Her şey benim “Bu şehir kendi insanına ne zaman değer verecek?” başlığını taşıyan 03.03.2026 tarihli yazımla başladı diyeceğim, ama öyle olmadı. Benim bu yazım ile il merkezi Menteşe’nin bazı sokaklarının isimlendirilmesi için alınan Meclis kararının duyurulmasının aynı güne denk gelmesi sonucu olanlar oldu.

Tabii böyle bir denk geliş ve bu denk gelişle Vatandaş Ahmet söz konusu yazımın altına “Efem,

Başlığa uygun bir Menteşe Belediyesi meclis kararı. Bu şehrin kendi insanına değer vermeyeceği alınan meclis kararından bile belli.” ifadesinde bulunmamış olsa, yazımın altından Vatandaş Ahmet’in Facebook sayfasına taşınıp büyüyen bir tartışma ve tepkiler olmayabilirdi.

Elbette o meclis kararı bir yerlerde yine bir şekilde tepkiye yol açardı, ama bu kadar da yankı uyandırmazdı.

Sakın şimdi “Vatandaş Ahmet”in sayfasını aramaya kalkmayın, bulamazsınız. Bilenler biliyor, ama Vatandaş Ahmet’e ulaşabilmek için Ahmet Tan Karaosmanoğlu’nun hesabını aramanız gerekiyor…

*

Dün Nejat Altınsoy arkadaşımızda dün “Cumhuriyet Kadınları ve Öğretmenler Kentin Hafızasında” başlığı ile kaleme aldığı yazısında “Bilindiği üzere hafta sonunda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Ancak bu yıl Menteşe’de 8 Mart’ın anlamı yalnızca etkinliklerle sınırlı kalmadı. Menteşe Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nda 8 Mart’a yönelik bir dizi önemli karar alındı. Toplantıya katıldık; alınan ve komisyona havale edilen kararları yakından takip ettik, notlarımızı aldık. Şimdi bunları sizlerle paylaşalım.” demiş.

Buraya kadar tamam… Habercilik anlamında verdiği haberlerde tamam… Tamam olmayan ise yazısının sonunda “Kişisel Yorum ve Değerlendirmeler” ara başlığı ile paylaşılan şu ifadeleri:

Bize göre, Mart ayı meclis toplantısında hem sembolik hem de toplumsal hafızayı güçlendiren önemli kararlar alındı. Ancak Cumhuriyet kadınlarının isimlerinin yaşatılmasına yönelik haberler yayınlanır yayınlanmaz, konulara dair yeterli bilgi edinmeye gerek duymadan refleks hızında yapılan kişisel yorumlar da gecikmedi. Oysa aynı mecliste Cumhuriyetin öğretmenleri de vardı. Henüz mecliste hangi kararların alındığını, komisyon raporunda ne yazdığını ve teklifin hangi gerekçelere dayandığını öğrenmeye vakit ayırmadan yapılan yorum ve değerlendirmeleri elbette anlayışla karşılıyor (!) bu tür değerlendirmelerin bilgiye dayalı bütüncül bir çerçevede ele alınmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz.

Olup bitenlere Menteşe Belediyesi’nden yanıt verilse herhalde bu kadar verilirdi…

*

Nejat Altısoy ile “Muğlalılığımız” ve Muğla’ya, Muğla meselelerine bakışımız genellikle aynıdır.

Ancak bu “Kişisel Yorum ve Değerlendirmelere” bakışına katılamıyorum.

Sevgili Nejat söz konusu yazıda Menteşe Meclisi’nde alınan kararları “Cumhuriyet Kadınlarının İsimleri Ortaköy’de Yaşayacak” ve “Sıra Cumhuriyet Öğretmenlerinde” ara başlıkları altında paylaşmış.

Ancak Belediyenin basın biriminde meclis kararları ile ilgili yapılan serviste Nejat EfeminCumhuriyet Kadınlarının İsimleri Ortaköy’de Yaşayacak” başlığı altında verdiği haber paylaşılırken, “Sıra Cumhuriyet Öğretmenlerinde” başlığı altında paylaşılan haber yoktu.

İlk etapta “Kişisel Yorumlar ve Değerlendirmeler” ise o basın biriminden servis edilen ilk haber üzerine yapıldı. Yani Sevgili Nejat’ın kendisinin yaptığı gibi Meclis Kararları bir arada paylaşılmış olsaydı, bizim Vatandaş Ahmet’in başlattığı tartışmalar olmayacaktı…

Nejat Efem o tartışmalara katılmadı, çünkü meclisi izlemişti ve basın biriminden haberin devamının gelebileceğini biliyordu. Ne var ki Vatandaş Ahmet ve diğerleri bilmiyordu. Ben de bilmiyordum.

Ki belediyenin basın biriminden (hangi akla hizmetse) ikiye ayrılan haber birlikte verilmiş olsaydı da tartışma yaşanırdı, ama başka türlü olurdu.

Yani ha Büyükşehir, ha Menteşe; bu basın birimleri atla arpayı dövüştürür…

*

Şimdi haberlere bakalım.

Nejat Altınsoy arkadaşımızın yazısında “Cumhuriyet Kadınlarının İsimleri Ortaköy’de Yaşayacak” ara başlığı altında yer alan haberdeki bilgiler basın biriminden “Cumhuriyet Kadınları Kent Hafızasında Yaşatılacak” başlığı ile şöyle servis edildi:

Menteşe Belediye Meclisi’nden 8 Mart’a Yönelik Anlamlı Karar.

Toplantıda, meclis komisyonu ve meclis üyelerinin oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda; Cumhuriyet tarihine ve toplumsal yaşama önemli katkılar sunmuş kadınların isimlerinin Ortaköy Mahallesi’ndeki cadde ve sokaklara verilmesi kabul edildi. Komisyon değerlendirme raporunda; Cumhuriyet değerlerinin yaşatılması, kadınların toplumsal yaşamda üstlendikleri öncü rollerin görünür kılınması ve tarihsel katkılarının gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla bu isimlerin tercih edildiği vurgulandı. Raporda, hekim ve insan hakları savunucusu kimliğiyle toplumsal mücadelede simge isimlerden biri olan Türkan Saylan’dan, Cumhuriyet tarih yazımına katkılarıyla öne çıkan Afet İnan’a; tiyatro sanatına kurumsal kimlik kazandıran Yıldız Kenter’den, Türkiye’nin ilk kadın pilotu ve dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’e; sahne sanatlarının öncüsü Afife Jale’den, uluslararası düzeyde tanınan Devlet Sanatçısı İdil Biret’e; kadın hakları mücadelesinin öncülerinden Nezihe Muhiddin’den, çevre hareketinin önemli isimlerinden Saynur Gelendost’a ve Türkiye’nin ilk opera sanatçılarından Semiha Berksoy’a kadar pek çok alanda iz bırakan kadınların anısının kent hafızasında yaşatılmasının kamu yararına uygun olduğu ifade edildi.

*

Bu isimler tartışılmaz, ama soralım;

Ülkemizin ilk kadın arkeologlarından ve Olimpiyatlarda ülkemizi temsil eden ilk kadın Halet Çambel, ülkemizin ve Muğla’nın ilk kadın valisi Lale Aytaman, Muğla’nın ilk kadın Senatörü ve Milletvekili Mualla Akarca, Türkiye’nin ve Muğla’nın ilk kadın kulüp başkanı Yılmazspor Başkanı Saadet Öztürk nerede? Av. Sabahat Aykın, Dr. Bedriye Gürkan, Türkiye’nin ilk kadın Baro Başkanlarından Av. Ayla Kara nerede?

*

Belediyeden ilk servis edilen haber, “Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, 8 Mart haftasında alınan bu kararın anlamına dikkat çekerek, ‘8 Mart haftasında böyle bir karar alınmasından dolayı inceleme komisyonumuza teşekkür ediyorum. Meclis olarak güzel ve anlamlı bir farkındalık çalışması yapmış olduk.’ ifadelerini kullandı. Köksal Aras, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenecek etkinliklere tüm halkı davet etti…” diye noktalanıyordu.

Cumhuriyet öğretmenlerinden söz edilmiyordu.

Nejat Altınsoy arkadaşımız bu haberle ilgili yapılan “Kişisel Yorum ve Değerlendirmeler” için “bu tür değerlendirmelerin bilgiye dayalı bütüncül bir çerçevede ele alınmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz.” diyor, ama meclis kararlarının ilk haberde verilmeyeni, onca tartışma ve değerlendirmeden sonra “Muğlalı Cumhuriyet Öğretmenlerinin İsimleri Yeni İmar Yollarında Yaşatılacak” başlığı ile servis edilen haberde “Belediye Meclisi, Mart ayı toplantısında Muğlalı ya da Muğla’da görev yapmış ve binlerce öğrenci yetiştirmiş Cumhuriyet öğretmenlerinin isimlerinin yeni açılacak imar yollarına verilmesini gündemine aldı. Dün Konakaltı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, planlanan imar yollarına; Nilüfer Caner, Osman Günsan, Sakine Şeker Özman, Feride Demircan, Artemiz Kaleli, Zeliha Korkmaz ve Hüsnü Kıvırcık isimlerinin verilmesi önergesi meclis üyelerinin oylarına sunuldu.” denildi.

Önerge, detaylı değerlendirme yapılmak üzere “İnceleme Komisyonu’na havale edilmiş. Komisyon raporunun ardından teklif yeniden Meclis gündemine alınarak karara bağlanacakmış.

Bu arada haberde Gonca Köksal Aras Başkan, halk arasında “kolejler bölgesi” olarak bilinen ve özel eğitim kurumlarının yer aldığı alanda altyapı çalışmalarının tamamlandığını belirterek, bu bölgede Muğla’nın eğitim hayatına katkı sunmuş öğretmenlerin isimlerini yaşatmak istediklerini ifade etmiş. Vatandaşlardan gelecek önerilere de açık olduklarını kaydetmiş…

*

Ne desem bilmiyorum… “Bu Menteşe Belediye Meclisinde ve belediye yönetenlerinin içinde Muğla’yı bilen yok mu? O Menteşe Kent Konseyi ne işe yarar?” diye mi sorsam… En iyisi “Menteşe Belediyesi Basın Halkla İlişkiler biriminizden Nejat Altınsoy’un ayrılmasına neden izin verdiniz?” diye sormuş olayım…İsimler konusunda yardımcı olabilirdi…

Sorulacak o kadar çok soru var ki yarına bırakalım. Yer kalmadı. Şimdilik “Sokak ve caddelere eğitimcilerin adların verilmesi Kasım ayında yapılsa olamaz mıydı?” diye ekleyeyim.

Hem “8 Mart’ı anlamlandırmak” için belirlenen kadınların içinde Sakine Şeker Özman ve Zeliha Korkmaz öğretmenler de yer almış olsa ne olurdu ki…

Bir de yarına bırakamayacağım, eğitimcilerin adlarının yaşatılması çalışmanız, 8 Mart’a denk getirdiğiniz ve yakışan isimlendirmede yaptığınız gafları ortadan kaldırmıyor…

--------------- --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Dünyanın zenginliği, küçük bir azınlığın değil, insanlığın ortak mirasıdır. --Hugo Chavez