“Dünya Kenti Muğla” ile devam edelim.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, seçimlerdeki daha çok bir “slogan” gibi gelen “Dünya Kenti Muğla” söylemini geçen hafta salı günü GMKA Kültür Merkezi’nde yaptığı 1 saat 32 dakikalık sunumunda “ete kemiğe” büründürürken, Marmaris’in midyeye benzetilmiş dünyanın içinde bir inci olarak tanıtımını anımsadım. Ancak o bir “hedef” değil, birincilik kazanmış bir karikatürün Marmaris’in simgesi olarak yontuya dönüşmüş haliydi. Bir kampanyaydı...
Dönemin Belediye Başkanı Rahmetli İsmet Karadinç’ti.. Fransa'nın Başkenti Paris'te, 1983 yılında Avrupa Turizm Birliği'nin düzenlediği karikatür yarışmasında karikatürist Lütfi Küçük, dünyayı kabuğunu açmış midyeye, içindeki inciyi de Marmaris'e benzeten 'Dünyanın İncisi' adlı eseri ile birliğe üye 46 ülkeden 139 sanatçı arasında birinci olmuş ve Marmaris'i tüm dünya tanımıştı.
Rahmetli Küçük'ün Marmaris'i dünyaya tanıtan bu karikatürünün, anısını yaşatmak için 26 yıl önce heykeli yaptırılıp, Ulusal Egemenlik Caddesi'nin girişindeki kavşağa yerleştirilmişti. Hava koşulları nedeniyle zamanla yıpranan 'Dünyanın İncisi' heykeli Marmaris Belediyesi tarafından Kasım 2018’de bakıma alındı. Grafiti ve duvar süsleme sanatçısı Gaye Türkel, 'Dünyanın İncisi' heykelinin bakımını ücretsiz olarak yaptı. Yenilenmesi bir ay süren ‘Dünya'nın İncisi’ heykeli vinç yardımıyla tekrar yerine konulmuştu...
xx xx xx
‘Dünyanın İncisi’ şimdi hala Ulusal Egemenlik Caddesi girişinde mi ve ne halde bilmiyorum. Bildiğim Marmaris inciye benzetildiği 1983’ün Marmaris’i olmadığı gibi, ne heykelin yapıldığı 1998’in ne de heykelin bakıma alındığı 2018’in Marmaris’i...
Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün işi ise zor. Çünkü herkes hiç değilse babası Muhammet Ünlü’nün Armutalan’ını, dayısı Muhammet Ali Acar’ın Marmaris’ini ve Zeki Eren’in İçmeler’ini, İdris İspirli’nin Beldibi’ni arıyor.
Ben Acar Ünlü’nün adı geçen eski başkanlardan daha başarılı olabileceğine inanıyorum. Ancak ‘tasarruf tedbirlerinin’ ve “SGK prim borcunuzu ödeyin” salmasının kıskacında nasıl başarılı olacak bilemiyorum... Kamuoyunda SGK tartışılırken, yarın “Vergi borcunuzu ödeyin” salması da gelirse şaşırmayın.
Dün “Sokak hayvanlarına uygulanmak istenen ötanaziyi” tartışıyorduk, bugün SGK tahsilatını tartışıyoruz. Yarın Vergi tahsilatını tartışırız... Oysa memleketin çok daha önemli meseleleri var...
xx xx xx
Cumhurbaşkanı Erdoğan yine başardı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın genelgesiyle sadece ‘Ötanazi tartışmasını’ değil, ‘Emekli tartışmasını’ da gündemden çıkardı. Emekli tartışmasını en azından lehine çevirdi. “CHP’li belediyeler SGK primlerini düzenli ödemediği için emeklilerin hakkını veremiyoruz” algısını yarattı. Doğrudur, yanlıştır bu algıyı satın alan emekliler var...
Aslında Özgür Özel de Tayyip Erdoğan da algı ve gündem yaratmak, gündemi değiştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Bakan Işıkhan, X hesabından yaptığı açıklamada SGK'ya en fazla prim borcu olan 5 belediyeyi paylaştı. Işıkhan, açıklamasında şunları kaydetti:
“CHP’li bazı yetkililerin ortaya attığı yanlış bilgileri düzeltmemiz gerekiyor. SGK’ya en fazla prim borcu olan 5 belediyenin tamamı CHP’li belediyelerdir. Bu gerçek yerel seçimler öncesinde de böyleydi. Seçimlerden önce yaptığımız açıklamada da bunu ifade etmiştik. Türkiye genelinde belediyelerin SGK’ya olan toplam prim borcu 96 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Bu borçların yüzde 67,7’si tek başına CHP’li belediyelere ait.”
Belediyelerin zaten %67’si CHP’li...! Ayrıca bunların içinde MHP’den, AK Parti’den devralınan belediyeler de var... Bakan Işıkhan’a göre en borçlu ilk 5 belediye sıralaması da şöyle: Ankara 5,7, İzmir 5,3, İstanbul 3,3, Adana 3, Şişli 1,8...
xx xx xx
İlk 5, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e göre ise “Bursa Büyükşehir, Sakarya, Ordu, Balıkesir, Denizli.” diye sıralanıyor. Bunların, AK Parti’den devraldıkları belediyeler ve tüm belediyelerin borcunun 96 miyar TL değil, 14 milyar 699 TL olduğunu da savunan Özgür Özel dün Balıkesir Belediyesi önünde halka seslenirken erken seçim talebini yineleyerek şunları söylüyordu:
“Şimdi kendi ödemedikleri parayı bizden kesmeye kalkıyorlar. Bu sayede çöpler toplanamasın istiyorlar. İstiyor ki toplu taşıma aksasın. Bunun tek amacı var; belediye başkanlarımızın elini kolunu bağlamak. İstiyor ki toplu taşıma aksasın. Şunu söyleyelim, köpürsen de neye başvurursan başvur bir yolunu bulacağız bu hizmeti yapacağız, milletin gönlünü fethedeceğiz ve o iktidarı senin elinden alacağız.”
xx xx xx
Kime inanalım?
İstediğinize inanın... Ama önce kendinize inanın...
Gerçek şu ki belediyelerin yüzde 80-90’ı borçlu... Bu da gayet normal, çünkü devlette az borçlu değil...
Ama herkes algı peşinde...
Bizim bilmemiz gereken, 2019’da SGK primi 396 TL iken 2024 de 16 katı 6.290 TL oldu. SGK’ya sadece belediyelerin değil, holdinglerin, şirketlerin de prim borcu var. Onlarda çalıştırdıkları işçilerin primlerini günü gününe ödemiyorlar. Ülkemizde sigorta primini zamanında yatırmamanın faizi çok düşüktür. O yüzden şirketler ve elbette belediyeler prim borçlarını bekletebildikleri kadar bekletirler ve hatta ödeme imkanı olanlar da repodan gelir elde etme yoluna giderler...! Ayrıca sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada SGK’ler açık verir ve bu açık vergilerden karşılanır. O yüzden ülkemizde kamunun vergi, sigorta borçlarının affedilmesi diye de bir şey vardır ve belediyeler genellikle bunun beklentisi içindedirler...
Ancak bu sefer, “af” değil “hemen ödeyin” talimatı geldi...
Enflasyonist bir ortamda belediyelerin SGK prim borçlarını hemen ödeyemeyecekleri de ortada. Bunun CHP’li belediyeleri sıkıştırmak için yapıldığı da ortada. Belediyelerden istenen birikmiş SGK priminin tahsili emeklilerin hak ettiklerini almalarını sağlayamayacağı gibi, devlet borçlarını ödemeye da hiç yetmiyor. 2024 bütçe giderlerinde sadece devlet borcu faizi 1 trilyon 240 milyon TL... Bunu da kimin ödeyeceği belli... Ve ülkemizde 454 bin şirketten vergi alamıyoruz... 300 milyar dolar kayıt dışı ekonomi var... O yolları köprüleri yapan 44 şirketten 37'si vergi vermiyor... Bunları da Maliye Bakanı söylüyor.
Bunlar gereksiz polemikler... Kimsenin karnını doyurmuyor...
xx xx xx
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de algı operasyonu hiç yakışmıyor...
CHP Muğla’da belediyeleri sadece AK Parti’den devralmadı. CHP’li başkanlardan devraldıkları da var; Milas, Menteşe, Marmaris, Datça... Milas’ta Fevzi Topuz, Menteşe de Gonca Köksal, Marmaris’te Acar Ünlü, Datça’da Aytaç Kurt enkaz devralmış durumdalar, ama “Kol kırılır, yen içinde kalır” havalarındalar... Daha yeni Menteşe Belediyesi kıymetli taşınmazlarını satışa çıkardı... Bu bir palyatif çözüm, sonra neyi, nereyi satacaklar bakalım...
Vallahi Özgür Özel’in politika yapmak için sızlandığı kadar belediye başkanları sızlanmıyorlar. Ellerinden geleni yapıyorlar. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras fazlasını yapıyor...
xx xx xx
Biz buraya nereden geldik?
“Dünya İncisi Marmaris”ten... Evet Acar Ünlü başkanın işi zor. Ama gençliği var... Bir o kadar da inancı ve Marmaris sevgisi... Yukarıda saydığım isimlere baktığında geleceği, ferahlamayı görecek ve Marmaris’i yeniden ferahlatmanın, inciyi parlatmanın yolunu bulacaktır...
Tabii Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın “Dünya Kenti Muğla” söylemi “Dünya İncisi Marmaris” gibi bir söylem değil... Simge, sembol hiç değil... Marka da değil... Ancak “Dünya Kenti Muğla” bir marka haline gelebilir. Tabii bunun için önce “Dünya Kenti” olmamız gerekiyor...
Sanırım MBB’nin vergi sigorta borcu yok, ama bu “Tasarruf tedbirleri” engeli ile nasıl olacak bilemiyorum. Ancak Ahmet Aras’ın sunumu sırasında gözlerindeki parıltıyı görenler ne der bilmiyorum, ama ben “Vardır bir bildiği” diyorum.
Ahmet Aras bu konuda sunumunda “Dünya Kenti Muğla vizyonumuz doğrultusunda, Muğla’mızın kalkınması ve dünya kentleriyle entegre olması için uluslararası alanda çalışmalar yapıp, ortaklıklar geliştiriyoruz. Bugün, dünya nüfusunun %55'i kentsel alanlarda yaşıyor ve bu oranın 2050 yılına kadar %70'e çıkması bekleniyor. Bu gerçeklere ve yaşadığımız krizlere göre şehirlerimizi daha sürdürülebilir ve daha dirençli hale getirmek için birbirine entegre küresel stratejiler oluşturmaya ve mevcut olanlara dahil olmaya odaklanmalıyız. Bu bağlamda kent diplomasisini öncelemeliyiz.” diyordu...
xx xx xx
Başkan Aras “Kent Diplomasisi” derken ve biz ne demek istediğini anlamaya çalışırken, “Güçlü Lobi” söylemini de şöyle ortaya koyuyordu:
“Bölge ve dünya barışı için herkesle diyalog halindeyiz. Bu kapsamda jeopolitik bir öneme sahip olan kentimiz adına uluslararası ortak çalışmaları ve dayanışmayı sürdürüyoruz. Paris, Londra, Roma, Barcelona, Madrid, Brüksel, Atina, Viyana, Los Angeles, Boston, Kobe, Münih, Stuttgart, Hamburg, Vancouver, Sydney, Seoul, Ahmedabad, Tianjin gibi dünya çapında toplamda 100 dünya kenti belediye başkanına ve uluslararası kuruluşlara mektup gönderdik. Bu süreçte Brüksel, Floransa, Palermo, Sarajevo, Tampa, Viyana, Barselona, Münih, Sindelfinden, Richmond, Shelby, Torino, Tiran, Brüksel, Nisyros, Nice, Kolombiya, Atina ve Rodos şehirleri Belediye Başkanlarından olumlu dönüşler aldık. Ayrıca Fransız Büyükelçisi Isabelle Dumont da Başkanlığımıza iyi niyet mektubu gönderdi.”
Muğla zaten 10 yıllardır kapılarını modern dünyaya açmış bekliyordu...
Pazartesi devam ederiz...
-----------------
GÜNÜN SÖZÜ; Ustalarımız bize, kalemini kır ama satma dediler efendim. --Oğuz Aral