AK Parti’nin 24. Kuruluş Yıldönümü kutlamaları dün başladı. Kutlamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşık 45 dakika süren AK Parti hikayesi anlatımının ardından başta Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu olmak üzere CHP’li ve İYİ Partili 9 belediye başkanına Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından AK Parti rozeti takıldı. Çerçioğlu burada yaptığı konuşmada istifasıyla yarattığı deprem üzerinden kinaye yaparcasına “Sayın Cumhurbaşkanım, Aydın ili birinci derece deprem bölgesi. Bundan sonra sizin desteğiyle kentsel dönüşüm seferberliği başlatmak istiyorum, şimdiden hayırlı uğurlu olsun!” dedi...
AK Parti rozeti takılan CHP’li belediye başkanları şöyle sıralandı: Özlem Çerçioğlu Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı, Umut Yılmaz: Gaziantep/Şehitkamil Belediye Başkanı, Mustafa İberya Arıkan Söke Belediye Başkanı, Mehmet Yüsran Erden Yenipazar Belediye Başkanı, Osman Yıldırımkaya: Sultanhisar Belediye Başkanı, Yasemin Fazlaca Yalova/Altınova Belediye Başkanı...
AK Parti rozeti takılan İYİ Partili Başkanlar da Mustafa Kodal Isparta/Yalvaç Belediye Başkanı, İsmail Akpınar Aksaray/Yeşiltepe Belediye Başkanı olarak sıralanırken, Kastamonu/Bozkurt Bağımsız Belediye Başkanı Muammer Yanık da AK Partili oldu...
+
CHP’de önceki gün kıyamet Aydın’dan koptu. Burada dört belediyenin birden AK Parti'ye geçmesi, CHP kanadında şok etkisi yarattı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Özlem Çerçioğlu'na baskı yapıldığını iddia ederek, “Ya içeri atıl ya da partime katıl, dendi. Bu mu sizin siyasetteki mücadele gücünüz? Olmaz olsun AK Parti’nin kara düzeni.” ifadeleriyle iktidarı sert bir dille eleştirdi.
Haber gündeme düşer düşmez Aydın’a gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ise kararların “şahsi çıkar ve ikbal” için alındığını savundu ve “Aydın halkı bu geçişlere gereken cevabı verecek, siyasi ömürleri bir sonraki seçime kadar olacak” dedi.
Züğürt tesellisi...
Ancak ne Özel ne de Zeybek partilerinin efsane topuklu efesine hakarette bulunmadılar. Sözcükleri seçerken dikkatliydiler. CHP Muğla İl Başkanı Zekican Balcı ise bana göre çok büyük gaf yaptı. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Efendiler, düşman cephede bellidir; fakat asıl tehlikeli olan içimizdeki hainlerdir.” sözünü kullanarak “Kurtuluş Savaşı’nın efeleri vatanı düşmana karşı savunurdu... Bugünün sahte efeleri ise, halkın verdiği yetkiyi saraya teslim ediyorlar. Cumhuriyet’in sofrasından kalkıp, diktanın sofrasına oturanların yeri tarih kitaplarında ‘hain’ sayfasıdır.” ifadesinde bulunmuş...
Sofra ne ya..! CHP’de kurulan sofra ‘helal’, AK Parti’de kurulan ‘haram’ mı oluyor? CHP sofrasından kalkıp, AK Parti sofrasına oturmak nasıl “ihanet” olur? O da sofra, bu da sofra...
Keşke “Cumhuriyet’in sofrasından” değil de “Cumhuriyet saflarından” deseymiş...
Ne derler, “Dervişin zikri neyse fikri odur” mu derler...
+
Önceki gün gerçekten kıyamet koptu. Kılıçdaroğlu’nun CHP’den ihraç ettiği Bolu Belediye Başkanı Av. Tanju Özcan gitmiş olsaydı bu kadar gürültülü olmazdı. “Kurtulduk” diyenler bile çıkardı!
Ancak Özlem Çerçioğlu bir sembol isim... CHP O’nu iki dönem milletvekili yapmakla kalmayıp “Topuklu Efe” ilan edip, üç dönemde belediye başkanlığına layık gördü.
Önceki günde bir günde halkımızın “sepetten silker gibi..” diye bir deyimi vardır, öyle silkildi... Neler denmedi.. Kadının patronunun oğlunu kandırıp evlendiğine kadar yazıldı... Yılmaz Özdil bile tepkisini “CHP sayesinde ‘topuklu efe’ olmuştu, CHP’siz tokyo terlik bile olamaz.” diye gösterdi...
Özdil haksız da sayılmaz. Özlem Çerçioğlu elbette CHP’siz siyasetin “topuklu efesi” olamazdı, ama bir başka alanda o ünvana yine sahip olabilirdi. Hepten çöp etmeyin kadını...
Madem keramet CHP’deydi, koskocaman efe yatağı Aydın’da başka efemi kalmamıştı? CHP Aydın örgütlerinde CHP’li kızanlar yok muydu... Özlem Çerçi elinden tutulup iki kere parlamentoya gönderilirken, üç kere şehrin emini yapılırken Aydın’ın CHP’li efelerine, zeybeklerine soruldu mu?
“Linç kültürünün” ülkemizde ne kadar güçlendiğini söylemeye gerek yok. Maalesef bu alanda CHP’lilerinde ötekilerden farkı kalmamış... Özlem Çerçioğlu önceki gün sosyal medyada adeta linç edildi. Sosyal demokratlara yakıştıramıyorum. Ya Özlem Çerçioğlu dün kalkıp “Hiçbir yere gitmiyorum” dese ne olacaktı?
+
Önceki gün CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Özlem Çerçioğlu’na “Ya içeri tıkıl, ya AKP'ye katıl” sözleriyle sitem ederken, Bayrampaşa’daki mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “AK Parti’nin kuruluş yıl dönümü hediyen geliyor. Tayyip Bey, yarın 12’yi bekle. AK Toroslar çetesi çöküyor. AK Parti çöküyor.” diye seslenmiş ve gözler dün için Özgür Özel’in ‘Saat 12 açıklaması’ ile Özlem Çerçioğlu’nun ‘rozet değişimine’ kilitlenmişti.
Özgür Özel dün 'Mücahit Birinci' dosyasını açıkladı. AK Parti'li eski MKYK Üyesi Av. Mücahit Birinci’nin, İBB soruşturmasından tutuklu olan müteahhit Murat Kapki ile 31 Temmuz 2025 günü konuştuğunu ifade ederek “AKP'de görev yapmış Mücahit Birinci denilen arkadaş gider. Murat Kapki'yle konuşur 31 Temmuz 2025 günü. 1,5 sayfalık bir ifade tutanağını önüne koyup, 'Bunu imzalayacaksın ve üstüne de 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış gideceksin' dedi.” ifadesinde bulundu.
Özgür Özel, Murat Kapki'nin Mücahit Birinci'den şikayetçi olduğu belgeyi de kamuoyuyla paylaştı.
Özgür Özel'in açıklamalarının ardından jet hızıyla hareket eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Mücahit Birinci hakkında soruşturma başlattı.
Ancak dün AK Parti göçmedi... Özlem Çerçioğlu AK Parti’nin saat 14.00’de başlayan 24. Kuruluş Yıldönümü töreninde CHP’den AK Parti’ye göçtü...
Ben CHP’li dostların “Topuklu Efe Takunyalı Efe Oldu” söylemlerine katılmıyorum. Bana göre dün efelik gitti topuk kaldı...
Ancak Sezen Aksu’nun şarkısını da unutmayın, hiçbiriniz masum değilsiniz...
+
Özlem Çerçioğlu’nun “baba ocağı olmayan” CHP’den AK Parti’ye “fabrika ayarlarına döndü” dedirten göçünün çok önemli bir gerekçesi olmalıydı.. CHP’li dostlara göre Çerçioğlu’nun aile şirketi batmakla karşı karşıyaydı ve hakkında açılmış pek çok yolsuzluk dosyası, soruşturması vardı ve kendisi de hapse girmekle karşı karşıyaydı. Ki Özgür Özel’de Çerçioğlu’na siteminde şöyle diyordu:
“Ya içeri tıkıl, ya AKP'ye katıl”
Yani Çerçioğlu tehdit altındaydı... Aklım almıyor... Madem böyle, Özlem Çerçioğlu’nun dosyaları vardı ve biliniyordu, CHP kurmayları kendisini neden uyarmadılar, neden bir kere daha aday yaptılar? Yeni haberleri olduysa neden AK Parti’ye geçmeden partiden ihraç edip, savcılığa suç duyurusunda bulunmadılar?
Önceki gün ben daha çok o gerekçeyi merak ediyordum...
Çerçioğlu ise dün rozeti takılmadan yaptığı konuşmada “Soruşturmalar üzerinden tehdit edildi, direnmedi” iddiasına ilişkin olarak, “Bugün hakkımda iddialar varsa buyursunlar açıklasınlar. Yargılanmaktan korkmadım. Alnım ak, başım dik! Yaşadığım sorunları siyasi ahlâk açısından uygun bulmuyorum ama gerekirse tek tek açıklarım” diyordu... Bu CHP’den AK Parti’ye topuklu göç daha çık su götürür...
+
“Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ben ve üç belediye başkanımız; Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşadığımız sorunlar konusunda defalarca partinin yetkili makamlarında çözüm aramamıza rağmen maalesef bir sonuca ulaşamadık.” diyen Özlem Çerçioğlu o gerekçeyi sosyal medya hesabından şöyle açıkladı:
“Yaşanan anti-demokratik uygulamaların yanı sıra hem benim temel prensiplerim olan hem de Aydınlılara ve aileme verdiğim dürüstlük, yasalar çerçevesinde hizmet, kamu ahlakından taviz vermeme ilkeleri nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisi ile aynı yolda yürüme imkanım artık bulunmamaktadır.
Özellikle bilinmesini isterim ki, bu noktaya gelinmemesi için her seviyede dürüstlük, ahlak, yasalara uygunluk taleplerimizi dile getirmeme rağmen, şahsım ve ailem hedef alındık. Sonuç itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapma imkanı kalmadığından ve gördüğüm lüzum üzerine parti üyeliğinden istifa ediyorum.”
Özlem Çerçioğlu haklı da olabilir. Ama keşke A. Eşref Fakıbaba’yı örnek alsaydı... Türk siyasetinin yüz aklarından Fakıbaba, AK Parti'den İYİ Parti'ye geçeceği gün önce milletvekilliğinden de istifa etmiş ve siyasi etik dersi vermişti...
+
Ben önceki bu ülkemizin siyaset ve demokrasi röntgenini orta yere seren dramatik olayı duyunca şu paylaşımı yaptım: “CHP'yi örgütünden kaçırıp ön seçimsiz bırakanların; ‘Seçin’ diye örgütün önüne bıraktıkları şimdi CHP'yi bırakıyor.. Giden mi suçlu, getirenler mi suçlu?”
Bu kısa paylaşımım çok yerinde dönütler aldı. Belki bir başka yazımda paylaşırız.
Bir de DP Muğla İl Başkanı Atınç Koylu’nun “Sözüm her iki tarafa: ‘Çok övmeyin, sövmek zorunda kalırsınız. Çok sövmeyin, övmek zorunda kalırsınız.” sözünü paylaşmadan edemeyeceğim. TİP Genel Başkanı Erkan Baş'ın Özlem Çerçioğlu tepkisi ile noktalayalım:
“Sadece çıkar peşinde koşan herkes siyasetten silinmeli. Sorumluluk ve utanma duygusu taşımayan, #onursuz, #omurgasız insanlarla yapılan siyasetin halka hiçbir faydası olmaz”
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ;Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. --Uğur Mumcu