erdirildiği” noktada canlı yayın yaparken, haber internet basınına çoktan düşmüştü. Basın hayatına yeni girenlerden Nefes.com.tr haberi
“ Muğla'da Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, Kille Koyu'nda yer alan taş binanın bu sabah saatlerinde şafak operasyonuyla yıkıldığını duyurdu.” diye duyurmuştu.
Neyse, haberi Nefes’in “Dalaman’da belediye tesisine sabah baskını: AKP yaptı, bakanlık yıktı” başlıklı haberinden özetleyelim;
“Dalaman'da Kille Koyu'nda bulunan ve AKP döneminde yapılan taş bina 'kaçak' olduğu gerekçesiyle şafak baskınıyla yıkıldı. Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, ‘Bundan sonra hodri meydan diyoruz. Elinden geleni kimse ardına koymasın’ dedi.”
Anlaşılan Durmuş Başkan orman teşkilatının ‘şafak operasyonu’ ile kendisine savaş açıldığını düşünüyor ve ‘hodri meydan’ çekiyor... Ya ne alaka?!!
Aklıma nedense Don Kişot ve Yel Değirmenleri geldi. Aziz Nesinler, Ferhan Şensoylar çok erken gittiler çok...
+
Aklım gerçekten almıyor, anlamakta zorluk çekiyorum... O hukuksuz kaçak yapı hukukun gereği olarak gecikmiş de olsa yasal yıkımı gerçekleştirilirken Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş bir de oturup başını iki eli arasına alıp ağlamış ya... Üstelik bunu canlı yayınında anlatıyordu ya... Vallahi asıl ben ağlayacağım...
Ormanın, denizin içine edilmesine ağlama, bir yanlışın düzeltilmesine, yıkılan kaçak binaya ağla...
Nefes.com.tr haberinde “Konuşmaktan Zorlanıyorum” ara başlığı ile Sezer Başkan’ın “Boğazım düğümlendi ve konuşmakta zorlanıyorum. AKP döneminde vatandaşların parasıyla yapılan bina yıkılırken gözyaşı döktüm.” ifadesine yer verilirken, “Hodri Meydan” ara başlığı ile şu ifadelere yer verilmiş:
“Bundan sonra zaten hodri meydan diyoruz. Elinden geleni kimse ardına koymasın. Daha da üzerime gelmeye devam ederlerse... Elbette Dalaman'ın adını kötü görüntülerle anılmasını istemem. Ama bu bir artık ölüm kalım mücadelesi oldu. Kimse endişe etmesin. Biz bu zor günlerin üstesinden geleceğiz.”
Bu neyin kafası Allah aşkına? Kaçak yapı yıkıldı diye ölüm kalım savaşı mı olur?
- Ama belediye AKP’li olunca kaçağa göz yumulmuştu. Şimdi CHP’li oldu diye hazmedemiyorlar.
Başkan Sezer Durmuş ifadelerinden anlaşılacağı gibi, belediye el değiştirince kaçak yapı ortadan kaldırılınca “Bu yapıyı şimdi ben de kullanmalıydım” demeye getiriyor...
Ortada bir çifte standart var ama hangi tarafta?
+
Dalaman’ın önde gelen isimlerinden İbrahim Aydınlı’da dün facebook sayfasından “Ben Varsam Yasal, Ben Yoksam Yasak” başlıklı bir paylaşım yaptı. Şöyle:
“Dalaman KİLLE koyumuzdaki 4 yıl önce AK PARTİLİ Belediye Başkanınca yapılıp hizmete açılan ve YASAL HİÇ BİR SORUNU olmadan halkın hizmetinde olan taş bina sosyal tesis, 4 yıl sonra CHP li Belediye Başkanı SEZER DURMUŞ Başkanlığı kazanınca kaçak yapı statüsüne TERFİ ETTİ. ve 27 Mayıs 2025 şafak vaktinde yıkılmaya başladı. Olayın sosyal medyada duyulması üzerine Dalaman ve çevre halkı tarafından büyük tepki ile karşılandı.”
Demek ki Dalamanlılar da böyle düşünüyor.
Dalaman’da CHP’liler ne düşünüyor, diye sormaya da gerek yok.
Peki CHP ne düşünüyor?
+
Dönemin Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Karakuş, partisine güvenerek Kıyı Kenar Kanunu’ndan Orman Kanunu’na kadar ilgili bütün kanunları çiğneyip hem ormanın hem de denizin içine etmiş. O zaman bu hukuksuzluğa, cinayete göz yuman Orman Bakanlığı belediye CHP’li olunca gözünü açılıvermiş...
Dalaman’ın CHP’li Belediye Başkanı Sezer Durmuş da oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi ağlıyor!
Muğla’da AK Parti iktidarının gücünü kullanan kişi ve kurumların Muğla kıyılarındaki usulsüzlüklerini, doğal ve tarihi çevremizi ne hale getirdiklerini hepimiz biliyoruz. Şimdi CHP’nin olası iktidarında bunlar düzeltilecek mi, yoksa CHP iktidarının gücünü kullanacak kişi ve kurumlarca devam mı edecek?
Sezer Surmuş Başkanın ağlaması bana bunu düşündürttü...
Keşke geçen bir yılın içinde o kaçak yapıyı kendisi yıkmış olsaydı da bizde alkışlasaydık...
+
Gelelim yıkımın perde arkasına...
Geçen dönemin AK Partili Belediyesi bu kaçak yapıyı yaptığında Tarım ve Orman Bakanlığı’na “Tahsis” için başvuruda bulunmuş. Bakanlık, bölgenin özelliklerini sayıp döküp, kanunu ortaya koyup bunun olamayacağını anlatmış. Karşılıklı yazışmalar yapılmış.
Sonunda bu kaçak yapının yıkılmasına karar verilmiş, ama uygulama seçimden sonraya kalmış. Yine de yıkım hemen yapılmamış. Ta ki Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, selefi Muhammet Karakuş’un kaçak yapısına bir de denizin içine girecek şekilde duvar yaptırıp, ‘Sosyal Tesis’ yapmaya kalkınca yıkım gerçekleşmiş. Bu benim duyumum...
Bir başka duyumum da dün üst düzey bir AK Partilinin Orman Bölge Müdürlüğünü arayıp “Kime sordunuz da yıktınız?” diye çıkışmış olması oldu. Çok şaşırdım, “Hayırdır inşallah” dedim...
Tabii bunlar duyum...
Neyse, inşallah Tarım ve Orman Bakanlığı Muğla’daki varlıklarına Kille Koyu’na sahip çıktığı gibi sahip çıkar...
---------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; Adaletsizlik medeniyeti mahveder. --İbn-i Haldun