KATMA DEĞER YARATAN BAŞKAN...

Geçtiğimiz hafta Muğla’da önemli iki olaya tanık olduk. “Memleket severliğin”, “Hizmetkarlığın” ve “Emeğin” karşılık bulduğunu görmenin güzelliğini, mutluluğunu görüp yaşadık...

Bodrum Ticaret Odası (BODTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Serdar Kocadon, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Kurul delegeliğinde 20 yıllık özverili hizmeti dolayısıyla “Hizmet Şeref Plaketi”ne layık görüldü.

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan ve bir ‘Kent Parkı’na neredeyse bir AVM yapılmak, şehre bir ‘ucube’ daha kazandırılmak üzereyken halk oylaması sonucu ‘Spor Merkezi’ olarak hizmete sunulan tesise bir yaşayan efsanenin adı verildi: Erman Şahin...

+

Bodrum Ticaret Odası (BODTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Serdar Kocadon’un ödüllendirilmesi aslında farklı sorgulamalara da açık. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Başkanı Bülent Karakuş kaç yıldır o koltukta ben de unuttum artık.. Bir de Marmaris de Muğla Esnaf Odaları Birliği Başkanı Şükrü Ayyıldız var, O kaç yıldır orada bilen yok...

Demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlediği ülkelerde hiç kimse oturduğu yere yapışıp kalmıyor!

Bizde maalesef böyle... Çünkü bizde o koltuklardan güç alınıyor, sosyal statü sahibi olunuyor... Şansı yaver gidenler oradan siyasete atlıyor ve bir uzun zaman da oralardan kalkamıyor. Tabii siyasete atlamaktan öteye gidemeyip kürkçü dükkanına dönenler de oluyor...

Ancak arada bir oturduğu yerden güç almayıp, o koltuğa ve kendisini oraya taşıyanlara güç verenlerde çıkıyor. Mahmut Serdar Kocadon işte onlardan...

+

Kocadon, “Hizmet Şeref Plaketi”ni Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı.

TOBB’un 15 Mayıs 2025 tarihinde yapılan “2025 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni”ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da katıldı.

TOBB çatısı altında 10, 20 ve 30 yılını tamamlayan 98 ismin daha Hizmet Şeref Plaketi aldığı törende konuşma yapan Erdoğan, plaket alan isimlerin yalnızca kendi kurumlarına değil, tüm Türkiye’ye hizmet ettiklerinin altını çizdi.

Öyle olmalı...

Ki, 2005’den beri BODTO Başkanlığı görevini yürüten Mahmut Serdar Kocadon, sadece Odaya değil, Bodrum’un geneline hizmet etmeyi ilke edinmiş bir isim olarak öne çıkıyor. Görev süresi boyunca bölge ekonomisinin gelişmesi, Bodrum’un değerlerinin korunarak markalaşması ve üyelerin ulusal ve uluslararası düzeyde güçlenmesi adına birçok projeye liderlik ettiği biliniyor...

+

Mahmut Serdar Kocadon’un BODTO’nun ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgesi alarak kurumsallaşmasını güçlendirmesinden dış ticaret ve dijital dönüşüm gibi alanlarda hayata geçirdiği pek çok proje yanında coğrafi işaretli ürünler, turizm çeşitliliği gibi örnek teşkil eden projelerden söz etmek mümkün, ama bu köşe yetmez.

Ben onlardan bir tekinden söz etmek istiyorum; Bodrumlu üretici O’nun sayesinde elde kalan mandalinayı gazoz yaptı...

Dalaman çukurunda narenciye ya dalında kalmaya, ya ağaç dibinde çürümeye devam ediyor.

Oysa büyük marketlerde “Bodrum Gazozu” yanında Köyceğiz, Ortaca, Dalaman Meyve Suları, Fethiye Salçası, Milas Zeytini-Zeytinyağı, Muğla Ayranı-Tere Yağı, Muğla Keçi Peyniri, Muğla Çökeleği, Muğla Balı ve daha pek çok ürünümüz yer alabilir, turizmde ciddi anlamda tüketilmekte olabilirdi...

Bu işler öyle ‘coğrafi işaret’ almakla bitmiyor...

Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğiyle yaptıkları 300 bin TL’lik makine yatırımıyla mandalina yağı çıkarmayı başardıkları gibi, neredeyse unutulmakta olan Bodrum Mandalinasını “Bodrum Mandalin Gazozu” ve “Bodrum Mandalin Lokumu” markaları ile piyasaya sürülmesini sağlayan Mahmut Serdar Kocadon böyle bir ödülü ve fazlasını çoktan hak etmişti... Kutlarım.

İz bırakmak ne kadar güzel...

+

Erman Şahin’i bilmeyenler, merak edenler Google da Vikipedi’ye sorabilirler.

Orada “Muğlalı Şahanoğulları'ndan Hamdi Efendinin küçük oğludur.” diye başlıyor. Yok, hepsini yazacak değilim, iki köşe yetmez. Bir süre Hukuk Fakültesi’ne devam etse de o memuriyete yaşamına atılmış ve gazeteciliği tercih etmiştir. Yani o önce ‘gazetecidir’, yazardır, kitapları vardır.

Muğla’da yerel basınımızın markalarından Devrim’in ilk sahiplerindendir (Rahmetli Hasan Nuri Öncüer ile ortak), Ankara’da Parlamento Muhabirliği yapmıştır. Muğlasız yapamamış, dönüp “Yeni Muğla Gazetesi”ni çıkarmaya başlamış, 1973 yerel seçimlerde de CHP’den Muğla Belediye Başkanı seçilmiştir. Muğlaspor Kulübü Başkanlığı da yapan Erman Şahin 12 Eylül Askeri Darbesi nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı Belediye Başkanlığı’na darbeden sonra 1984 yerel seçimini kazanarak geri dönmüştür.

Erman Şahin’i 20 Ekim 1991 genel seçimlerde TBMM de Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) listesinden Muğla Milletvekili ve ardından Şehircilikten ve Belediyelerden Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Bayındırlık Bakanlığı görevlerinde görüyoruz...

+

Peki Şahanoğullarının Kuvvacı Hamdi Efendi’sinin iki oğlundan biri olan Erman Şahin bu görevlerde ne yapmıştır?

Hepsini sayamam, dediğim gibi iki köşe yetmez. Muğla Gazeteciler Cemiyeti kurucularından olan Erman Şahin o ünlü Tanzim Satış Mağazaları ‘TANSA’nın kurucularından olduğu gibi Muğla Üniversitesi’nin de kurucularındandır. Çevreciliğin ‘Ç’si bilinmezken, Muğla eski kent dokusunu ve Karabağlar Yaylasını SİT kararları aldırarak koruma altına alan adamdır.

Muğla Ovasını da koruma altına almıştı, ama ne hale geldiğini görüyorsunuz. Kentsel SİT Alanı ile birlikte Doğal SİT Alanı Yaylalıyı da kıyısından köşesinden hallediyoruz.

Onun kurduğu Ekmek Fabrikası kapatıldı, Aş Evi ise şimdilik faaliyete devam ediyor.

Anılarında “Göreve başladığımda belediye de kazma kürek yoktu..” diyen Erman Şahin “hiç şikayet etmeden” Asar Dağı eteklerinde yollar açtığı gibi, Yayla da Keyfoturağı ve Narlı Kahvelerini belediyeye kazandırırken, üçüncü döneminde Muğla’ya şimdi yıkılmasından birilerinin ‘mutlu olduğu’ Orgeneral Mustafa Muğlalı İşhanını kazandırdı.

Ardından gelenlere çeşmesinden su içilir bir Muğla bıraktı...

+

İLK KEZ ERMAN ŞAHİN YAŞARKEN ADININ BİR YERE VERİLDİĞİNİ GÖRDÜ

Nedense biz insanlın kıymetini ölümünden sonra bilen bir toplumuz. “İz bırakan” insanları ölümünden sonra yaşatmaya çalışırız. Ödüllendirmeye kalkarız...

Erman Şahin’in halefi Orhan Çakır’ın adı “Perşembe Pazarı” girişindeki “park-meydancık”a verildiğinde kendimi alamamış “Ondan önce Erman Şahin var” demiştim. Üstelik orayı rahmetli Orhan Çakır’a layık görmemiştim... Keşke Muğlalılara sorulsaydı, ama onların öyle adetleri yoktu!

Gerçi Erman Şahin’in adı “Spor Salonu”na verilirken de halka sorulmadı, ama orası yakıştı...

Hele “halk oylaması” ile “Spor Salonu” fonksiyonu da yüklenen “Menteşe Evleri Kent Meydanı” çok yakıştı...

Kendilerini seçen halka danışmadan iş yapanların şehrin orta yerine koydukları “Kent Meydanı” adı yakıştırılmış “ucube” bir mostralık gibi ortada...

Neyse, yaşayan efsane Erman Şahin’in adı “üst katında modern ekipmanlarla donatılmış 500 metrekarelik bir fitness salonu, alt katında kadın ve erkek kullanıcılar için ayrı duş ve soyunma odaları ile tuvaletler ile 25 kişilik kapasiteye sahip çok amaçlı pilates salonunun yer aldığı toplam bin metrekare kapalı alana sahip iki katlı spor merkezine yakıştı.

Erman Şahin’in adının yaşarken bir yere hem de “yaşayan” bir yere verilmiş olması bir ilk oldu... Umarım örnek olur...

+

Ben Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı şehrimize “halk oylaması” yaparak o spor salonunu kazandırdığı ve Erman Şahin’i unutmak, unutturmak isteyenlere anımsattığı ve en önemlisi yaşarken adının bir yere verilmesi yüceliğini gösterdiği için kutluyor, teşekkür ediyorum.

Ayrıca spor salonunun içinde yer aldığı parka da “Erman Şahin Parkı” adı verilmesi isabetli olmuş. “Erman Şahin Spor Salonu ve Park-Meydanı” diye de anılabilir.

Ve umarım Büyükşehir Belediyesi’nin öteki uygulamalarında da “halk oylamasına” başvurulur. Teamül haline gelir...

Elbette Milletvekili Özcan ile Gonca Başkan ve Ahmet Başkan da konuşma yaptılar, ama Erman Şahin’in oğlu Hamdi Şahin’in sözleri ile nokta koyalım:

Muğla, vefanın kentidir. Kendisine hizmet edenleri unutmayan bir şehir olması, bizler için büyük bir anlam taşıyor. Babam, hem belediye başkanı hem milletvekili hem de bakan olarak Muğla’ya büyük emek verdi. Bugün onun isminin, böyle anlamlı ve topluma hizmet edecek bir tesiste yaşatılıyor olması, ailemiz adına büyük bir gurur ve onur kaynağıdır. Bu vefa için başta Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

---------------                           ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Adalet evrenin ruhudur. --Ömer Hayyam