Evet, CHP İl Başkanı Zekican Balcı dün sosyal medya hesabından bir yazılı açıklama yaparak 19 Ekim Pazar günü yapılacak olan CHP Muğla 39. Olağan İl Kongresi’nde aday olmayacağını duyurdu.

Bu kimine göre beklenendi kimine göre de beklenmeyendi.

Nail Kızıl İl de, Arzu Doğruel İlçe de hayırlı olsun!” başlığını taşıyan 11 Ekim 2025 tarihli yazımda “Korkarım, adaylığı hala devam ediyor mu yoksa O da Memleket Partisi İl Yönetimi’nden kopiraytlanacak Nail Kızıl yönetiminde mi yer alacak Hasan Balı ile Nail Kızıl haftaya Pazar günü karşı karşıya kalacaklar. Bakarsınız baş başa da kalırlar. Çünkü galiba İl Başkanı Av. Zekican Balcı da aday olmayacakmış...” demiştim.

Çünkü İl Başkanı Balcı Ankara dönüşünde Fethiye ve Milas Belediye Başkanları ile görüşmüş, iki başkandan birinden beklediği ışığı alamamıştı. Oysa biri yeterdi, Bodrum “elde bir”di... Öteki ilçelerden de Nail Kızıl’a tepki oylar gelebilirdi. Ama galiba Bodrum’da ‘blok’ olmaktan çıkmış...

*

Ki “Muğla CHP'de yaşananlarla sokaktakiler ilgileniyor mu?” başlığını taşıyan 10 Ekim 2025 tarihli yazıma yapılan yorumlarda “Aykırı Muğla” imzalı okurumuzda “Aynı yüzler, aynı döngü, aynı şakşakçılık... CHP değişim diyorsa önce kendi içinde değişmeli. Belediye başkanları örgütleri değil, örgütler belediye başkanlarını yönlendirmeli. Gerçek demokrasi şakşakla değil, cesaretle olur.” diye yazmıştı.

Nerede o cesaret? Bir tek Hasan Balı da var. Zekican Balcı da yokmuş... Nail Kızıl’ın cesaretinin nereden geldiği belli. Hem O’nun güvencesi var. Bir ‘sürpriz’ yaşanır kaybederse ilçe başkanlığına devam edecek!

Ve galiba belediye başkanları da bu köşeyi takip etmiyorlar. Yoksa ‘Aykırı Muğla’dan biraz olsun etkilenirlerdi... Eskiden belediye başkanlarının (Osman Gürün’den önce) kongrelerle ilişkileri olmazdı. Belediye Başkanları kongrelere gelirler, dilek ve temennilerde bulunurlar, alkışlarla yerlerine otururlar, kongre sonunda da kaybedenle kazananın bileklerini tutup havaya kaldırıp, öpüşmelerini sağlarlardı...

Neyse hafta sonunda CHP Muğla İl Başkanı belli olacak.

AK Parti ise kaç hafta oldu unuttum, hala yeni il başkanı belli değil... Geçen hafta 27. Dönem Muğla Milletvekili Mehmet Yavuz Demir ve Yatağan önceki Belediye Başkanı Mustafa Toksöz’ün adı geçiyordu, hafta sonunda Av. Mustafa Çelebi’nin adı geçmeye başladı.

AK Parti’den bir bilene sordum, “Vallahi ben de tahmin edemiyorum. Kayyum atasınlar olsun bitsin” dedi. Çok güldüm...

*

CHP Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı da dün yaptığı açıklamasında “İki yıldır sürdürdüğüm bu onurlu görevi, partimizin tarihine ve ilkelerine layık biçimde yerine getirmeye çalıştım. Yeniden aday olmama kararını partime olan karşılıksız sevgimle verdim. Çünkü biliyorum ki siyasette asıl mesele her koşulda görevde kalabilmek değil, görevi zamanında onurla tamamlayabilmektir.” dedi.

Bir de “CHP’li olmak, benim için bir yaşam biçimidir.” ifadesinde bulundu.

Bu söz çok önemli.. Bu ifade de bir olumsuzluk yok. Keşke herkes için bu böyle olsa. Bazıları içinde bir bakıyorsunuz, “İl, ilçe başkanlığı” veya “Milletvekilliği” ya da “Belediye Başkanlığı” bir yaşam biçimi haline gelivermiş. Hani olmazlarsa yaşayamazlar... O kadar yani...

Demokrasinin cilvesi diyemiyorum, galiba “değişim” nasıl algılanıyorsa, CHP’yi bu hallere getirdi. Belki bu sadece Muğla’da böyledir, bilmiyorum...

*

Açıklamasında “Halktan yana olmanın, adaletten şaşmamanın, Cumhuriyet’e sadakatin adıdır CHP’li olmak. Bu anlayışla, görev yaptığım her an makamın ve davanın onurunu taşıdım.” diyen İl Başkanı Balcı sözlerini şöyle sürdürdü:

Göreve geldiğimizde verdiğimiz sözü yerine getirmenin gururuyla bu açıklamayı yapıyorum. Son yerel seçimlerde 11 ilçemizde altı oklu bayrağımızı dalgalandırdık ve oy oranımızı yüzde 19 artırarak, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ni yüzde 55’lik büyük bir halk desteğiyle yeniden kazandık. Bu başarı; bir kişinin ya da bir dönemin değil, örgüt iradesinin, ortak inancın ve dayanışmanın eseridir. CHP’yi her türlü badireye karşı ayakta tutanlar; sabahın ilk ışığında afiş asan gençler, gece yarısı sandık başında nöbet tutan kadınlar, zor şartlarda kapı kapı gezen emekçiler ve her seçim günü kalbi iktidar olma ateşi ile yanan yurtseverlerdir. Bu örgüt, işte bu ruhla yarınların en büyük güvencesi olmaya devam edecektir.”

İl Başkanı Balcı sözlerini “Bir siyasetçiyi, kazandığı seçimler değil, kaybetmediği ilkeler tanımlar. Ben inandığım hiçbir ilkemden vazgeçmedim, vazgeçmeyeceğim. Bu onurlu yolculukta birlikte yürüdüğüm tüm yol arkadaşlarıma ve partimizin her bir neferine; görevimin ağır sorumluluğundan dolayı fazlasıyla ihmal ettiğim aileme, sevgili eşime ve çocuklarıma, büyük bir özveriyle her zaman desteklerini hissettiğim dostlarıma teşekkür borçluyum.” diye noktalamış...

*

İl Başkanı Balcı’nın açıklamasından en çok dikkatimi çeken, “Bu başarı; bir kişinin ya da bir dönemin değil, örgüt iradesinin, ortak inancın ve dayanışmanın eseridir.” ifadesi oldu. Güzel ve yerinde söz...

Ne acıdır ki CHP Muğla İl Delegeleri Pazar günü kongrede  “Örgüt iradesinin, ortak inancın ve dayanışmanın adayı”na oy veremeyecekler!

Bodrum’dan Muammer Özdemir de 11 Ekim 2025 tarihli yazıma yaptığı yorumda şu ifadelerde bulunmuş:

Eskiden bir koltuğa aday olanlar seçilebilirlerse seçenlerden Allah razı olsun derler ve koltuğun hakkını vermeye çalışırlardı. Bugün o hale gelindi ki; adaylar, yasal olarak iki, üç koltuğa seçilme ya da atanma şansı varsa birden fazla koltuk sahibi olma peşindeler. Duyuyoruz, görüyoruz ve istifalar vasıtasıyla öğreniyoruz olanlarda var. Eğer olamıyorlarsa kendi işgal ettikleri koltuklara ek olarak kontrol ve hükmettikleri koltuk peşindeler. Öyle halk umurlarında değil. Varsa yoksa kendileri. Halk partinin adında kaldı. Gerçi halkın da umurunda değil. Halktan destek arayan da isteyende yok zaten. Varsa yoksa seçilmiş belediye başkanlarının desteğini almak ve bunun için de onların kapılarını aşındırıp, yüz sürmek.

Keşke iktidara yürüdüğünü iddia eden CHP belediye başkanlarının kongreler sürecine katılımlarını engelleyebilmiş olsaydı... Bir CHP’li dost, “Örgütün yerini belediye başkanları aldığına göre, seçimlerde de belediye personelleri çalışır artık.” diyordu... Çok gülemedim...

*

Aslında ben bugün “Muğla CHP'de yaşananlarla sokaktakiler ilgileniyor mu?” başlıklı yazıma yapılan yorumlardan paylaşamadıklarımı paylaşacaktım. Yerim kalmadı, sadece Ula’nın Akyaka Aktivistlerinden Özlem Ulay’ın yorumunu paylaşabileceğim, şöyle:

Sokaktaki bir Muğla'lı olarak endişeyle izliyorum yaşananları: Beni tabii ki ilgilendiriyor seçim, ancak seçimi yaşamımın odak noktasına oturtmuyorum. Kimileri için çok önemli, ancak benim için önemli olan, Muğla'mızın, cennetimizin geleceği. Aylardır, günlerdir çırpınıp ‘Sesimizi duyan var mı?!’ dediğimiz, Gökova Körfezi'mizdeki talana, kıyıma, cinayete mevcut yönetim çığlığımızı, sesimizi duymadı ve bu talanlar devam ediyor. Büyük bir hızla Akyaka Orman Kampı'mız'dan sonra da göz bebeğimiz Sedir (Kleopatra) Ada'mız, çevresi Marmaris Çamlı İncekum Orman Alanımız da tehlike altında.. Umarım yeni İl Başkanımız ve Yönetimi gerçekten Muğla'mıza, cennetimize sahip çıkar.  yoksa gerisi  yalan. Cennetimizi koruyamayıp, kaybettikten sonra, ‘o koltuk’ ne işe yarar!? Muğla’mıza hayırlı, uğurlu ve de yürekli olan gelsin. Fotoğraf particiliği değil, insana, doğaya, canlılara sahip çıkan, güven veren can insan gelsin. Kaleminize, yüreğinize sağlık. İyi geceler.

Sevgili Özlem Ulay, “İyi geceler” derken kinaye yapmamış. Kendisi yazımı gece ilk okuyanlardandır... “Can insan” derken de Zekican Başkan’ı kastetmemiştir...

*

At yarışlarını izleyenler bilirler. Oradaki heyecan spikerin anlatımı ile size de geçer... O spikerlerden biri Pazar günü yapılacak kongreyi bugünden anlatacak olsaydı “Son kulvara girerken iki aday görüyorum. Önde Nail Kızıl, hemen ensesinde Hasan Balı.. Gerilerden bir başkası gelip onları geçebilir mi bilmiyorum.” diye anlatırdı herhalde... Gerilerden gelip geçmek zor tabii.. Önce belediye başkanlarını geçmeleri lazım... Zor tabii..

Ömer Kundakçı arkadaşımız Ortaca’dan 11 Ekim’de paylaştığı “Evde Yokuz, Deseydiniz” başlıklı haberinde şöyle diyordu:

“CHP Muğla İl Başkanlığı için adaylarından Nail Kızıl ve Hasan Balı, CHP Ortaca İlçe Başkanlığını ziyaret etti. CHP Ortaca İlçe Örgütü'nün ziyaret sonrası paylaştığı fotoğraflarda renklerini belli ederek, Hasan Balı'ya 'Neden gelmiş' der gibi bakışları ve bakmayışları yansıdı. CHP Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Güzel, Hasan Balı'nın soy ismini 'Ballı' olarak paylaştı.”

Sonradan öğrendim, adaylar Ortaca’ya bir saat kadar arayla gelmişler. Önce Nail Kızıl gelmiş. Ona gösterilen ilgi, muhabbet Hasan Balı’ya gösterilmemiş. Baştan beri Hasan Balı ile ilgili yorum bile yapmıyorum, ama Hasan Balı’ya yapılan hoş değil...

Eski CHP’de bunlar olmazdı...

---------------                 ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Kimin haddine düşmüş vakti öldürmek. Vakit onu yaşatmayı bilmeyenleri öldürür.--Halikarnas Balıkçısı