Değerli Dostlarım; bir insanın dünya ve ahireti için lazım olan bilgileri Eğitim ve Öğretim yuvası olan Okullarımızda öğrenir şüphesiz. Dünya da lazım olan bilgilere müspet ilimler diyoruz. Başta Matematik olmak üzere Fizik, Kimya, Tarih Coğrafya bilgilerini ihtiva eden ve adına müfredat dediğimiz bir plân çerçevesinde küçük yaşlarda başlayan serüven (eğitim ve öğretim) hız kesmeden hayatımızın her safhasında devam eder öğrenme tutkusu. Birkaç haftadır 2024- 2025 Eğitim ve Öğretim sezonunun başlamasıyla ilgili gerek kitap ve gerekse okullarımızla ilgili bilgileri siz değerli okurlarımla paylaştım. Eğitim yuvalarımız çok önemlidir. Üzerinde ne kadar konuşulursa konuşulsun değeri artar.

Bu günlerde Eğitim sitemimiz üç adet dört yan yana getirilmiş durumda. Geçende de yazdım ilk dört yılı (ilk Mektep/İlk okul),İkinci dört yıl orta okul,üçüncü dört de Lise (İkinci dörtten itibaren Orta öğrenim deniyor) öğrenimi şeklinde uygulanıyor. Tabii buralara öyle çok kolay gelinmedi. Daha önceden ilk beş sınıf(ilkokul) zorunlu sonrasında hem çocuklar hem de aileler serbest idi. İlkokulu bitirip arzu ettiği okula ailelere çocuklarını gönderebiliyorlardı. Sonradan İlkokul sekiz yıla(8) çıkarıldı zorunlu olarak. Normal olarak yedi yaşında (şimdilerde 72 aylık çocuklar İlkokul a alınıyor) ilk okula alınan bir öğrenci “’Zorunlu olarak’” sekiz yıl okuduğunu varsayarsak 15 yaşına gelir yavrucak. Eğer zanaat öğrenmeye meyilli ise oldukça zor hatta imkansız vaziyette bir ustaya gidebilir. Eğer hoca olmak din adamı olmak istiyorsa o yaşta sonra Kur’an Kursuna yada İmam Hatip Lisesi (Lise) ne gitse bile başarı oranı oldukça düşer. Uzun yıllar böyle devam etti. Sonradan da sekiz yıl zorunlu kaldırıldı ve dört yıla indirildi.

Hep yeni bilgiler, yeni kitaplar,yeni eğitim modeli isteriz de yeni okul istemedik yada isteyemedik İlçem Ula’da. İlçem Ula da İlkokul tedrisatı yapılan ve adı Atatürk İlkokulu olan binadan söz ediyorum. Nereden çıktı bu konu diyenleriniz elbette olacaktır. İlkokula giden yavrularımızın giydiği kıyafette okula ait arma var. O şekilli armada 1939 yazıyor. Dikkatinizi çekmiş yada çekmemiş olabilir. Her şeyin yenisini ,yeni olanını, zamana ve topluma uygun olanını, zamanın şartlarına uygun ve uyumlu olanı isteriz de Okulun yenisini isteyemedik yada isteme cüretinde bulunamadık.

İlkokul binasının bulunduğu alan İlçem Ulanın tam ortasındadır. 1932 ye kadar o alan mezarlık ve içerisinde Ulu Camii adında hem Selçuklu hem de Osmanlı  kültürünü taşıyan bir müştemilat olup, Ulamızın tüm kültür hazinesi bu alandadır. Hatta Cennet mekan nüfusçu  Bekir Sağlık  amcamız hep söylerdi. o alanda acem sultan /Cem Sultan’ın da türbesi var idi,yerle yeksan oldu der idi. Hiçbir kalıntı bırakılmadan,hiçbir kültür mirası bırakılmadan o alan düm düz edilerek  hatta dahası da var, sapasağlam olan Ula Camiye “’çürük yıkılması şarttır’” raporu verdirilerek Cami ve müştemilatı yıkılmıştır. Sadece bu konu bile kitapları dolduracak gelişmelere konudur da şimdi o konulara girmeyeceğim.

İlçem Ula da 1932 Doğumlu olanlar Mezarlık ve Cami üzerine yapılan ilkokulda 1939  yılında  okumaya başlamışlar. Okulun yapıldığı yılı hesap edersek 92 yıllık bir yapı. Yok eğer hizmete açıldığı yılı hesap edersek 85 yıllık bir yapı. Neredeyse bir asırlık bir yapı ve halen o küçücük yavrularımı tuvalet kokusu içinde öğrenim görmeleri ne kadar doğru.  Bir yap düşününüz yapılmaya başlandığı sene doksan yılı geçmiş, hizmete girdiği tarih ise doksan yıla yaklaşmış. Tek katlı bir bina. Hiçbir tarihi özelliği yok. Tarihi eser,antik değeri de yok. Neden yenilenemiyor. Neden yenilenmesi için bir adım atılmıyor. Hangi mikrahla yada hangi sebepler bu okulun yenilenmesini istemiyor diye deli saçmalık diyeceğiniz sorular aklımıza gelebiliyor .

Neyse diyemeyiz. Üzerine gitmeliyiz. Geçenlerde İlçem Ula da bir toplantılar oldu. Bu toplantıların birinde konuşulan bir bilgiyi aktarmak istiyorum. İlçem Ula’nın tam ortasında,doksan yıllık yapı ve öğrencilerin okula girmesi, okuldan öğle arası çıkması, akşamüzeri de bu okuldan evlerine gitmesi üzerine bir toplantı yapılmış. İnanınız orada olmak isterdim. Ancak bir bilgi aldım ve çok sevindim. Bilgisini almak bile bendenizi sevindirdi. Okulun yenilenmesi, günün şartlarına göre yapılması için bir hayırsever bulunduğunu duydum. Ayrıca bahse konu okulun güçlendirilmesi çalışması da yapılmış ve güçlendirme plan ve programına alınmış olduğunu öğrendim.  İnşallah gerçekleşir. Ula da oturan, Ula’lı olup Ülkemizin diğer İllerinde yaşayan tüm Ulalılara çağrımdır. Lütfen konuyu takip edelim  ve konuyu seyretmeyelim ,ne gerekiyorsa yapalım ve yaptıralım. Takipçisi olalım.  

Yazımın başında izah etmeye çalıştığım bilgi ve öğrenim okullarımızda oluyor. Yaşadığımız dünya da ömrümüzde lazım olan müsbet ilimler Okullarda öğrenilir şüphesiz. Pekâla Uhrevi dediğimiz ,bir insanın inandığı dinin yaşaması anlamında öğrenmesi  gereken bilgiler de bu eğitin yuvalarında alınması lazım değil mi? Bu işin ilmini yapmak isteyenler elbette kendilerine  göre bir plan ve program çerçevesinde seçtikleri ilim yuvalarına çocuklarını gönderebiliyorlar. Daha önce bu şekil serbestlik yok idi. Zaten kanayan bir yaramızdır halen çözülemeyen.  Bir Öğrencinin ,bir genç insanın meyilli olduğu,daha istekli yaklaştığı bölümler olabilir. İlk okul sıralarında çocuğumuz yada  Öğrenci hangi konulara daha istekli davranıyor, neye yatkın hangi konularla daha çok ilgileniyor biçiminde branş seçimine küçük yaşlardan itibaren planlamayı beceremedik. Çocuğun ilgi duyduğu  konuları öne çıkararak daha küçük yaşlarda arzu ettiği ilim ile meşgul olması ve başarı sağlaması daha doğru olmaz mı. Hani ağaç yaş iken bükülür/eğilir idi, hiç oralarda mesai sarfetmeyiz, kafa yormayız,böyle gelmiş böyle gider deriz. Eyyamcı bir topluluk geldi geçti bu dünyadan.  Ama bu genç nesilden bu genç idarecilerden çok şey bekliyorum çok şey.

Zira; İstikbalimizin ve İstiklâlimizin teminatı Gençlerdir.       

Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız.