Muğla’da, özellikle Bodrum’da Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, Bodrum Dans Festivali gibi “uluslararası” kültür sanat etkinlikleri her zaman olmuştur.

Ölüdeniz’de de “Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali” yapılmakta.

Gerçi son zamanlarda ilçelere dağıtılmış ‘zincir konserlere’ dönüşmeye başladı, ama Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin “Zurnazen Festivali” de bir uluslararası etkinlik.

Muğla, üzerinde oturduğu uygarlıklar ve kalıntılarıyla, doğal ve tarihi çevresinin talanı ve tehdit altında olmasıyla öne çıktığı gibi bunlara karşı “yel değirmenlerine karşı savaşırcasına” ortaya konan eylem ve etkinlikleriyle de öne çıkan bir merkez.

Elbette Muğla’da sonuç alan, Deştin’de olduğu gibi kazanımla sonlanmış ayağı yere basan direnişler, etkinlikler hiç de az değil...

Ancak çevre mücadeleleri, aktiviteleri alanında bir “uluslararası” aktivitemiz yoktu, o da oldu; Uluslararası Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali...

xx xx xx

Doğal ve tarihi çevrenin talanı ve korunmasına dair Muğla denildi mi ilk akla gelen Milas/İkizköy’de ‘Akbelen Nöbeti’ oluyor. Öyle ki Akbelen artık Türkiye Çevre Hareketlerinin “Kabesi” ve önemli bir buluşma noktası haline gelmiş bulunuyor.

Ancak Akbelen’de ortaya çıkmayan Deştin’de ortaya çıktı.

Deştin, hem Yatağanlıların hem de Menteşelilerin ve dolayısıyla Muğlalıların ortak mücadele alanı. Deştin idari olarak Yatağan’ın bir mahallesi, ama burada Menteşe’nin Mahallesi Bayır ile Deştin’in arasındaki Tekağaç mevkisinde çimento fabrikası kurulmak istenmesi ve kurulması halinde Yatağanlılar kadar Muğlalıların da (Menteşe) olumsuzluklardan etkilenecek olması nedeniyle Deştin bir “kader birliği” noktası konumunda...

Deştin’de Deştinlilerin ve onlara destek veren yaşam savunucularının hukuk mücadelesi sonunda çimento fabrikası (şimdilik) engellenmiş durumda. ‘Şimdilik’ diyorum, çünkü yatırımcı firma isterse gider yeni bir ‘ÇED olumlu raporu’ alır ve yapı ruhsatı için Menteşe Belediyesi’ne başvurabilir. Engel yok...

O yüzden bugünlerde Deştinliler ve yaşam savunucuları ‘çimento fabrikası’ ve benzeri kirletici, çevreyi tahrip edici yatırımların kesin olarak engellenmesi amacıyla “imar planı değişiklikleri” için mücadele veriyor...

İşte bu mücadelenin merkezi Deştin, hem de lokal bir etkinlikle değil, uluslararası bir festivalle gündeme geliyor...

xx xx xx

Bir de öyle bir program hazırlamışlar şaşırdım.

Daha yakın zamanda Karabağlar Yaylası’nda Menteşe Belediyesi tarafından gerçekleştirilen “Karabağlar Yayla Şenliği” ve “Göktepe Kültür ve Dayanışma Şenliği” ile karşılaştırılamayacak bir etkinlik ile karşımıza geldi Deştinliler...

Karabağlar Yaylası’nda ve Menteşe’nin büyük mahallelerinden Göktepe’de yapılan şenlikler birer güne sığdırılmış lokal etkinlikler. “Göktepe Kültür ve Dayanışma Şenliği” Muğla Valiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Menteşe Kaymakamlığı, Menteşe Belediyesi ve Göktepe Muhtarlığı desteğinde “Göktepe Kültür ve Dayanışma Derneği” tarafından geleneksel hale getirilmiş ve 10 yıldır yapılan bir ‘imece etkinlik’...

Bakalım Deştinlilerin ‘uluslararası’ olması nedeniyle Türkiye’de bir ilk olan “çevre festivalleri” geleneksel hale getirilip sürdürülebilir mi?

Deştinlilerin 28-29 Eylül 2024 tarihlerinde iki gün sürecek olan ve oldukça iddialı “Uluslararası Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali” Muğla Büyükşehir Belediyesi, Menteşe Belediyesi, Milas Belediyesi ve Yatağan Belediyesi desteğinde Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi tarafından gerçekleştiriliyor.

Deştin, bugünlere Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi yanında Menteşe Kent Konseyi ile de gelmişti. Şimdi bu uluslararası düğünde Menteşe Kent Konseyi’nin olmaması doğrusu beni çok şaşırttı...

xx xx xx

“Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali”ni uluslararası yapan ne?

Dünyadan direnişlere ve o direnişlerin temsilcilerine de iki günlük programda yer verilmiş olması. Festivale Brezilya’dan 2, İngiltere ve İskoçya’dan birer ünlü aktivist de geliyor; Elizabeth Victoria Hudson, Jane Andreia, Regilanne Pereira Guajajara ve Cabral E Silva...

Festivalin oldukça profesyonel çizilmiş afişlerinde “Deştin’de Çimentoculara Karşı Mücadele” destansı bir şekilde oldukça naif resmedilmiş. Beğendim.

Afişleri kadar çağrıları da etkiledi beni... “Yanınızda bir adet taş getirmeyi unutmayın” çağrısı yapılmış...

Hayır, birilerine atmak için değil!

Katılımcıların yaşadıkları yerden yanlarında getirecekleri taşın ne işe yarayacağı da şöyle ifade edilmiş:

Herkesin kendi yaşam alanından getireceği taşlarla 'Deştin Mücadele Anıtı'nı dikiyorlar..

Dikiyorlar’ demişler, çünkü Deştinliler dikiyor. Taşın büyüklüğü ise belirtilmemiş. Ortaya çıkacak “sanat eseri” bir mozaik değil de anıt olacağına göre, iri taşlar getirmekte yarar var sanırım.

Gerçi “Uluslararası Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali”nin düzenleyicilerinin beklentisi 28-29 Eylül 2024 tarihlerinde bin 500, 2 bin katılımcı. Bu rakam tutturulursa, onların getireceği taşlarla sanırım bir değil, birkaç anıt dikilir...

Deştinlilerden yaratıcı bir festival ile karşı karşıyayız. Başarılar diliyorum. Umarım uzun soluklu olur ve Muğla’nın uluslararası platformlarda temsiline tanıtımına olumlu katkı yapar...

xx xx xx

İşte iki günlük festival programı;

Uluslararası Deştin Kültür ve Doğal Yaşam Festivali 28-29 Eylül 2024

28 Eylül Cumartesi

11.00-12.00 Kortej ve Yürüyüş

12.00-13.00 Açılış Konuşması Deştin Çevre Platformu

Dünyadan Direnişler

Elizabeth Victoria Hudson  (Not One More):

Uluslararası Orman Savunucuları Ağı, Uluslararası Aktivist Koruma Programı

Regilanne Pereira Guajajara (Amazonlar Guajajara Yerel Halk Temsilcisi):

Amazonlardaki Yerli Toplulukların Karşı Karşıya Olduğu Gerçekler ve Riskler

Jane Andreia, Cabral E Silva (Topraksız Köylüler Hareketi MST):

Başta Latin Amerika olmak üzere Toprak ve Tarım Reformu için Mücadele eden MST'nin çalışmaları

13.00-14.00 Yemeksiz Düğün Olmaz / Deştin Düğün Yemeği

14.00-14.30 Deştin Mücadelesi /Anıt Forumu

14.3015.30 Çalsın Zurna Vursun Davul

Bizden Sesler

15.30 - 16.00 Muğla BB Halk Dansları Ekibi Gösterisi

16.00-17.00 Milas Şehir Tiyatrosu ve Iasos Köy Tiyatrosu (Kral ve Soytarısı)

17-18.00 Müzik Dinletisi

Uygar Karaca

18.00-18.30 Sinevizyon

18.30-19.00 Deştin Mücadele Anıtı Yapımı

19.00-20.00 Serbest Kürsü

20.00 24.00 Müzik Ruhun Gıdasıdır.

Bizden sesler; Grup Geniş Merdiven

29 Eylül Pazar

11.00-13.00 Kahvaltı

13.00-14.00 Dost Meclisi

14.00-16.00 Deştin Çayı Özgür Akıyor Gezisi

16.17.00 Yine Sinevizyon

17.00-18.00 Vedalaşmak Zor

Kapanış Forumu

-----------                 -----------

GÜNÜN SÖZÜ;Düşünebilen herkesin insan olması, insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki. --Freud