Değerli dostlarım; bugün daha farklı bir yazımla huzurunuza çıkacaktım. Zira ilçem Ula’da ve çevresinde oldukça önemli saydığım olaylar cereyan etmekte. Bunlardan birkaçının satırbaşları şöyle; ilçem Ula’ya bağlı bazılarının Akyaka, bazılarının Yavaş Kent, bazılarının Sakin Kent dedikleri, aslında bizim Ula’da İskele denilen Akyaka Mahallesi'nde (daha önce köy/belde idi) Orman Kampı’nın talan edilmesiyle ilgili olaylar, sekiz-on köyün içme suyunu karşılayacak “Gürsu Projesi” hakkında yapılan çalışmalar... Bunlara daha sonraki yazılarımda yer vereceğim.
Bugün ise bir dostumun, Şehir Yeni Mezarlığı'nda dediği "Yahu Reşat kardeşim, bu cenazeleri yol'a gömüyorlar" sözü üzerine Ula Merkez’deki mezarlıklar ile ilgili bildiklerimi, duyduklarımı, araştırmalarımı ve yapılan yüzeysel çalışmalar hakkında paylaşımlarda bulunacağım.

İlçem Ula’nın merkezinde dört ayrı yerde (mahalde) mezarlıklarımız bulunmaktadır. Eski Mezarlığımız, Ula ilçemize çift şeritten tek şeride geçilen yerdedir. Eski Mezarlık olarak anılır. En son 1979 yılında cenaze defnedilmiştir. Bu Eski Mezarlığa da şu anda eğitim ve öğretim verilen Atatürk İlkokulu ve Ortaokulu'nun altı ve çevresinden sökülüp kaldırılan mezarlar defnedilmeye başlanmıştır. Bu Eski Mezarlık, yol genişleteceğim bahanesiyle adeta yıkılıp talan edilecek idi. İsmi bize mahfuz (*) bulunan bir kardeşimizin Eski Eserleri Koruma ve Yaşatma Kurumu’na müracaatı sonucunda, Eski Mezarlığımızdaki çoğu Osmanlıca olan kitabeli taşlar kurtulmuş oldu. Gerçi ne yazdığını okuyamıyoruz ama olsun; baktıkça tarihimizi ve kültürümüzü hatırlamaktayız.
Tam da yeri gelmişken; dünya üzerinde dedesinin mezar taşını okuyamayan tek milletin fertleriyiz.

Şehir Yeni Mezarlığı diye adlandırılan mezarlık ise, Ula’dan Muğla'ya gidiş yönünde, Uğurtan Zeytinyağı Fabrikası'nın yanından ayrılan yol ile ulaşılır mezarlığımıza. Bu Şehir Yeni Mezarlığımıza ilk cenaze de 1979 yılında gömülmeye başlandı. O zamanlar parseller satıldı. Parsel satın almayanlar ise ücretsiz olarak yine aynı mezarlıkta ayrılan yere gömüldü. Parseller satıldı ve sonradan sadece cenazesi olanlara parsel verilmeye başlandıysa da artık Şehir Yeni Mezarlık’ta yer kalmadı.

01.04.2014 tarihinde Muğla ilimiz Büyükşehir statüsüne alındı. Çıkarılan, büyükşehirlerin sayısını 30’a yükselten kanunun çıkarılmaması için oldukça çalışma yapılmasına rağmen, o zamanki Cumhurbaşkanına çıkarılan yasayı onaylamaması yönünde çok yoğun çağrılar olduysa da sonuçta Muğla ili Büyükşehir oldu. Gerçi bu konuda Muğla için "Bütün Şehir" ya da "Büyük Köy" denilmesi gerektiği hakkında çok yazılar yazıldı ve çizildi.
Çıkarılan bu kanun kapsamında mezarlıkların bakımı, onarımı, cenazelerin gömüleceği yerlerin hazırlanması yetki ve sorumluluğu Büyükşehir Belediyesine geçmiş durumdadır. Bu bağlamda şimdi gelelim asıl meseleye. Şehir Yeni Mezarlık’ta cenaze gömülecek yer kalmadı, yukarıda dedim. Aynen tekrarlıyorum: parsel bazında boş yer yok. Bir ayrıntı verecek olursam; 1980'li, 1990'lı ve 2000'li yıllarda alımı ve satımı yapılan parsellere bir ya da iki cenaze gömülmüş olup, gerisi boş duruyor.
Elbette ilk parsel alanın ailesi ve sülalesi bu durumu biliyordur diyelim de, ailesi ve sülalesinden başka bir kişi kalmadıysa, boş olan parseller, yarısı dolu yarısı boş olan parseller ne olacak değerli Büyükşehir’de bu işe bakan kıymetli yetkililer? İlk çağrım ve ilk sorum bu olacak. Diğerleri de aşağıda gelecek. İster soru deyiniz ister açık mektup deyiniz, aşağıda görecek ve okuyacaksınız.

İlçem Ula’da "Gabaca Pınar" diye adlandırılan küçük de olsa bir mezarlığımız daha vardır. Bu mezarlık ise daha çok Alparslan Mahallesinde yaşayan, mahalleye yakın olması bakımından yöre halkı için hazırlanmış bir mezarlıktır.
Biraz konuyu açarsak; Alparslan Mahallesi her iki (Şehir Eski ve Şehir Yeni Mezarlıkları) mezarlığa çok uzaktadır. Daha önceleri insanlar cenazelerini dört kolu olan tabutlar içinde kollarında omuzlarında götürürlerdi. Alparslan Mahallesi sakinleri, hem kendilerine yakın olan ve mübarek gün ve gecelerde, bayram günlerinde mezarlarını yaya olarak ziyaret etmek daha kolay olduğundan, Gabaca Pınar Mezarlığı ortaya çıkmış oldu.
Çevre yolu üzerinden gidilir. İlçem Ula’nın güneydoğusunda yer alan bu mezarlık dağdadır. Dağın tam da zirvesindedir. Kayalıktır, toprak yoktur. Toprak dışarıdan getirilir. Ulaşım ise oldukça zordur. Bayram günlerinde, mübarek gün ve gecelerde yaya olarak mümkün değildir; ziyaret ancak araç ile, zorlukla da olsa yapılabilir. Cenaze gömülmeye elverişli değildir.
Zira geçenlerde bir cenaze gömülecek idi, kepçe/küçük ekskavatör ile kazılamadı da taş kırıcı/kaya kırıcı ile kaya delinmek ve kırılmak suretiyle cenaze, dışarıdan getirilen toprak ile gömüldü.
Neden neden ısrar ediyorsunuz değerli Büyükşehir Belediyesi'nde bu işi yapan birim? Niçin Ula’ya böyle bir cenaze merasimini reva görüyorsunuz? Bu da ikinci sorum ve açık mektubum.
Gabaca Pınar Mezarlığından lütfen vazgeçiniz. O böylece kalsın. Zaten Alparslan Mahallesi sakinlerinin, toprak alan ya da kendilerince hazırlayıp ayırdıkları yerler kalsın. Başka yerler bulalım Ula ilçemize.
Bu da üçüncü mektubum ve üçüncü sorum.
Zira Şehir Yeni Mezarlık’taki parselleri ayıran yollara cenazeler gömülmeye devam ediyor, yer bulunmazsa edilmeye de devam edecekkkk.

Şehir Yeni Mezarlık yanında ve arkasında toprak olan, mezarlık yapmaya müsait pek çok tarla ve parseller vardır. Hatta "İn Ardı" dediğimiz mahaller vardır. Şehir Yeni Mezarlık’ın arkasına doğru gidilirse bulunur ve bakılır, ulaşımı gayet kolay ve topraktır.
Hani cenaze olduğunda ne denir? "Kılınacak cenaze namazını müteakip toprağa verilecek,"
Ölülerimize/cenazelerimize bu toprağı çok görmeyelim.

Koçoğlu dediğimiz bir dağ ve mevkiimiz daha vardır. Orada da Koçoğlu Mezarlığı vardır ama, oralar hazineye ait arazilerdi. 150 dönüme yakın idi. Elden çıkarıldı, satıldı. Ula ilçesinde ama Ula ile hiç ilgisi, alakası olmayan gecekonduvari binalar yapıldı ve o efsane Koçoğlu mevkii de tarih oldu. Mezarlık da arada kaldı. Mezarlık kapatıldı ve yeni cenaze gömülmeye izin verilmiyor.

Toprağın altındakilere hürmet ve saygı göstermemiz zaruridir diye biliyorum. Daha toprağın altına koymadan cenazemizin gömüleceği, defnedileceği mekanları bulma, hazırlama ve temin etme yetkisi ve sorumluluğu Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili bölümüne aittir diye biliyorum.
Lütfen ilçem Ula’daki bu komik ve hatalı olduğu kadar “Ben yaptım da oldu” kılıfıyla örtülmeye çalışılan, kabul edilemez bu konunun üzerine gitmenizi, Ula’da yaşayan bir Ula’lı olarak talep ediyorum.

Yarın Mayıs ayının 1’inci günü.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününüzü tebrik ediyorum.
Aynı zamanda Bahar Bayramı da denilirdi eski yıllarda.

(*) Mahfuz = saklı

Hoşça kalınız. Sağlıcakla kalınız.