Anadolu yanıyor.
Anadolu yakılıyor.
İnim inim inliyor,
Ahırdaki hayvanlarımız,
Ağaçlarımız,
Ormanlarımız,
Ormanlarımızın içindeki tüm canlılarımız
Gel de mutlu ol?
Köylüler tankerleri ile su taşıyor.
Koylarda keyif yapanın,
Ödediği akaryakıt,
Yangınlara su taşıyan köylünün,
Akaryakıtından %50 daha ucuz.
Ormanlarımız,
Geleceğimiz yanarken,
Çanakkale yanarken,
Yangınlar göklere çıkarken,
Bir kısım insanlar,
Yanan orman manzaralarının eşliğinde,
Denizde yüzerek,
Tatil yapıyorlar.
Yatına ucuz mazot koymuş zengin,
Köylüden çok daha ucuza aldığı mazotla,
Yanan ormanların koylarında tatilde.
Bu mu ahlak?
Bu mu adalet?
Bu mu erdemlilik?
Bu mu vatanseverlik?
Çanakkale Geçilmez,
Çanakkale yakılır oldu.
Şanımızı unuttuk mu?
Türk Milletinin tarih sahnesinde,
En önemli direnişlerinden birisi,
1915 de yılında Çanakkale Boğazı’nda yaşanmıştır.
‘Çanakkale Geçilmez’ sözü,
Yalnızca bir savaşın sonucu değil,
Aynı zamanda,
Bir milletin bağımsızlık,
Onur ve vatan sevgisinin simgesidir.
Kahramanlık ve fedakarlık,
Çanakkale de verilen mücadele,
Askeri stratejinin ötesinde,
Bir iman ve vatan aşkı mücadelesiydi.
Mehmetçikler,
Yokluk ve zorluk içinde,
Canlarını ortaya koyarak,
Düşmana geçit vermediler.
Mustafa Kemal Atatürk’ün,
‘Ben size taaruzu değil,
Ölmeyi emrediyorum’ sözleri,
Bu ruhun en çarpıcı ifadesidir.
Çanakkale geçilmez,
Sadece askeri bir zaferi değil,
İnancın, azmin,
Ve bağımsızlık sevdasının,
Neleri başarabileceğini gösterir.
Çanakkale’de gösterilen direniş,
Kurtuluş savaşına ilham olmuş,
Türk milletinin özgürlük,
Tutkusunu pekiştirmiştir.
Ayrıca da dünya savaş tarihinde,
Bir dönüm noktası yaratmıştır.
‘Çanakkale Geçilmez’ ifadesi,
Bugün hala ulusal bir gurur kaynağımızdır.
Sadece geçmişteki bir zaferi değil,
Aynı zamanda geleceğe bırakılan,
Bir mirası simgeler.
Genç nesiller,
Çocuklarımız,
Bu destanı öğrenerek,
Vatan sevgisinin,
Özgürlüğün ve bağımsızlığın,
Değerini kavramalıdır.
Sonuç olarak,
Çanakkale bir milletin,
Yeniden doğuşunun adıdır.
Orada yazılan destan,
Yalnızca toprağın değil,
İnancın, iradenin ve onurun,
Asla teslim olamayacağını göstermiştir.
Bu yüzden,
‘Çanakkale Geçilmez’ sözü,
Tarihten silinmeyecek bir gerçeğin ifadesidir.
Şimdi ise ‘Çanakkale Yakılır’ oldu.
Ülkenin dört bir yanında,
Eş zamanlı çıkan orman yangınları,
Yıllardır hazırlanan,
Bir dönüşümün başlangıcı gibi.
Bu yangınlar,
Doğal bir süreçle çıkmıyor.
Köyler yakılıyor.
Nüfusun kırsaldan çekilmesini,
Toprakla bağının kesilmesi amaçlanıyor.
İnsanların şehirlere,
Dijital sistemlere çekilmesi,
Uzun vadeli stratejik planlarıdır.
Yanan her orman,
Doğal tarım alanlarının daralmasına,
Hayvancılığın körelmesine neden oluyor.
İstedikleri gıda bağımsızlığını yok etmek.
Ve insanlığı köleleştirmektir.
Toprak üzerinde kurulan üretim ilişkisi azaldıkça,
Bölge halklarının,
Yani kırsaldaki nüfusun,
Büyük kentlere göçleri artıyor.
Yeni yaşam modeli,
Üretime ve tarıma bağlı değil de,
Dijital yaşam alanlarına bağlanıyor.
Devasa beton yığınlarına,
İnsanlık hapsediliyor.
Uyanmalıyız.
Tüm kaynaklarımıza sahip çıkmalıyız.
Yeni dünya düzeni sapkınlıklarına,
Ve ulus devletleri yıkarak,
Tek dünya devleti kurma,
İnsanları cinsiyetsizleştirme,
İnsanların beslenme alışkanlıklarını değiştirerek,
Yapay beslenmeye geçirme uğraşılarını,
Ormanları,
Hayvanları yok etme işlerini,
Küresel efendilerin
Başlarına yıkmalıyız.