Bizler neyzen Ahmet Doğan Özeke’yi 2000 yılında yayımlanan Neyzenler Kahvesi adlı kitabıyla tanıdık. Meğer rahmetli 1998 yılında Muğla’da ebediyete irtihal eylemiş. Yaşadığı sağlık sorunları yüzünden doktoru öyle bir yer tarif etmiş ki, meğer o tarif Muğla’ya uygunmuş. Bunu da Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün tavsiye etmiş ve Özeke 1990’da Muğla’ya yerleşmiş. Süleyman Seyfi  bey, rahmetliden ney üflemeyi talim eylemiş, sohbetlerinde bulunmuş ve son dönem neyzenlerinin müdavimi olduğu neyzenler kahvesini yazması için teşvik etmiş.

Bizler Özeke merhumun Muğla’da yaşadığından habersizdik ama haberi olanlar varmış. Mesela 13 Nisan 2025’te kaybettiğimiz öğretmen Şerif Şalk hoca, Özeke ile irtibatı olan birisiymiş ve çocuklarına Özeke’den ney üfleme dersi aldırmış. Üflemeli çalgı merakı hayli yüksek olan Mimar Ertuğrul  Aladağ, ondan ney dersi almış ve 1999 yılında “Osmanlı 700 Sempozyumu”nda ney üflemesinin sebebi, ondan ney dersi almasıymış. Geçen yıl rahmetli ile ilgili paylaşımları yapınca sosyal medyadan Aynur Biricik hanım ulaştı bize ve rahmetlinin oturduğu evleri anlattı kısaca ve rahmetlinin çalışmalarını bilgisayara aktarma işini yaptığını söyledi. Gene sosyal medyadan bize ulaşan, onu yakından tanımış olan ve kabrinin ilk hâlini yaptıran Cenk Behram Su, onun insanî boyutunu anlata anlata bitiremedi.

***

Gecen yıl, hem rahmetli Özeke’nin mezarını yaptırdık hem de kabri başında bir anma töreni gerçekleştirdik. Sevgili Özkan Demirtaş kardeşimiz, Allah kendisinden razı olsun, kabrini mermerden yaptırdı. Bizler de Türkiye Yazarlar Birliği Muğla İl Temsilciliği olarak kabri başında mütevazı bir anma töreni gerçekleştirdik. Ziya Karabulut hocamız Yasin-i Şerif okudu, rahmetli Ahmet Fatih Ceylan kardeşimiz duasını yaptı; Marmaris’ten gelen  Mustafa Kemal Güngör kardeşimiz de ney üfledi…

Geçen sene gerçekleştirdiğimiz anma toplantısında, onu tanıyanlarla bir panel düzenlemeyi planladığımızı söylemiştik. Önce onun yakından tanıyan Şerif Şalk hocamız ile görüştük. Rahatsızdı ve sağlığına kavuşur kavuşmaz böyle bir toplantıda konuşmasının kendisi için bir onur olacağını söyledi ve Özeke’den ney öğrenen oğlunun da konuşabileceğini belirtti. Çok sevindik tabii… Ama maalesef Şerif hoca bir türlü sağlığına kavuşamadı ve onu 13 Nisan günü kaybettik.

Ahmet Doğan Özeke ile ilgili bir konuşmayı da kardeşimiz Ahmet Fatih Ceylan yapmak istedi  ve Neyzenler Kahvesini okuyup bu konuda konuşabileceğini belirtti. O da çok güzel hazırlandı. Kitabı okudukça heyecanlandı… Bazı yerlerini heyecanla anlattı… Sorular sordu… Konuştuk… Tartıştık… Ama Şerif hocamızın sağlığı bir türlü düzelmediği için toplantıyı da gerçekleştiremedik… Allah’ın takdirine bakın ki, Şerif hocamızı kaybettiğimiz 13 Nisan gününden 3 gün önce sevgili kardeşimiz Fatih Ceylan elîm bir trafik kazası geçirdi ve 19 Nisan günü de onu kaybettik. Allah’ın takdirine bakın ki 6 gün arayla iki Ahmet Doğan Özeke konuşmacısını ebedî âleme uğurladık.

Ne yazık ki, iki acı ölümün çerçevelediği bir süreçte Ahmet Doğan Özeke toplantısını gerçekleştiremedik ve bu sene 20 Haziran günü kabri başında anarken daha bir hüzünlüydük. Sevgili kardeşimiz Fatih de Şerif hocamız da bedenen yanımızda değildi ama gönüllerimizde ve ruhumuzda bizlerle beraber mezarın başında idi.

***

Ahmet Doğan Özeke, ahir-i ömrünü Muğla’da geçirmiş ve burada Neyzenler Kahvesi kitabını yazmış ve Türkçenin etimolojik sözlüğünü yazmaya başlamış biriydi. Öbür yandan ney üfleme merakı olanlara da son klasik gelenek metodu ve üslubuyla ney üflemeyi öğretmişti.

Şimdi bize düşen görev, rahmetli Özeke’yi tanıyanları bir araya getirip onun Muğla günlerini ve irfan boyutunu konuşmak olmalı. İnşallah kurumlarımızın desteği ile bunu da gerçekleştirir, Muğla’nın bir değerini kamuoyuna mâl etmiş oluruz.