15günden beri, parklarda, yol kenarlarında, kavşaklarda coşan bitkilerin veçiçeklerin hayatlarını kurtarmakla uğraşıyorum ve inanın, Cuma günü akşamüstübir yol kenarında gördüğüm ot ve çiçekleri gördüğüm zaman "En azından Pazartesigünü mesai başlayıncaya kadar güzellikleriyle insanları mutlu etmeye devamedecekler." diye seviniyorum.

Birkaçyerde, ot biçme işi yapan işçilere müdahale ettim ama sadece çiçekleribiçmemeleri konusunda müdahale ettim elbette. Bunu olumlu karşılayan işçileroldu ve o güzelim gelincikler, deli hardallar, ebegümeçleri, yabanisarmaşıkları biçmediler. Ama her yerde aynısı olmadı elbette. "Amirim temizlededi ve ben de ne varsa biçip geçiyorum hocam." diyenler de oldu. Elbette benbiçip biçmeme kararını verecek kişinin işçi değil amirleri olduğunu biliyordum.

Karayolları,refüjlerdeki yeşil otları ve çiçekleri biçerek başlattı bu bitki katliamını.Bölge Trafik'ten Denizli'ye doğru giden yolda birkaç yer biçildi; yeşil otlarve çiçekler yok edildi. Böylece biçilen yerler tertemiz olmuş oldu. Artık nasılbir temizlik anlayışıysa!...

Sonrabelediye girdi biçme işine. Sağlam daldılar ama arada sevgili Ebru hanımahatırlatınca bazı yerlerdeki çiçekleri kurtardık; fakat sanayinin girişinde,yol ile dere arasındaki o güzelim çiçekler dümdüz edilmiş ve oralar tertemiz,appacık (!) olmuş. Biçilmiş halini görünce çok üzüldüm.

Sonrakampüste. Biçme ekibi, buyruk amirden diye yeşil otlarla beraber o güzelimçiçekleri de biçmeye başlamışlar. Görüp müdahale ettik ama o arada hayli yeşilot ve çiçek biçilmişti. Gerçi o ekip ısı merkezinin ilerisinde birkaç kökgelinciği biçmeyip güzelliğe kıymamışlardı.

Tabiiotların biçilmesinde etkili amir vali idi. Valiliğin bu konuda yazısını buldum.Yangınla Mücadele Yönetmeliğinin 32. Maddesi gereğince her yıl valilik birkomisyon toplar ve bu komisyonun yazdığı maddeler uygulanarak yangına karşıtedbirler alınmış olur. Bu dene de 27 Nisan günü toplanan komisyon, 32 maddelikbir karar almış ve bu kararın 9. ve 10.Maddelerinde "kurumuş ot, çalı ve benzer, maddelerin" belirtilen şekillerdetemizlenmesini istemektedir. Dikkat edin lütfen İki maddede de "kurumuş"ifadesi geçmektedir. Yani yeşil değil kurumuş ve "ot, çalı" denmektedir; çiçekdeğil.

Henüzkurumamış otları biçmek, Yunus Emre Şiirindeki "Gök ekini biçmek" gibi gelirbana ve yüreğim çok yanar. Hele çiçeklerin henüz çiçekleri üstündeykenbiçilmesi ayrı bir acı ve hüzündür. Bu otların haziran ortasında, kuruduktansonra biçilmesinin ne zararı var?

Devletkendi diktiği ağaç ve çiçekleri korur; Allah'ın bitirttiği otları ve çiçekleriyok eder. Tek parti dönemi Ankara valisi Nevzat Tandoğan'ın o meşhur olayınıhatırladım. Hani Komünist gençlere "Memlekete Komünizm gelecekse biz getiririz;siz kim oluyorsunuz!..." demiş ya; onun gibi. Ülkemizde devlet "Ağaç ve çiçek dikilecekse, ben dikerim;(Hâşâ) Allah bu işlere karışmasın" der gibi.

Hayır.Hem devletin diktiği bitkiler yaşayacak, hem de hüdayinâbit bitkiler.

Lütfensevgili devletim, kendi diktiğinde de Allah'ın verdiği de olsa yeşil otları veçiçekleri biçmeyelim.

Betonyığını şehirlerde sokak çiçeği görmek büyük devlet. Tarık Buğra "Kurtuluş" adlı hikâyesinde, şehrin binaları arasındaaçan bir şeftali ağacını gören adamı anlatır. İçerisi hafif karanlıktır vemasadan yere düşürdüğü kibrit kutusunu alırken kapı aralığından bahçedeki çiçekaçmış şeftali ağacını görür. Akşam güneşi ışığındaki şeftali ağacını görmekiçin mahsusçuktan kibrit kutusunu düşürür ve arada şeftali ağacını görüp mutluolur. Bizler de beton yığını şehirlerde arada yol kenarlarında çiçekleri,otları görerek mutlu oluyoruz ey yöneticilerimiz!... Kıymayın bizimmutluluğumuza!... Hatta arada gelin beraber yaşayalım bu mutluluğu.

BİR ÇINARHİKÂYESİ

Yağcılarhanındaki 110 yıllık çınar ağacı, 14 Ocak 2023 günü, toprak altında kalangövdesinin çürümesi üzerine yıkılmıştı. Sevgili Başkanımız Bahattin Gümüş ve sevgili Müdürümüz Ebru Akın , konuyla yakından ilgilendiler ve aynı yerin biraz önüneyeni bir çınar ağacını 26 Mayıs Cuma günü saat 10:00 civarı diktiler. LondraÇınarı ( Platanus orientalis) türünde bir çınar. Doğu ve batı çınarı melez birçınar bu. Her iki türünde güzel taraflarının bileşimi. Sevgili Erdal Çil ileberaberce bu tarihi olaya şahitlik etmeye gittik. Şimdi orada tarihleretanıklık edecek bir çınar var. Zamanla o çınar dallanıp budaklanacak ve altındaoturanlara gölge olup serinlik verecek. Biz de Allah sağlık ve ömür verirse,arkadaşlarla onun altında ÇINAR6 Sohbetleri yapacağız. Böyle bir güzelliği yaşatan başkanımıza vemüdürümüze teşekkür ediyorum.