Muğla’da oda ve borsa seçimleri yaklaşırken, herkesin konuştuğu bir konu var: Kim aday olacak, kim kiminle ittifak yapacak, hangi yönetim devam edecek? Oturdukları yere yapışıp kalanlardan ir zahmet kalkan olacak mı? Yerel yönetimler veya siyasi partiler sürece açıktan veya gizliden müdahale edecek mi?
Mesela birkaç dönem yönetiminde çalıştığı Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Başkanı Bülent Karakuş ile ilgili Odanın eski başkanlarından Mustafa Ercan “MUTSO’da 2005 yılına kadar başkanlık yapan Saim Gürsoy büyüğümüzden başkanlığı devraldığımızda en fazla 2 dönem başkanlık yapılacağı konusunda prensip kararımız olmasına rağmen mevcut başkan maalesef 6. dönem oda seçimleri için aday…” eleştirisi getirdi.
Haklı eleştiri… Ki Bodrum Ticaret Odası (BODTO) Başkanı Mahmut Kocadon’da Karakuş gibi 2005’ten beri koltukta, ama O “Aday değilim” demiş. Gerekçesini bilmiyoruz, neyse o gerekçe Mustafa Ercan’ın, Başkanı Karakuş’un “Yeter” demesi için o gerekçenin ortaya çıkmasını beklemesi gerekiyor…!
Tabii Mustafa Ercan eleştirisinde haklı, ama keşke bu eleştiriyi Karakuş’un karşısına çıkacak adaylar yapsaydı…
*
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) mevzuatı gereği, Türkiye genelindeki tüm oda ve borsalarda organ seçimleri için geri sayım başladı. 5174 sayılı Kanun’un 84’üncü maddesi uyarınca, 2026 yılının Ekim ve Kasım ayları içinde sandıklar kurulacak.
Bu süreç, ülke genelinde olduğu gibi Muğla iş dünyasında da taşları yerinden oynatmaya aday. Seçim takviminin işletilmesi noktasında top, ilk etapta oda yönetimlerinin ayağında. Mevzuat gereği kesin seçim tarihini doğrudan oda yönetimleri değil, İlçe Seçim Kurulu Başkanı olan hâkim belirliyor.
Ancak o mekanizmanın çalışması için öncelikle odaların resmi başvuruyu yapması şart. Dolayısıyla Muğla’da Bodrum Ticaret Odası (BODTO), Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO), Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası (FTSO), Marmaris Ticaret Odası (MTO) ile Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) yönetimlerinin bu süreci nasıl ve ne zaman başlatacağı merak konusu…
*
Hukuki açıdan bakıldığında, mevcut başkanların önünde hiçbir engel bulunmuyor. Eskiden iki dönem şartı vardı, o şarta göre neredeyse oda başkanlarının hiçbirisi bugün yeniden aday olamıyorlardı. Bu şart Anayasa Mahkemesi'nin 10 Ocak 2013 tarihli E.2012/128, K.2013/7 sayılı kararıyla kaldırıldı. TOBB çatısı altında artık bir dönem sınırı yok. Üyelerin güvenini kazanan isimler, diledikleri kadar koltukta kalabiliyorlar. Allah geçinden versin ölünceye kadar yapabilirler!
Nitekim Muğla’daki tabloya baktığımızda adeta bir “istikrar” hafızası karşımıza çıkıyor:
MUTSO’da (Muğla Merkez) Bülent Karakuş, geçmişteki 3 döneminin ardından 2022'de yeniden seçilerek toplamda 4'üncü dönemine ulaştı ve 2026 için de yeniden aday olacağını erkenden duyurdu.
Karakuş şahsi olarak 16 yıldır o koltukta. Ekip olarak 21 yıldır oradalar…
BODTO’da Mahmut Serdar Kocadon 2005’ten beri kesintisiz 5 dönemdir (21 yıldır) başkanlık koltuğunda oturuyor, ama Kocadon aday olmuyor. Şimdilik iki aday var; Erdem Ağan ve İbrahim Akkaya gibi güçlü isimler adaylıklarını ilan ederek yarışı başlattı.
İbrahim Akkaya Malatya doğumlu bir Yüksek Mimar İş İnsanı… Bodrum doğumlu Erdem Ağan ise yaklaşık 18 yıldır oda yönetimlerinin içinde, üstelik son dönemde Kocadon'un başkan yardımcısı. Bir başka dikkat çekici nokta ise “bir grubun değil, tüm üyelerin yönetimi” iddiasında olan Akkaya'nın, başkan seçilmesi halinde yalnızca bir dönem görev yapmayı düşündüğünü açıklaması. Bu noktada şu soru da soruluyor:
Kocadon’dan sonra aday olan Ağan gerçekten bir “değişim” mi getiriyor, yoksa 21 yıldır sistemin içinde olan bir ismin içeriden değişim önerisi mi?
*
MİTSO’da Reşit Özer, eski meclis başkanlığı dönemlerinin ve Nazmi Doğru’nun başarılı başkanlık döneminin ardından tam 3 dönemdir (13 yıldır) yönetim kurulu başkanlığını firesiz yürütüyor. Nazmi Doğru’ya “Aday mısın?” dedim, “Milas için o noktada elimden geleni yaptım. Şu anda Milas’a ve Bodrum’a İMEAK Deniz Ticaret Odası’nda hizmet etmeye çalışıyorum. Ayrıca Milas’a denizcilikle ilgili önemli bir projenin yoğunluğu içindeyim.” diye karşılık verdi.
Görünen o ki şimdilik Reşit Özer tek aday…
FTSO Başkanı Osman Çıralı 2 dönemdir bu görevde, ama Kocadon gibi Onunda aday olmayabileceği söyleniyor. Ancak karşısında Meclis Başkanı Kemal Hıra’nın aday olabileceği ve Belediye Başkanı Alim Karaca’nın desteğini alabileceği konuşuluyor. Tabii “Burada Hasan Özyer’in dediği olur” diyenler de var. Arkadaşımız Orhan Okutan’a “Orada neler oluyor?” diye sordum, gülerek “Fethiye'de sandık açılmadan kimseye inanasım gelmiyor, rüzgâr vurdukça dönüyorlar.” diye karşılık verdi…
MTO Başkanı Süleyman Mutlu Ayhan da 2’nci döneminin sonunda, ama Marmaris’ten Ercan Arslan arkadaşımız önceki Başkan Mehmet Baysal’ın 2019 da Marmaris Belediye Başkanlığı aday adaylığı nedeniyle görevinden ayrıldığını anımsatarak “Mutlu Ayhan o zaman Baysal’ın yönetimi içinden seçilmişti. Hatta Baysal aday olamasa da geri dönmedi. Ayhan seçilerek göreve devam etti. Yani bir buçuk dönemdir görevde. 2026 için adaylığını resmen ilan etti.” dedi.
Şu ana kadar Mutlu Ayhan’ın karşısına çıkan bir aday görünmüyor…
*
Tabii mesele sadece teknik bir seçim takviminden, kimin kaç dönemdir görev yaptığından ya da yeni dönemde kimlerin aday olacağından ibaret değil. Asıl konuşulması gereken, bu odaların üyeleriyle kurduğu bağın niteliğidir.
Bugün Muğla’nın 13 ilçesinde kime dokunsanız, esnaftan ve tüccardan benzer sesler yükseliyor. İş dünyasında, odaların sunduğu hizmetlerin ödenen aidatların gölgesinde kaldığı yönünde ciddi bir sitem var. Birçok üye, bu yapıların zaman zaman sadece “aidat tahsil eden ve protokolde boy gösteren” kurumlara dönüştüğünü dile getirerek eleştiriyor.
Kuşkusuz bu tepkiyi tüm üyelere genelleyemeyiz; ancak seçim dönemleri, bu birikmiş sitemlerin sandıkta muhasebesinin yapıldığı günlerdir. Çünkü asıl soru şudur: Üyeden alınan aidatlar nereye harcanıyor? Bu kurumlar üyelerinin kronik ekonomik sorunlarına ne kadar dokunabiliyor?
Daha da önemlisi, ülkenin ekonomik olarak zor günlerden geçtiği, her fırsatta vatandaşın cebindeki ya da yastık altındaki birikimlerin konuşulduğu bir dönemdeyiz. Madem şeffaflık ve ekonomik gerçekler masada, o halde merceği biraz daha yukarı tutmak gerekiyor. Sadece vatandaşa değil; TOBB, TESK ve büyük sendikaların genel merkezlerine de bakmalıyız;
Bu devasa yapıların bankalardaki nakit birikimleri, iştirakleri ve gayrimenkul varlıkları kamuoyuna ne kadar açık? Üyelerin sırtındaki aidat yüküyle büyüyen bu mali güç, yine üyenin ve kamunun yararına ne kadar etkin kullanılıyor?
Ekonomik yükün tabana yayıldığı bir düzende, tavanı tutan kurumların mali yapılarını sorgulamak “üyelerin” demokratik hakkı olduğu kadar bir gazetecilik görevidir de…
Muğla’daki oda seçimleri, onlarca yıldır aynı isimlerin ya da yeni aktörlerin sadece koltuğa oturacağı bir yarış olmamalı; kurumsal şeffaflığın ve hesap verebilirliğin yüksek sesle talep edildiği bir milat olmalıdır…
*
Ama olmuyor işte…
Bülent Karakuş için düne kadar “Muğlalılar söylemez söylenir, sonra aynı isimler eteğine yapışır Karakuş yine seçilir” deniyordu. O yüzden olmalı Karakuş’un karşısına bir başka “Muğlalı” aday çıkmıyor. Fotoğraf bu…
Muğla’da MİTSO Milas'ta, BODTO Bodrum’da, MTO Marmaris’te, FTSO Fethiye ve Seydikemer’de yetkili… Öteki ilçeler Kavaklıdere, Yatağan, Ula, Datça, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman ve Menteşe ise MUTSO’nun yetki alanında… Burada güçlü olan ise Bülent Karakuş değil, Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman’a hâkim olan Mevlüt Acar’dır. Bence Karakuş değil Acar “Yokum” dese, çok sayıda aday çıkacaktır. Mevlüt Acar “sonuç belirleyici” geçilmez armada…
Hal böyle iken Muğla Müteahhitler Derneği Başkanı Efkan Zeytinoğlu “Ben varım” dedi… Kars doğumlu Efkan Zeytinoğlu okumak için geldiği Muğla’da kalıp “iş insanı” olanlardan…
Seçilir mi? … Menaf Kıyanç’ı Muğlaspor Başkanı yapan Muğla, Efkan Zeytinoğlu’nu neden MUTSO Başkanı yapmasın? Ki Mevlüt Acar’ı aşarsa bu mümkün… Aşamasa da birkaç arkadaşıyla mecliste yer alabilir… Net konuşmak için erken, ama adaylığını açıkladığı yemekteki söylemleri dikkat çekiciydi.
Kendisiyle tanışma imkânım oldu. “Ne yapacaksınız?” diye sordum, “Bülent Karakuş 20 yıl ne yaptı ki bana ne yapacağımı soruyorsunuz?” dedi, beni şaşırttı… İddialı bir aday…
En iyisi bir başka yazımda detaylı ele alalım…
*
Mustafa Ercan’ın açıklaması ile noktalayalı. Ercan sosyal medyada “2005 yılına kadar başkanlık yapan Saim Gürsoy büyüğümüzden başkanlığı devraldığımızda en fazla 2 dönem başkanlık yapılacağı konusunda prensip kararımız olmasına rağmen mevcut başkan maalesef 6. dönem oda seçimleri için aday… Birde başkanlık yapmak isteyen devredebileceğim kimse yok deme gafletinde bulunmuş ki; bu odanın 10.000’e varan üyesine düpedüz hakaret… Yani başkan özetle ‘Mevcut meclis üyeleri arasında ve tüm üyelerin içinde benden daha donanımlı, liyakatli başka oda üyesi bulunmuyor demeye getiriyor. Sen yapıştığın koltuğu bırak bakalım ne cevherler çıkacak. Bu gerçekten tamda böyle mi elbette bunu üyeler takdir edecek…” diye paylaşım yaptı.
Aklıma bir siyasinin yıllar önceki “Muğla'da adam olsaydı ben il başkanı olmazdım” ifadesi geldi. Ne çok tepki göstermiştik. Oysa haklıymış… Karakuş o siyasinin haklılığını tescil etmiş…
Ben yorum yapmayacağım. Noktayı şimdilik soruyla koyalım:
Bülent Karakuş’tan kurtulmanın yolu kendisinin bırakması mı beklenecek, sen neden aday olmuyorsun?
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ: Bir insanı tanımak istiyorsanız onu büyük bir mevkiye geçiriniz. --Jean de La Bruyere