Datça’nın ‘yabanileşmiş’ eşeklerine ilk ve en fazla sahip çıkan deneyimli gazeteci, Halk TV yazarlarından Sedat Kaya oldu. Saymadım, hafta sonunda kaç yazı kaleme aldı bilmiyorum, 22 Haziran Pazar günü kaleme aldığı son yazısına “Datça’ya Şimdi Bir Eşek Heykeli Yakışmaz Mı?” başlığı attı.

Sedat Kaya 20 Haziran Cuma günü ilk yazısına da “Ne istediniz bu hayvanlardan? Bu nasıl vicdan?” başlığı atmıştı. Bende 21 Haziran Cumartesi günü öğleden sonra toplama operasyonunda kamyonet kasasına “balık istifi” yapılmış birisi hamile eşeklerin fotoğrafı ile şu satırları paylaştım:

“Bu fotoğraf Datça'dan... Herkes paylaşıyor. Ben de paylaşayım dedim... Merak ediyorum, yurt dışında, ülkemize, Datçamıza turist gönderen ülkelerde nasıl paylaşılıyor acaba? Sadece vicdansız değil, sorumsuzsunuz da...”

Eşeklere neden “eşek” denmiş bilmiyorum, ama “Eşeklik yapma” diye uyarılan da biz “insanlar” olmuşuz... Boşuna da denilmemiş...

Sedat Kaya’nın önerisi hayata geçirilirse, eşeklere yaptığımız eşeklik affedilir hale gelebilir...

+

Ancak heykel yetmez... Sedat Kaya “Bu Ülkede Eşek Olmak Bile Suç” başlıklı ilk yazılarından birinde “Yol kenarında başını güneşe çevirmiş bir yaban eşeği düşünün. Sessiz. Gölgeye sığınmış. Belki biraz yorgun ama özgür. Kimi zaman bir araç yavaşlar, içinden biri camı indirip gülümser; ‘Datça’ya geldik işte.’... Çünkü bu hayvanlar buranın imzasıdır. Tabeladan önce karşılar insanı. Yolun kenarında birer hatırlatmadır onlar; ‘Hala doğa var. Hala yaban hayatı direniyor.’... Ama şimdi bu güzellik zorla bozuldu. T.C. Muğla Valiliği bir yazı gönderdi Datça Belediyesi’ne; ‘Balıkaşıran bölgesindeki yaban eşeklerini toplayın.’...” derken, “Atlar, Eşekler ve Medeniyet Ölçüsü” başlıklı yazısında ise şu ifadelerde bulunuyordu:

İngiltere’nin güneyinde, yüzyıllardır atların özgürce dolaştığı bir orman var; New Forest.

Burada insanlar, yolları bir midillinin kesebileceğini biliyor, trafikte acele etmiyor. Çünkü o at orada sadece bir hayvan değil, doğanın, kültürün, zamanın parçası. Tıpkı bir taş gibi, bir meşe gibi, varlığıyla ormanın dengesini tamamlıyor. Bu atlar bölgeye yoğun turist çekiyor. Orada işler farklı yürüyor. Yaban atlarının (özellikle New Forest ponileri) gece araçlar tarafından ezilmemesi için boyunlarına fosforlu bantlar takılıyor. Yollara uyarı tabelaları konuyor: ‘Yavaşlayın, serbest at bölgesi.’...

Bu yazının altına bende Datça’nın “Acelen var da ne işin var Datça'da” diyen tatil mottosunu koydum...

+

Tabii bu motto sanırım 2022 de yaygınlık kazandı ve “Datça’nın boku çıkarılmadan önceki hali” için daha geçerliydi. Ki Datça, tıpkı Halikarnas Balıkçısının Bodrum’u gibi, Can Yücel’in Datçası, yani “acelesi olmayanların” Datça’sıydı...

Datça’ya “medeniyetin yolu” gelmeden önce “Dünyanın en saygılı kamyon şoförlerinin” sefer eylediği, iki aracın yan yana geçemediği yollarda trafik kazası olmazdı. Üstelik bu yabanileşmiş eşekler o zaman da vardı... Ve Cittaslow Şehirler, Slow food akımları daha ortada yokken Datça’da yaşam “yavaştı”, zaman yavaş akıyordu...

Yoksa o şoförler, Datçalılar huy mu değiştirdiler?

Galiba Datça’ya gelenler değişmeye, “Huyu değişikler” çoğalmaya başladı... Bu insanlığın bokunda para bulunmuş yeni nesli “iki ayaklı eşekgiller” türü gittikleri, yaşam alanı seçtikleri yerde 4 ayaklılara, kanatlılara, eklem bacaklılara, sürüngenlere, başka canlılara yaşam hakkı tanımıyorlar. Muhtemelen bunlardan birileri Valiliğe dilekçe vermiştir. Ki Valilik’ten Datça Belediyesi’ne gönderilen resmi yazıda, “Muğla İl Hayvanları Koruma Kurulu” kararı gerekçe gösterilerek, yaban eşeklerinin “ivedilikle toplanması” istenmiş...

Kedileri, köpekleri topladıkları gibi topladılar, rezil olduk...

Gelin bu hayırsızlığı hayra çevirelim, Datça’nın girişine “Eşeklerin Dikkatine” deyip, “Acelen var da ne işin var Datça'da?” sorusunu soran tabelayı dikip, bir adım ötesine “ Dikkat Eşek Çıkabilir” tabelasını da çakalım...

Bizim İngilizlerden neyimiz eksik, New Forest’e karşı “New Datça Donkey Nature” ü yaratalım...

Zor mu? Oysa o balık istifi eşek yüklü kamyonet fotoğraflarının kaçırmış olabileceği turistin 10 değil 100 katı turist çekilebilir Datça’ya...

+

Eşeklerin saçma bir gerekçe ile durumdan vazife çıkaranların hoyratça “eşek toplama operasyonundan” sonra Sedat Kaya’nın, üç güne aynı konuda 10’un üzerinde yazı nasıl sığdırılır bilmiyorum, eline yüreğine emeğine sağlık, o uyarıcı yazıları ile benim yukarıdaki paylaşımımdan sonra bizim Vatandaş Ahmet, Ahmet Tan Karaosmanoğlu beni aradı “Ben bu hayvanlara sahip çıkacağım, çocuklar için çiftlik kuracağım” dedi. Yapar mı yapardı...

Ama o zaman ben “Sana vermezler” dediysem de Cimer üzerinden Muğla Valiliği’ne başvurusunu yapan Vatandaş Ahmet bir de sosyal medyada girişimi ile ilgili paylaşımda bulundu ve hayvanseverlerin, merhametli insanların yüreklerine su serpti.

Biz Valilikten cevap beklerken, bu arada ertesi gün (22 Haziran Pazar) Milas’ta Halk TV tarafından yine “doğa” için yapılan ve canlı yayınlanan programa Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz  ve Muğla Milletvekilleri ile katılan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı  Ahmet Aras’tan, “Onları doğal ortamlarında yaşatacağız” açıklaması geldi. Medyada, sosyal medyada “Ahmet Aras eşeklere sahip çıktı” başlıkları attı. Sağ olsun çıkar...

+

Canlı yayında Muğla Valiliği'nin kararına şerh koyduklarını belirten Ahmet Aras Başkan “Bu hayvanlara Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak sahip çıkacağız ve onları doğal alanda yaşatacağız" dedi. Yabanileşmiş eşekler toplanırken yapılan uygulamaya da karşı olduklarını söyleyen Aras Başkan “Hayvan haklarına aykırı kabul edilemez bir uygulama. Büyüksehir olarak gereken desteği vereceğiz" ifadesini kullandı.

Benim anlayamadığım, Şubat ayında Muğla Valiliğinde bu “toplatma kararı” alınırken, karara şerh koyan Ahmet Aras Başkan “Sayın valim biz bu toplatma işini sıcak bulmadık. Bunun sonu gelmez. Biz Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak yapılacak uygulamayı da doğru bulmuyoruz. Onları bulundukları alanda korumaya talibiz” diyebilirdi, acaba neden demedi?

Sanmıyorum, ama Başkan Aras “Hele bir karar uygulansın. Tepkileri görelim, sonra çıkar onlara sahip çıkarız” diye düşünmüş olabilir mi? Bilmiyoruz tabii, ama öyleyse de bunu hesapta olmayan Vatandaş Ahmet bilmeden bozmuş oldu.... Ki Vatandaş Ahmet’in ardından bir de Seren Serengil çıktı. Eşeklere sahipleneceğini açıkladı. Dün de Ajda Pekkan çıktı ve artık “eşek skandalı” yerel bir mesele olmaktan da çıkmış oldu...

Benim aklıma da Muğlalıların “Ölmüş öküze bıçak çeken çok olur” diyen ünlü sözü geldi...

Tabii ülkemizde sadece iki ayaklı eşeklerin değil, iki ayaklı öküzün de bolca bulunduğu unutulmamalı...

+

Olup bitenler karşısında Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt da bir açıklama yaptı. “Topladıkları eşekleri nisafir ettiklerini” belirten Başkan Aytaç Kurt, eşeklerin “yabanileşmiş canlılar” olarak doğada kalmaları gerektiğini Valilikteki kurul toplantılarında sözlü ve yazılı olarak söylediklerini, ancak 19 Şubat 2025 de yapılan toplantıda, kendilerinin ve diğer bazı kurum temsilcilerinin, CHP’li belediyelerin itirazlarına rağmen kararın oy çokluğuyla kabul edildiğini belirterek şöyle dedi:

Karar sonrası Datça Belediyesi olarak 16 Mayıs 2025 de yazılı bir itirazda bulunduk. Eşeklerin doğada serbest yaşayan yılkı atları gibi değerlendirilmesi gerektiğini savunduk. Ancak bu itiraza karşılık olarak, karara uyulmaması halinde 4483 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında işlem başlatılacağı uyarısıyla karşılaştık. Bu süreçte 13 Haziran 2025 de Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından belediye hakkında ön inceleme başlatıldı.

Datça Belediyesi’nin yapacağı kalmamış. Büyükşehir Belediyesi’nin varmış, ama toplantıda söylememiş olmalı ki, Milas’ta açıklama yapıldı.

Bakalım Muğla Valiliği, Ahmet Aras Başkan’a ne diyecek, bekleyip görelim...

+

Ajda Pekkan’ın da ortaya çıkması üzerine Sedat Kaya dün “Olacağı Buydu” başlığı ile şu paylaşımı yaptı:

Ortada sadece hayvan hakları değil, aynı zamanda şeffaflık ve kamusal güven meselesi var. Üstelik ülke genelinde ‘Hamile eşeğin yavrusunun öldüğüne’ ilişkin bir algı da var. Gerçek mi? Bilmiyoruz. Ama işte sorun da tam burada. Bilmiyoruz. Çünkü süreç kapalı kapılar ardında yürütülüyor. Oysa yapılması gereken çok basit. Basın mensuplarına eşeklerin tutulduğu alanı aç. Gelsinler, görsünler, yazsınlar. Yavru yaşıyor mu, hayvanların ortamı uygun mu, veteriner gözetimi var mı? Tüm Türkiye öğrensin... Halkla ilişkiler, birkaç kişinin bir odada aldığı kararlar değildir. Halkla ilişkiler, halkla birlikte olmaktır. Açık olmaktır, dürüst olmaktır. Hele ki doğaya ve canlılara dair bir meselede, hiçbir şey gizli yürütülemez. Çünkü toplumu bilgilendirmemek, söylentiye, korkuya, öfkeye dönüşür. Ve sonunda bir Ajda Pekkan çıkar, ‘Eşeklerden biri ölmüş, ikisi hamileymiş’ der. Datça Belediyesi sustukça, insanlar ona inanır.

Haksız mı? Elbette değil, başta “Eşek heykeli” olmak üzere önerileri de dikkate alınmalı..

+

Vatandaş Ahmet eşekleri alabilseydi ne yapacaktı?

Kendisinin Menteşe kırsalında etrafı çevrili arazisi var. Burayı çiftlik haline getirip, kapısına “İki ayaklı değil 4 ayaklı eşeklere aittir. Bir de Çocuklara” diye yazacaktı. Burada çocukların eşeklerle ilişki kurmaları, binip gezmeleri, sütlerinden kanser tedavisi görenlerin ve emzikli annelerin yararlanmalarını sağlayacaktı. Kendisi “At çiftliği oluyor da eşek çiftliği neden olmasın?” diyordu...

---------------                 ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. --Blaise Pascal