Ortak noktamız Türkçedir

Bir devletin dili,

Yalnızca insanların birbirleriyle,

Antlaşmasını sağlayan kelimeler bütünü değil,

Devletin ortak hafızası,

Kurumların işleyişidir.

Eğitim sisteminin de temelidir.

Vatandaşları birbirine bağlayan ortak zemindir.

Türkiye Cumhuriyetinin resmi dili de TÜRKÇEdir.

NOKTA…

Bu bir tartışma konusu değil,

Anayasa’nın açık hükmüdür.

Türkçe farklı kökenlerden,

Farklı kültürlerden,

Ve farklı bölgelerden gelen,

Milyonlarca insanın ortak iletişim dilidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren,

Devlet kurumlarında,

Eğitimde, hukukta ve kamusal yaşamda,

Ortak dil oluşturmuştur.

Ve tekrar ediyorum ,

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın

3. maddesinde açıkça belirtilmiştir.

Maddeye göre Türkiye Devleti,

Ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür

Ve dili Türkçedir diye belirtir.

Bu hüküm Anayasa'nın 4. maddesi gereğince değiştirilemez

Ve değiştirilmesi teklif edilemez olan maddeler kapsamındadır.

Elbette bu ülkede yaşayan insanların kendi aile dillerini,

Kültürlerini ve geleneklerini yaşatmaları başka meseledir.

İnsanların kültürel dillerine,

Kültürel zenginliklerini korumasına saygı göstermek,

Devletin ortak dilinin sorgulanması anlamına gelmez.

Çünkü kültürel farklılık başka,

Devletin ortak dili başkadır.

Türkiye’nin gücü de farklılıkları yok saymasından değil;

Farklılıkları ortak bir vatandaşlık,

Anlayışı içerisinde buluşturabilmesidir.

Bugün yapılması gereken,

Siyasetin dilini ayrıştırıcı,

Bir malzeme haline getirmek değil,

Türkçeyi daha güçlü,

Daha nitelikli ve ortak anlaşma,

Duyguları paylaşma dili haline getirebilmektir.

Türkçe bir yerinize mi batıyor ?

Türkçeye karşı oluşunuz

Ve devletin üniter yapısını yıkma isteğiniz nedir yahu?

Düşmanlık açıkçası.

Çocuklarımızın ve topyekün hepimizin,

Türkçe konuşması,yazması,

Toplumsal bütünlüğümüzü sağlar.

Yoksa toplumsal bütünlük olamaz ki?

Bana gelen bir hasta Türkçe bilmiyorsa,

Benle iletişim kuramaz.

Ben hastanın şikayetini anlayamam,

Anlayamazsan nitelikli tedavi edemem.

Devletimizin dili,

Ortak noktamız Türkçemizdir.

Almanya’ya hekimler gidiyor ülkemizden,

İlk şartlarından birisi hekimlerin Almanca biliyor olmasıdır.

Dil sınavından geçiriyor.

Almanca bilmiyorsa,

Sağlık hizmetlerini sunmak için,

Ülkesinde çalışmasına izin vermiyor.

Mesela benim bir tanıdığım var,

Almanya’dan emekli,

Eşini kaybetmiş,

Tekrar Türkiye’den evlendi,

4 yıllık evli,

Oturum izni için eşinin Almanca bilmesi gerekiyor.

Birkaç kez Almanca için sınava girdi.

Başaramadı.

Ne oturum alabildi,

Ne de seyahat vizesi.

Almancayı şart koşuyor.

Almanya dil birliğini sağlıyor da,

Türk vatanında sağlayamayacak mı?

Yaklaşık 6 milyon Türk yaşıyor Almanya’da.

Yeni kuşakların hepsi Alman vatandaşlığına geçmiş,

Şimdi onlar orada Anadilde eğitim diye,

Sokağa dökülseler,

Alman devleti onlara ana dilde eğitim mi sağlayacak?

Alman anayasası ne diyorsa o.

Almanya’da yaşayan her Türk

Alman Devletinin anayasasına uyacaksa,

Burada da Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına uyulmayacak mı?

Bu ülkenin dili Türkçedir diyor anayasamız.

Yeni anayasa yapılacakmış,

İki dilli olacakmış.

Falan filan..

Bu milleti bölme politikasıdır.

Neden bu ülkede,

Bu güzel ülkeyi zayıflatmak için,

Etnik siyaset yapılıyor.

Etnik siyaseti kaşımak için,

Parti programına;

Eşit yurttaşlık,

Ana dilde eğitim,

Yerel yönetimlerin özerkliğini koymuş.

Eşit yurttaşlığın olmadığını mı söylüyorsunuz?

Bu cesareti nasıl buluyorsunuz kendiniz de?

Bunların olmadığını iddia etmek nedir yahu?

Eşit Yurttaş değil miyiz?

Memur olurken yurttaşlar arasında farklı uygulamalar mı var?

Konut mu alamıyor mu bir kısım yurttaşımız?

SGK dan mı yararlanamıyor?

Hastaneye mi alınmıyor?

Ben batıda yaşıyorum diye devlet bana,

Adalet karşısında farklı uygulamalar mı yapıyor?

Bazı yurttaşlarımız üniversite okuma hakkımı yoktur?

İş yerimi açamıyorlar?

Milletvekili mi olamıyorlar?

Başbakan mı ?

Kamu personelimi olamıyor?

Ne istiyorsunuz bu güzel ülkeden?

Siyaset büyük bir sorumluluktur.

Siyaset ciddiyet ister.

Siyaset ülkeni geleceğe güçlü taşımaktır.

Siyasi ikbal için vatan topraklarını parçalayamazsınız.

Ana dilde eğitimmiş.

Öylemi?

Ben de istiyorum o zaman,

Ülkemizde ki etnik kökenlerin hepsinin,

Ana dilde eğitim hakkı almasını.

Türkler

Kürtler

Araplar

Zazalar

Çerkesler

Lazlar

Gürcüler

Abhazlar

Çeçenler

İnguşlar

Avarlar

Arnavutlar

Boşnaklar

Pomaklar

Romanlar

Ermeniler

Rumlar

Süryaniler

Yahudiler

Özbekler

Kazaklar

Kırgızlar

Gagauzlar gibi,

50 tane enik köken sayabilirim.

Dil birliği olmadan gönül birliği olabilir mi?

Bu kadar etnik kökene,

Hepsine ana dilde eğitim hakkımı vereceğiz?

Yerel yönetimler özerk hale gelmeliymiş.

Oldu…

Git tabelada as.

Bir ülkenin ortak dili zayıflarsa,

Ortak kamusal alanı da zayıflar.

Bizim ihtiyacımız birbirimizi anlayabileceğimiz,

Ortak zemini güçlendirmektir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları,

Hangi kökenden gelirse gelsin,

Hangi şehirde doğarsa doğsun,

Hangi kültürel mirasa sahip olursa olsun,

Devlet karşısında eşit yurttaştır.

Ve bu eşit yurttaşların ortak devlet dili de Türkçedir.

Türkçe bu ülkenin bölünme aracı değil,

Ortak yaşam dilidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak dilidir.

Öylede kalacaktır.

Nokta.

Ama sen mağduriyet edebiyatı yapıyorsun ya,

Dilini istediğin kadar konuş,

Kısıtlayan mı var?

Yeter ki nankör olma…