BİRLİKTE DOĞAN IŞIK
KADIN CUMHURBAŞKANI
Cumhuriyet…
Bir ulusun yeniden doğuşu,
Küllerinden ayağa kalkışı.
Karanlığa meydan okuyuşudur.
Cumhuriyet..
Sadece bir yönetim biçimi değil,
Aynı zamanda halkın iradesinin,
Ve eşit yurttaşlığın teminatıdır.
Ancak bir gerçeklik vardır ki,
Bu topraklarda,
Cumhuriyetin en büyük sınavı,
Kadınla verilmiştir ve halada verilmektedir.
Cumhuriyet…
Karanlığa meydan okuyuşu,
O aydınlıkta,
En çok da parlayan,
En çok umut olan kadındır.
Kadın, Anadolu’nun tarlasında sapan sürerken,
Cephede mermi taşırken,
Düşmana karşı bedenini siper ederken,
Sadece vatanını değil,
Geleceği de kurtardı.
Cumhuriyet…
İşte bu fedakarlık üstüne kuruldu.
Mustafa Kemal’in en büyük devrimlerinden birisi,
Kadını görünür kılmaktır.
O’nu yurttaş yapmaktı.
Çünkü O çok iyi biliyordu:
Kadın özgür değilse,
Bir millet asla özgür olamazdı.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte,
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi.
O dönemde bu hakları alan,
Birçok batı ülkesinden ileriydik.
Fakat asıl mesele,
Sadece kanunlarla yazıya geçirilen haklar değil,
Hayatın her alanında,
Kadının eşit yurttaş olarak varlığıdır.
İşte orada çok eksiğimiz vardır.
Bugün, ‘Cumhuriyet kadınsız düşünülemez’ derken,
Aslında şunu söylüyoruz,
Kadın bu rejimin hem temeli,
Hem de geleceğidir.
Kadın özgürleşmeden,
Kadın iradesi siyasette
Ve toplumda görünür kılınmadan,
Cumhuriyetin tam anlamıyla,
Yaşaması mümkün değildir.
Çünkü eşitlik olmadan demokrasi.
Demokrasi olmadan da cumhuriyet olamaz.
Kadının sadece ‘anne’ ya da ‘eş’rolüne,
Rolüne sıkıştırılmış,
Siyasette vitrin olarak kullanıldığı,
Karar mekanizmalarının dışında bırakıldığı,
Kadının yok sayıldığı bir düzen,
Cumhuriyetin özüne bir ihanettir.
Cumhuriyet:
Kadınla nefes alır,
Kadın özgürse,
Cumhuriyette güçlüdür.
Bugün bize düşen görev nettir.
Cumhuriyetin bir asırdır,
Yarım kalan devrimi tamamlamak.
Kadını siyasetin,
Bilimin,
Ekonominin ve sanatın merkezine koymak.
Kadının özgürlüğünü tartışmaya açmak değil,
Güvence altına almaktır.
Ama bugün dönüp baktığımızda,
Hala sorulması gereken sorular var.
Kadın siyasetin neresinde?
Kadın neden hale cam tavanlara çarpıyor?
Neden hale öteleniyor?
Neden hala onun sözü yarım kalıyor?
Cumhuriyet, sadece bir takvim yaprağında,
Kutlanan bayram değildir.
Kadınla birlikte yaşatıldığında,
Gerçek bir devrimdir.
Kadın susturulursa cumhuriyet susar,
Kadın ayağa kalkarsa,
Cumhuriyette ayağa kalkar.
Bugün görevimiz,
O ilk ışığı yeniden parlatmak,
Cumhuriyetin kalbine,
Kadın gücünü koymaktır.
Çünkü biliyoruz ki;
Kadınla tamamlanan bir cumhuriyet,
Sonsuzluğa taşınacak mirastır.
Unutmayalım,
Bir ülkenin ilerlemesi,
Kadınlarının özgürlüğüyle ölçülür.
Cumhuriyet ancak kadınla vardır.
Bekliyoruz kadınların,
Cumhuriyetin göbeğinde olduğu,
Cumhuriyet ışığını meşale gibi,
Karanlığın üstüne tuttuğu,
Aydınlık ve güzel günleri.
Bu arada,
Bir şiirimi paylaşmak istiyorum.
‘Cumhuriyet ve Kadın’ temalı.
Bir sabah doğdu güneş,
Ufukta özürlüğün rengi,
Bir ulusun dirilişiyle,
Kadın da yürüdü ileri.
Artık zincirler çözüldü,
Kara yazılar silindi,
Cumhuriyetin ışığında,
Kadın sesi yankılandı.
Bir çift göz,bir çift yürek,
Sevdayı da taşıdı,umudu da,
O ellerde vatan kuruldu.
O yürekle büyüdü çocuklar.
Eşitliğin adı oldu,
Cumhuriyet ve kadın yan yana,
Bir ulus dimdik durdu.
Kadını gücüyle, onuruyla.
Ve bugün biz biliriz ki,
Bir kadın yürüyorsa önde,
Cumhuriyet sonsuza dek,
Yaşar gökyüzünde.
Şiir Gülten
Ve biz bu topraklarda,
Erkek cumhurbaşkanları gördük,
Artık:
Kadın cumhurbaşkanımızı bekliyoruz.
Sonuç olarak;
CUMHURİYET VE KADIN:
BİRLİKTE DOĞAN IŞIK