İlkokulda bizlere insanlığın yaşadığı tarih çağlarını şöyle öğrettiler:
Eski Çağ, (M. Ö 3300 öncesi) İlk Çağ ( M.ö: 3300-MS 300) , Orta Çağ (300-1453), Yeni Çağ (1453-1789), Yakın Çağ (1789 ve sonrası)
Eski çağlar, taşlı çağlardı, ilk çağlarda demir ve tunç kullanılmaya başlanmış; Orta Çağ Roma’nın bitişi, Bizans’a geçişle başlamış; Yeni Çağ 1453’te Bizans’ın çöküşü ile başlayıp 1789 Fransız İhtilaline kadar devam etmiş; 1789 Fransız İhtilali ile de Yakın Çağ başlamış. Bizler ve Avrupalılar bunu böyle ezberledik ama dünyanın büyük bir kısmında bu tasnif kullanılmaz. Bu tasnif Çinli için, Japon için, Filipinler için, Afrika için, Amerika kıt’ası için hiçbir şey ifade etmez. Bir Güney Amerikalı, 1453’te Fatih’in İstanbul’u alıp çağ değiştirdiğini hiç öğrenemedi mesela. Afrika yerlileri için 1789 Fransız İhtilali hiçbir anlam taşımıyor. Filipinlere göre bunlar olmuş veya olmamış hiç önemli değil. Olsa olsa bu bilgiler onlara sömürgecilik çağında gitti ama hiç etkilenmediler bu bilgiden.
Yani, bu çağ tasnifi sadece Avrupa merkezli bir tasnif ve insanlığın ekseriyeti için hiçbir şey ifade etmiyor.
İLKEL VE BASİT İLETİŞİM ÇAĞI
Bana göre insanlık tarihinin akışını ve çağlarını belirleyen temek husus “iletişim”dir. İnsanlığın tarihini iletişim teknolojisinin gelişimine göre tasnif etmek daha mantıklı ve daha kapsayıcıdır.
İlk iletişim teknolojisi, belki dumanla veya sesle haberleşme idi ve tabiidir ki bu teknolojinin “kapsama alanı” çok dar idi. Duman görme, ses de işitme alanı ile sınırlıydı. (Karadeniz Bölgesindeki ıslıkla haberleşmenin kökeninin çok eski olduğunu biliyoruz. Islık çok tiz bir ses olup daha uzağa gitse de nihayetinde sesin kapsama alanının belirli bir sınırı var.)
Sonra “belgeli iletişim çağı” başlamış olsa gerek. Kil tablet, ince düz taş, kim bilir kaç bin yıl kullanıldı. Arkasından deri, kumaş, papirüse yazılı iletişim çağı gelmiştir herhalde. Sonra kâğıt belgeli iletişim çağı. Tabii buna sadece mektup ve ferman benzeri belgeleri dâhil etmek doğru değil; bu dönem kitapların da ortaya çıktığı dönemdir ve aslında en esaslı iletişim çağı “kitaplı iletişim çağı”dır. Çünkü insanlık bilgilerini kâğıtlara yazıp kitap hâline getirerek bilgiyi kendi çağında geniş coğrafyaya ve kendilerinden sonraki çağlar için de ileri zamanlı bir yayılmaya imkân sağladılar ve bu iletişim tekniği hâlâ en etkili teknik olarak yaygındır.
Sonraki gelişmeleri takip için sizi internette dolaşmaktan kurtarmak için kısaca özetleyeyim:
Belgeli iletişim çağının ilk büyük atılımı gazetedir ve ilk gazete 1605 yılında Johann Carolus tarafından çıkarılmış; daha sonra geliştirilmiştir.
SES VE GÖRÜNTÜ İLETİŞİMİ
Haberleşme teknolojisinin ilk teknolojik adımı 1792 yılında Claude Shappe tarafından atılmış ve adına “telgraf” denmiştir. Bu sistem 1830 yılında Joseph Henry tarafından geliştirilerek ses ile tensil edilen nokta-çizgi sistemli iletişim oluşturulmuştur.
Kitap teknolojisine paralel olarak gelişen ve onu destekleyip zenginleştiren iletişim teknolojisinin ilki “fotoğraflı iletişim çağı”nı başlarmıştır. Tarih 1826-27’dir. Joseph Nicephore Niepce, ışığa duyarlı levhalar üzerine görüntü işlemeyi keşfetmiş ve böylece insanlık “görüntülü iletişim çağı”na adım atmıştır.
Görüntü sabitlemeyi başaran insanoğlu iletişimin esaslarından bir olan ses iletmeyle de uğraşmış ve Graham Bell, 1876 yılında tel üzerinden ses iletmeyi, yani telefonu icat ederek, ses iletişiminde yeni bir çağ başlatmıştır.
Sabit/donuk görüntü insanı tatmin etmemiş ve 1895 yılında Lumiere kardeşler ilk hareketli fotoğraf gösterisini, yani sinemayı keşfederek insanlık tarihinde yepyeni bir çağa öncülük etmişlerdir.
Kitapla iletişim imkânından sonra ses ve görüntü kaydederek sesli ve görüntülü iletişim peşine düzen insanoğlu 19. Yüzyıl bittiğinde bunları başarmıştı. Geriye ses ve görüntüyü anlık olarak iletmek söz konusuydu ve bunu da 1923 yılında televizyonu icat ederek başardı.
VE CİLALI İNTERNET ÇAĞI
İnsanlık 1969 yılına kadar, mektup, kitap, gazete, telgraf, fotoğraf, ses-telefon, radyo ve televizyon aşamalarını geçen insanlık 29 Ekim 1969 tarihinde “internet” ile tanışarak tarihin en büyük iletişim devrimini gerçekleştirmiştir. Bir ara kullanılıp hemen terk edilen “teleks” ve “faks” da internetin bir parçasıdır.
İnternet 1990 ortalarında yaygınlaşıp bütün insanlığın ortak malı olunca (Orta Afrika ve bazı Avustralya yerlileri hariç) önce elektronik posta (e-mail) gelişti; arkasından büyük bir boca oluşla web sayfaları, youtube ve benzerleri, sms, messenger, chat, sosyal medya (Facebook, twitter-x, instagram) ve whatsapp günlük hayatımıza girdi ve hepimiz aslında “cilalı iletişim çağı”na girmiş olduk
Bu tespitler çerçevesinde insanlık çağını şu şekilde tasnif etmek gerekir:
İlkel İletişim Çağı: Milattan önce 3200 yılına kadar.
Basit Teknolojik İletişim Çağı: Milattan Önce 3200 yılından Milattan Sonra 105 yılına kadar) (Kil tablet, ince düz taş, deri, kumaş, papirüs üzerine yazılan yazılarla iletişim)
Kâğıt Teknolojili İletişim Çağı: (M.S. 105 yılından günümüze) (Kâğıt üzerine yazılan her şey)
Teknolojik İletişim Çağı: (1605’ten günümüze)(Telgraf, ses, fotoğraf, sinema, radyo, televizyon)
İnternetli İletişim Çağı: 1969 ve özellikle 2000’lerden sonra
***
İletişim konusunda 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın sonu, çok hızlı gelişmelerin olduğu çağ. Bizim kuşak değişimi en çok yaşayan kuşak. Radyo, telefon, televizyon, teleks, faks ve internet… Biz hepsini gördük. Bakalım bundan sonra ne gibi değişiklikler olacak iletişim konusunda.