Mus­ta­fa Kemal yüz yıl önce,
Göğü işa­ret ede­rek,
İstik­bal gök­ler­de­dir di­ye­rek,
He­def­le­ri­mi­zi gös­ter­miş olup,
Gök­ler­le olan ba­ğı­mı­zı per­çin­le­miş­tir.
Gök kubbe ile ba­ğı­mız,
Se­ma­vat ile olan bağ­lan­tı­mız,
Biz Türk­le­rin şuur üs­tü­dür.
Biz mil­let ola­rak,
Her zaman tek tan­rı­lı,
Gök Ten­gi­ri inan­cı­na sa­hip­tik.
Bu inanç­la Ya­ra­dan tek,
Ve gök­sel­dir deriz.
Gök­ler­le gö­rün­me­yen,
His­se­di­len bir ba­ğı­mız ol­du­ğu için,
Bu iman­la,
Ha­va­cı­lık­ta,
Muh­te­şem ba­şa­rı­lar sağ­la­mak­ta­yız.
Türk Hava Yol­la­rı bizim pres­ti­ji­miz.
Bu güzel ku­ru­mu be­de­vi­leş­tir­me­ye­ce­ğiz.
Be­de­vi se­vi­ci­li­ği­dir gi­di­yor.
He­pi­miz mut­lak ya­ra­tı­cı­ya,
Ka­di­ri Mut­lak’a ina­nı­yo­ruz.
Ya­ra­dan’la bağ kur­mak için bir ara­cı­ya ih­ti­ya­cı­mız yok.
Be­de­vi kül­tü­rü de din de­ğil­dir.
Öğ­re­ne­lim artık bun­la­rı.
Se­ma­vat­la, se­ma­lar­la bağ için,
Ara­cı­ya ih­ti­yaç yok­tur.
Ce­ma­at­la­ra da gerek yok­tur.
Gök­ler­le ba­ğı­mız çok güçlü de­miş­tik,
Bu yüz­den,
Bu duy­gu­nun tem­si­li,
Türk yıl­dız­la­rı­mız var.
Türk yıl­dız­la­rı,
Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti’ni tem­sil et­mek­te,
Ve Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri­ni ta­nıt­mak­ta olup,
Türk Hava Kuv­vet­le­ri­nin di­sip­lin,
Ve et­kin­li­ği­nin an­la­tıl­ma­sı­na kat­kı­da bu­lun­mak­ta­dır.
Dün­ya­da sekiz sü­per­so­nik savaş uça­ğıy­la,
Gös­te­ri yapan ilk ak­ro­tim­dir.
Gös­te­ri­le­rin­de büyük bir ilgi çek­mek­te ve hay­ran­lık bı­rak­mak­ta­dır.
Türk Yıl­dız­la­rı bir gös­te­ri uçu­şun­dan sonra,
Pilot Evren Ayna’ya,
Ame­ri­ka­lı su­nu­cu,
Mu­zip­ce,
Bi­raz­da aşa­ğı­la­ya­rak,
Ki­na­ye­li ki­na­ye­li bir soru sorar.
Uçak­la­rı­nı­zın al­tın­da­ki kar­tal fi­gü­rü­nü,
Thun­ders­birds ( Ame­ri­kan gös­te­ri ekibi) den mi al­dı­nız? der.
Pilot Evren Ayna’nın ce­va­bı aynen şöy­le­dir.
Uçak­la­rı­mı­zın al­tın­da­ki,
Çift başlı kar­tal fi­gü­rü,
Ta­ri­hi­miz­de ki büyük Türk İmpa­ra­tor­luk­la­rın­dan,
Biri olan Sel­çuk­lu­lar­dan gel­mek­te­dir.
Aynı za­man­da,
Hava kuv­vet­le­ri­mi­zin de sem­bo­lü­dür.
Kar­ta­lın çift başlı ol­ma­sı,
Baş­la­rı­nın zıt yön­le­re bak­ma­sı,
Do­ğu­nun ve Ba­tı­nı ha­ki­mi ol­ma­yı be­tim­ler.
Ve bizim kül­tü­rü­müz de,
1000 yıl­lık geç­mi­şe sa­hip­tir.
Biz bu ne­den­le kul­la­nı­yo­ruz.
Ama Thun­der­birds bu fi­gü­rü ne­re­den aldı?
Hangi ta­rih­sel geç­mi­şe da­ya­na­rak kul­la­nı­yor? bil­mi­yo­rum,
İster­se­niz on­la­ra so­ru­nuz der.
Kapak gibi cevap verir.
Çok bü­yük­sün Türk Yıl­dız­la­rı.
Dün­ya­da sekiz sü­per­so­nik savaş uça­ğıy­la,
Gös­te­ri yapan ilk ak­ro­tim ol­du­ğun için,
Şanlı bay­ra­ğı­mı­zı se­ma­lar­da se­ma­vat ile bu­luş­tur­du­ğun için,
Şe­hit­le­ri­mi­zi gök­kü­be­den se­lam­la­dı­ğın için,
Şanlı ta­ri­hi­mi­ze ya­kı­şa­nı yap­tı­ğın için çok bü­yük­sün.
Gü­nü­müz de her şey sem­bol­ler­le ifade edil­mek­te­dir.
Dev­let yö­ne­ti­min­de bile sem­bol di­li­ni kul­lan­mak zo­run­da­yız.
Ve KAR­TAL;
Aklı,
Kah­ra­man­lı­ğı,
İrfanı,
Kes­kin gö­rü­şü,
Ruhun ay­dın­lan­ma­sı­nı,
Sa­ğal­tı­mı­nı,
Ya­ra­dı­lı­şı,
Saklı ma­ne­vi ger­çek­le­ri gör­me­yi,
Ma­ne­vi olanı gör­mek için mad­de­den yu­ka­rı yük­sel­me­yi,
Kam’larla bir­lik­te ol­ma­yı,
Büyük denge gü­cü­nü,
Vakar ve ze­ra­fe­ti,
Olay­la­rı yu­kar­dan gö­re­bil­me­yi,
Res­min ta­ma­mı­na hakim ola­bil­me­yi,
Yük­sek ger­çek­lik­ler­le bağ­lan­tı­da ol­ma­yı tem­sil eder.
Kar­tal aynı za­man­da sadık bir mu­ha­fız­dır.
Türk mi­to­lo­ji­sin­de ko­ru­yu­cu ruh ola­rak kabul edi­len kar­tal,
Aynı za­man­da gök­le­re ha­ki­mi­ye­ti ve gücü tem­sil et­mek­te­dir.
Ve Oğuz boy­la­rı­nın da kuş amb­lem­le­ri ara­sın­da­dır.
Her şey sem­bol­ler­dir de­miş­tik.
Yeni bir çağ baş­lı­yor.
Bu çağda sem­bol­le­ri daha çok ko­nuş­tu­ra­ca­ğız.
Me­saj­la­rı bun­lar­la ve­re­ce­ğiz.
Kü­re­sel kaos gü­nü­müz­de ya­kı­cı sı­cak­lık­ta olup,
Kü­re­sel den­ge­ler de­ği­şir­ken,
Li­be­ral düzen yı­kıl­mak­ta.
Bu Kaos’lu dö­nem­de,
Türk aklı yeni çağa,
Dam­ga­sı­nı vur­mak için bek­le­mek­te­dir.
Tüm bun­la­rı yo­rum­la­mak,
An­lam­lan­dır­mak için,
Olay­la­rı üst per­de­den gö­re­bil­me­yi,
Res­min ta­ma­mı­na hakim ola­bil­me­yi,
Kar­tal ba­kı­şı­nı ak­ti­ve ede­bil­me­yi ge­rek­ti­rir.