Fethiye KörfeziFethiye'nin gözbebeği. Turizmin can damarı. Teknecinin ekmek kapısı, balıkçının umudu, kentin geleceği… Ama yıllardır aynı sorunla karşı karşıya. Balçık, kirlilik ve verilen ama bir türlü tutulmayan sözler…

Şimdi ise BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan’ın himayesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Sıfır Atık Mavi Projesi kapsamında Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde iki büyük proje hayata geçiriliyor.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Fethiye'de “Mapa-Şamandıra Sistemi ve Fethiye Dip Çamuru Temizliği Lansmanı”nda yaptığı konuşmada İki dip tarama gemimizle sahada çalışacağız. Yaklaşık 600 hektarlık alanda biriken 16 milyon metreküp dip çamurunu üç yıl içerisinde Fethiye Körfezi'nden çıkarıp atacağız.” dedi…

Önceki gün gerçekleştirilen tanıtım törenine geleceği duyurulan Emine Erdoğan katılmazken, Bakan Kurum’a, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, AK Parti Milletvekilleri Yakup Otgöz ve Kadem Mete, Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, AK Parti İl Başkanı Cengizhan Güngör, MHP İl Başkanı Emrah Oltulu, ilçe belediye başkanları, AK Parti ilçe örgütleri eşlik etti.

Ancak bu çok önemli toplantıda kalabalıklar oluşmazken, dip temizliği ile ilgili butona basılırken ve törenden sonra kaymakamlıkta yapılan toplantıya MHP İl Başkanı Oltulu’nun davet edilmemesi dikkat çekti. Bir diğer dikkat çeken ise, o butona basanlardan biri olan Ahmet Aras’ın Bakan Kurum’dan MAPA-Şamandıra Sistemi’nin Muğla’nın öteki koylarında da uygulanmasını isteyip çalışmalarla ilgili herkese teşekkür ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ayrıca MUSKİ için finans kaynaklarıyla ilgili verdiği imza için teşekkür etmesi dikkat çekici oldu…

*

2009’DAN BERİ SÜREN BİR “TEMİZLEYECEĞİZ” HİKÂYESİ

Peki buraya nasıl geldik?

Asıl hikâye burada başlıyor. Fethiye Körfezi'nin temizlenmesi ilk kez bugün gündeme gelmiyor. 2009 yılında dönemin Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Fethiye Körfezi'nin temizlenmesi için çalışma başlatılacağını açıkladı. Haliç'in temizlenmesini örnek gösterdi. Aradan yıllar geçti.

Körfez temizlenmedi.

2019 yerel seçimleri öncesinde dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yaklaşık 250 milyon liralık bir maliyetle körfezin temizleneceğini açıkladı. Seçim geçti. Körfez kaldı.

Yerel yönetim de çeşitli açıklamalar yaptı. Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca farklı maliyetlerden söz etti. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün döneminde 2023 yılında bilimsel çalışmalar yapıldığı, körfez zeminindeki alüvyonların temizlenmesi aşamasına gelindiği açıklandı. Ama sonuç yine alınamadı…

Ve 2024 yerel seçimleri… Cumhur İttifakı'nın Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın, Fethiye ve Marmaris körfezlerindeki kirliliği seçim tartışmasının ötesinde bir çevre sorunu olarak gündeme taşıdı. Ayaydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşerek destek istediğini açıkladı. Sonrasında da gemiler bölgeye geldi.

Ayaydın Marmaris'te gemilerden birini ziyaret etti. Körfezlerdeki balçığın temizlenmesi gerektiğini söyledi. Fethiye Körfezi'nde 19 noktada temizlik yapılması için çalışma hazırlandığını ve iki gemiyle çalışmalara başlanacağını açıkladı.

Hatta: “Son tortu çıkana kadar buradayım.” dedi. Fethiyeliler umutlandı. Ama beklenen olmadı. Projenin sahibi Prof Dr Aydın Ayaydın seçilemedi.

Gemiler gelmişti, ama sahipsiz kalınca gitti… Kapsamlı Fethiye Körfezi temizliği gerçekleşmedi..

*

“AYDIN AYAYDIN SAYESİNDE Mİ?”

Bugün Fethiye'de sorulan soru şu: “Bu noktaya Aydın Ayaydın sayesinde mi gelindi?

Buna tek kelimeyle “evet” veya “hayır” demek kolay. Ama doğru değil. Çünkü ortada bir kronoloji var. Ayaydın, 2024 yılında körfez sorununu güçlü biçimde gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a konuyu aktardığını ve destek istediğini açıkladı. Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ile dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki’yi devreye soktu.

Bir gemi Marmaris’te temizlik çalışması yaptı. Bir gemi de Fethiye de dip çalışması başlattı.

Ancak o gemilerin gelişi, bugün açıklanan 600 hektarlık ve 16 milyon metreküplük projeyle aynı ölçekte bir çalışma değildi.

Bugünkü proje, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan’ın İzmit Körfezi’nde yürütülen dip temizliği sırasında çalışmayı tebrik ederken “Denizin derinliklerinde ekosistemin canlanmaya başlaması, balıkların ve diğer canlıların yeniden görülmesi; doğaya gösterilen özenin ve kararlılığın en somut göstergesi. Marmara’ya nefes aldıran bu kıymetli çalışmanın, Fethiye Körfezi’nde de aynı başarıyla devam etmesini temenni ediyorum.” ifadesiyle de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülüyor.

Dolayısıyla hakkaniyetli değerlendirme şu olmalı: Ayaydın'ın girişimi, körfez sorununu 2024 yılında yeniden güçlü biçimde hükümetin gündemine taşıyan adımlardan biridir. Fakat bugün başlayan kapsamlı temizlik projesi Bakanlığın daha sonraki ve çok daha büyük ölçekli çalışmasıdır.

Bu ayrımı yapmak ne Ayaydın'ın girişimini yok saymak ne de bugünkü projenin tümünü tek bir kişiye mal etmektir…

*

2026: ARTIK RAKAMLAR KONUŞUYOR, AMA SADECE ÇAMURU ÇIKARMAK YETMEZ

15 Haziran 2026'da Bakan Murat Kurum, Fethiye Körfezi'nde dip çamuru temizliğinin başlayacağını açıkladı. 8 Eylül 2026'da Fethiye'de düzenlenen tanıtım programında ise projenin kapsamı daha net ortaya çıktı. Rakamlar gerçekten büyük: 600 hektar alan. 16 milyon metreküp dip çamuru.

İki dip tarama gemisi. Üç yıllık çalışma. Bunlar artık seçim meydanlarında söylenen yuvarlak cümleler değil. Somut hedefler. Somut bir proje. Somut bir çalışma takvimi. Şimdi herkesin gözü burada olacak.

Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var. Körfezi temizlemek yalnızca dipteki çamuru çıkarmak değildir. Eğer derelerden yeni kirlilik gelmeye devam ederse, bugün temizlenen alan yarın yeniden dolabilir. Bu nedenle Ahmet Aras Başkan’ın “sadece gemi getirip temizlemekle sorun çözülmez” yaklaşımı üzerinde düşünmek gerekiyor. DSİ'nin yapacağı işler var. Büyükşehir Belediyesinin yapacağı işler var. Diğer kurumların sorumlulukları var. Altyapı ve atık su sorunları var. Derelerin taşıdığı rüsum var. Kıyıların korunması var. Deniz çayırlarının korunması var.

Yani mesele sadece “gemi gelsin, çamuru çıkarsın” meselesi değil… Körfezin yeniden kirlenmesini önleyecek sistem de kurulmalı…

*

MAPA-ŞAMANDIRA PROJESİ DE BU TABLONUN PARÇASI

Fethiye ve Göcek koylarında mapa ve şamandıra sistemiyle ilgili düzenlemeler de deniz ekosisteminin korunması açısından önemli. Kontrolsüz demirleme nedeniyle deniz çayırlarının zarar görmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Ancak burada da Fethiyelinin bilmek istediği şey çok açık:

Revize edilen proje yerel teknecilere ne getiriyor? Bağlama kapasitesi ne olacak? Kullanım şartları nasıl olacak? Günübirlik tekneler ve mavi tur tekneleri nasıl etkilenecek? Koylar gerçekten korunurken bölgedeki denizcilik sektörü nasıl ayakta tutulacak?

Bunların açık ve şeffaf biçimde anlatılması gerekiyor.

Ancak, mapa ve şamandıra sistemiyle Fethiye-Göcek te, hatta Dalaman kıyılarında “deniz çayırlarının” yeniden hayat bulacağı da bir gerçek.

Oksijen sadece ormanlarda değil deniz çayırlarında da üretiliyor. Ahmet Aras Başkan da bu yüzden “Bu sistem tüm kıyılarımıza yayılmalı” diyor…

*

BU KEZ KİM KAZANACAK?

Siyasetçiler elbette tartışacak; “Ben başlattım.”, “Ben gündeme getirdim.”, “Ben takip ettim.”, “Ben destek aldım.”, “Ben yaptım.” denilecek…

Bunların hepsi siyasetin doğasında var. Ama Fethiyeli için bunların hepsinden daha önemli bir gerçek var: Temiz bir körfez.

Eğer bu proje başarıyla tamamlanırsa, bunun siyasi kazananından çok daha önemli bir sonucu olacak; Fethiye kazanacak. Turizm kazanacak. Balıkçılık kazanacak. Tekneciler kazanacak. Doğa kazanacak. Gelecek nesiller kazanacak…

-------------- --------------

GÜNÜN SÖZÜ: Sadece yaşamak yetmez; insanın güneşe, özgürlüğe ve küçük bir çiçeğe de ihtiyacı vardır. --Hans Christian Andersen