Ağacın kurdu özünden olur” derler.

AK Parti Muğla’da malum bir aya yakın bir süredir ‘il başkanı sorunu’ yaşanıyor.

Aynı olmasa da bazı yönleri ile benzer sorun CHP’de de yaşanmakta.

Neyse CHP öyle ya da böyle sorunu çözememiş olsa da 4-5 gün sonra yapılacak kongrede İl Başkanını seçecek.

AK Parti ise temayül yoklamasından çıkan isimlerden birini atayamadı. Aslında Genel Başkan Yardımcısı Teşkilat Başkanı’nın elinde 3 isim var, ama bu isimler Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın önüne gidebilmiş değil... Gündem yoğun.. Malum Erdoğan bir Azerbaycan’a, ardından Rize’ye önceki gün de Mısır’a gitti. Dün de Ankara'da AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı Eğitim Programı vardı. Yeni bir şey çıkmazsa Teşkilat Başkanı o isimleri Erdoğan’ın önüne koyacaktır.

Tabii dediğim gibi bir aksilik çıkmazsa ve bu hafta olmazsa haftaya yeni il başkanının ataması gerçekleşecektir.

Bu arada olan il başkanlığı için adı geçenlere oldu!

Ne hikmetse hep Aydın Ayaydın’a yakın ve il başkanı atanma olasılığı yüksek isimlere saldırıldı. Üstelik belden aşağı vuruşlar yapıldı.

“Aynı partideki insanlar bunu birbirine yapar mı?” demeyeceğim, Çünkü birbirlerine yapmıyorlar. Partinin bir kesimi öbür kesimine yapıyor. Öyle ki başka partilere yapmadıklarını, kadın erkek ayırmadan kendi partilerinin insanlarına yapıyorlar!

Ağacın kurdu özünden oluyor.

Bunların anaları, eşleri, kızları da mı yok diyeceğim, ama belden aşağı vuranların içinde kadınların da olabileceği konuşuluyor. “Kadının celladı kadındır” diye de boşuna söylenmiş olmamalıdır...

*

Belden aşağı saldırıya en çok ve en acımasız maruz kalanların başında da AK Parti Milas İlçe Başkanı Duygu Pınar Marçalı Doğru geliyor. O’nun adını verdim çünkü sayın Doğru’nun yaşadıkları basına ve yargıya yansıdı.

Bu konu yeni bir şey değil ki, niye bekledin bu kadar?” diye soranlar da olacaktır. Yazmak için beklediğim konular olmuştur, gündemin yoğunluğu nedeniyle ertelediğim yazılarım her zaman olmuştur. Ancak bu konuya değişik nedenlerle bulaşmak istemedim, ta ki bizim Ali Turbalıoğlu’nun duygu yüklü paylaşımına kadar...

AK Partililer sosyal medya üzerinden saldırılan arkadaşlarını, partililerini nasıl olsa tanıyorlardır.

Bu çirkinliklere müdahale edemeyen ve rahatsız olan AK Partililer ise şöyle yakınıyorlar:

Partide çıta giderek düşüyor. Milletvekilliklerinde, il, ilçe başkanlıklarında, belediye başkanı ve meclis üyesi adaylıklarında düşüş devam ediyor. Çünkü liyakatlı ve toplumda saygınlığı, tanınırlığı olan, işi gücü olan insanlar kenarda seyrediyorlar. Benzer saldırılarla karşılaşmamak için önce siyasetten sonra partiden uzaklaşıyorlar.

“Bu AK Parti’nin meselesi, bizi ilgilendirmez.” demek, deyip de geçmek mümkün.

Hatta CHP’de kimin il başkanı olup olmayacağı da bu köşenin meselesi değildir.

Ancak her iki partinin de il başkanının, il yönetim kurulu üyelerinin ne kadar Muğlalı ve kifayetli olup olmadıkları; birilerinin mi Muğlalıların mı hizmetinde olup olmadıkları Muğla’nın sorunlarının çözümlenip çözümlenemeyeceği noktasında bu köşeyi ilgilendiriyor...

*

Bizim Ali Turbalıoğlu AK Parti Milas İlçe Başkanı Duygu Pınar Marçalı Doğru’nun yaşadığı dramatik olayla ilgili yaptığı paylaşımda şu ifadelerde bulundu:

Ben bir oğulum.

Ben bir eşim.

Ben iki kız babasıyım.

İki üç gündür izliyorum bakıyorum, kimseden çıt çıkmıyor.

Bir insanı, bir anneyi eşi karalamak bu kadar mı basit...

Neden tüm toplum kuruluşları sahip çıkma adına açıklama yapmıyor anlamış değilim.

Kendi adıma kızlarıma öğrettiğim değerler, insanlık adına vicdanım adına sessiz kalmak vicdansızlıktan öte onursuzca bir duruş olurdu.

Bu hanımefendiyi hiç tanımam, uzaktan üç beş defa gördüm.

Herkesin özel hayatı kendine, mahremi kendine...

İnsanlığımızı kaybedersek ne vatan kalır, ne toprak, ne bayrak, ne namus ahlak kalır... Ocu bucu diye sahip çıkmaz isek... Yarın senin benim başıma gelince kimse sahip çıkmaz.

İnsan önce arlı olacak. Arlıyı bir saman çöpü öldürürmüş. Arsızı ise süngü bile öldüremezmiş.

Gazetecilik adı altında arsızlık yapıp, buna sessiz kalanlar da ona çanak tutmuş olur.

Rahmetli ebem (biz yörükler nine demezdik ebe deriz ninelerimize) derdi, oğlum insan iki şey için yaşar; öldürür, bir ekmek bir namus için.. Gerisi önemli değil derdi.

Rabbim galiba bizi arsızlarla sınıyor.

Çok geçmiş olsun Hanımefendi, #DuyguPınarMarçalıDoğru...

*

Gazetecilik mesleğimiz açısından hoş olmayan ve bir o kadar da dramatik ve bir o kadar da çirkin olayı anımsayıp özetlersek, AK Parti Milas İlçe Başkanı Duygu Pınar Marçalı Doğru, Milas’ta hakkında asılsız iddialarda bulunan bir gazete ve gazeteci hakkında Savcılığa şikayette bulunarak “Gazetecilik adı altında şahsıma, aileme ve itibarımıza yönelik asılsız iddialar ve iftira kampanyası yürütülmektedir. Bu mesnetsiz yazıyı kaleme alan isim ve haberin yayınlandığı gazete hakkında gerekli hukuki süreci başlattım. Tüm yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağım.” açıklamasında bulunurken, “Duygu Pınar Marçalı Doğru hakkında asılsız haber ve kişisel veri ihlali iddiasıyla gözaltına alınan gazeteci M.T.”, çıkarıldığı mahkemece yurt dışı yasağı ve imza yükümlülüğüyle adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Bu arada Milas 1. Aile Mahkemesi de bu karardan önce 6284 sayılı kanun kapsamında M.T. hakkında uzaklaştırma kararı vermişti. M.T.’nin bu karara uymakla yükümlü olduğu da kaydedilmişti.

*

Sevgili Ali’nin bütün naifliği ve saflığı ile kaleme aldığı yazı beni elbette etkiledi, ama özellikle “Gazetecilik adı altında arsızlık yapıp, buna sessiz kalanlar da ona çanak tutmuş olur.” diyen satırı bu konuda yazmama hakkımı, tasarrufumu ortadan kaldırdı.

Ne diyor Ali Turbalıoğlu?

Bir insanı, bir anneyi eşi karalamak bu kadar mı basit..” diyen Turbalıoğlu “Ocu bucu diye sahip çıkmaz isek... Yarın senin benim başıma gelince kimse sahip çıkmaz.” diyor.

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan da Ankara'da AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı Eğitim Programı'nda açıklamalarda bulunurken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yurt dışında kendisi ve iktidarına yönelik şikayet ve eleştirilerini doğru bulmadığını belirtirken “Kendine destek vermeyen herkesi tetikçilerine linç ettiren bir siyasi parti olur mu?” diyordu. Ben bu ifadeyi “Muğla’da kendine destek vermeyen herkesi tetikçilerine linç ettirenlerin barınabildiği bir yapı, bir siyasi parti teşkilatı olur mu?” diye kullanmak istiyorum.

Hadi diyelim ki, AK Parti’nin görevden alınan Muğla İl Başkanı Haluk Laçin kayıtsız kaldı, AK Parti Muğla Milletvekilleri ve ilçe başkanlarının Milas’taki sözde gazete ve gazeteciyi kınamaları gerekmez miydi?

*

Bu noktada Ali Turbalıoğlu’nun gösterdiği duyarlılığın CHP Muğla İl Başkanlığı tarafından gösterilmemiş olması da düşündürücüdür. Görevi süresince olur olmaz her konuda laf yetiştiren CHP İl Başkanı Av. Zekican Balcı önceki gün Pazar günü yapılacak kongrede aday olmayacağını açıkladı, acaba “Bana ne, Pazar gününden itibaren il başkanı değilim” diye düşünmüş olabilir mi?

Sanmıyorum, ama hadi diyelim ki öyle, Pazar günü il başkanı adayı olarak kongre salonuna gelecek olanlar neden bu konuda bir duyarlık göstermediler acaba? Yoksa Muğla gibi bir yerde “kadınların siyaset yapması” partilerin “erkek yöneticilerini” rahatsız ediyor olabilir mi? Anlaşılan gazetecilerin kendilerini “Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” diye sorup ‘rahatsız etmeleri’ gerekiyor.

CHP’lilere “Alın Ali Turbalıoğlu’nu il başkanı yapın” diyorum... Ali Turbalıoğlu’nu AK Partililere tavsiye edemiyorum, ama onlara da “Bakın bakalım adayların erkekleri içinde Ali Turbalıoğlu gibi bir var mı? Varsa kıymetini bilin.” diyebiliyorum...

*

Bu arada Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Özel Danışmanı Levent Arkan da önceki gün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu hakkında bir ay kadar önce yaptığı eleştirel açıklamayı anımsatarak, Ortaylı’nın adının verildiği projeyi uygulatmayacağını açıkladı.

Şaşkınlık içindeyim. Sayın danışmanın Ahmet Aras Başkan adına açıklama yaptığını biliyoruz, ama CHP İl Başkanı adına da açıklamaya yetkili olduğunu bilmiyorduk. Neyse bu konu Ahmet Aras Başkan ile CHP’nin veda etmiş İl Başkanını ilgilendirir, ama söz konusu projenin yürütücüleri dün Muğla Basını ile bir araya geldi. Toplantıda projenin 8 ayda tamamlanacağı vurgulandı. Bakalım neler olacak...

Bu konuya sonra döneriz...

----------                       -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Türkiye’ye özgü acı bir durumdur. Aydınlık düşmanları hâlâ güçlü. Dostları ise çok dağınık.--Fakir Baykurt