Geçenlerde bu köşenin Cumhuriyet Halk Partili müdavimlerinden biri “Efem her gün gece 12 de yazının yayınlanmasını bekliyorum. Yazılarının hepsini beğenerek okuyorum. Bazı arkadaşlarda ‘Bırak şu Aydın Ayaydıncı’yı’ diyor. Zaman zaman beğeni koymuyorum, yanlış anlama...” dedi.

Şaşırdım ve güldüm. Üzüldüm de...

“Hamleci” deseler eh işte anlarım da “Aydın Ayaydıncı” ne ya?

AK Partililerden de duydum bunu... Ben CHP üyesi olduğum ve yönetim kademelerinde de bulunduğum yıllarda ‘Baykalcı’ olmamışım. “Atatürkçü” de olmadım ben... Övünmek gibi olmasın “Milli Demokratik Devrimci” bir “Kemalistim”...

Evet, bu köşede Ayaydın Hoca’yı alkışladığım oluyor. Ahmet Aras’ı alkışladığım da oluyor, bu beni “Ahmet Arascı” ve “ Başkan Aras’ın adamı” yapar mı? Muğlaspor’u şampiyon yapan Menaf Kıyanç’ı da alkışlıyorum, şimdi ben “Menaf Kıyançcı” mı oluyorum?

Kimse kusura bakmasın, kimsenin sağına soluna kim olduğuna bakmam, ne yaptığına, neden yaptığına bakarım. Muğla için bir tek çivi çakanı, bir damla ter akıtanı, Muğla’yı düşüneni alkışlarım.

Kimse merak etmesin, Muğla’ya zarar vermesi halinde Aydın Hocayı da eleştiririm...

+

Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ı benim gibi Hürriyet Gazetesi yazarlarından Fatih Çekirge’de yazıyor. Anlaşılan O da “Aydın Ayaydıncı” olmuş..!

Hafta sonunda çıkan “Yaz gelirken cennet koylara iki müjde” başlıklı yazısında Ayaydın Hoca ile Fethiye’de yaptıkları sohbeti paylaşmış. “Yaz geliyor. Ve yine benim aklım denizlerimizin geleceğinde.” ara başlığı altında “Dünyanın en güzel koylarında. Çocuklarımıza bırakacağımız o muhteşem mirasta. Ve ben yine kıyılarımızın, ağaçlarımızın, kuşlarımızın, ardıçlarımızın, çamlarımızın peşine düşüyorum. Biliyorsunuz; Efsane denizcimiz, çevrecimiz Sadun Boro Abimizin bana vasiyeti var.” diyerek şöyle devam etmiş:

Demişti ki; ‘Bak Çekirge, aramızda bir tek sen gazetede yazan denizci kaldın. O yüzden buralara sahip çık. Elinden ne geliyorsa yap. Bu koyları, körfezleri koru.’

Bu vasiyeti unutur muyum? Sahillere yapılan kaçak yapılarla, gecekondu gibi kıyılara çöküp, durduğu yerden ayrılmayan motor yatlarla, karadan gelen atıklarla, orman yangınlarıyla mücadele ediyorum. İşte o görevle devam ediyorum. Bu defa iki haber aldım. Fethiye ve Göcek’ten. Sırasıyla aktarıyorum.

+

Fatih Çekirge ilk haberini “İlk Haber” başlığı altında “Geçen defa bir sohbetimiz üzerine yazmıştım. AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, seçimleri kaybedince Muğla tarihinde ilk kez kaybedip de terk etmeyen bir aday oldu. Seçimlerin ertesi günü köy köy, belde belde dolaşmaya başladı. Önceki gün yine Fethiye’deydi.” diye vermiş.

Gerçekten de AK Parti de seçim kaybedenleri bir sonraki seçime kadar gören yok. Ayaydın Hoca ise hep halkın içinde. Daha geçenlerde Fethiye’deydi. Kendisine muhalefet de eden küskünlerle birlikteydi. Arayıp “Hayırdır hocam?” dediğimde “Küskünlerle bir araya gelmemiz bazılarını rahatsız etti. Yaptığım doğrudur. Her aile içinde kırgınlıklar olabilir. Zamanla kırgınlıkların sona ermesi ve kucaklaşılması bence olumludur.” demişti. Sırada kimler var çok merak ediyorum...

+

Üstat Fatih Çekirge ilk haberini verirken “Fethiye Körfezi’ndeki Çekek Yeri Kalkıyor” başlığı altında Fethiyelilere müjde verirken, Aydın Hoca’nın “halkla görüşüp, şikayetleri notlar halinde cebine koyup giden bir isim olmadığını, o anda dertleri Ankara’ya ilettiğini” de anımsatarak, şu ifadeleri kullanmış:

Örneğin şehrin esnafı sanayi mahallesinin turizmi kirlettiğini söylüyor. Hoca anında, şikayet edenlerin yanında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’ı arıyor. Çözüm için hemen düğmeye basılıyor. Bazı muhtarlar halı saha istiyor. Hoca o anda Gençlik ve Spor Bakanı Osman Bak’ı arıyor. Çözüm için karar... Ve önceki güne geliyorum.

Ayaydın, beraberindeki yöneticilerle yine Fethiye’de halkı dinliyor. Ve bir şikâyet: ‘Efendim, yıllardır bu Fethiye Körfezi’nin kanayan yarası var. Fethiye Körfezi’nin dibinde bir çekek yeri var. Bir tersane. Yıllardır buradaki imalathanelerde kimyasallar körfeze akıtılıyor. Kirleniyor. Körfez elden gidiyor. Artık buradan kaldırılsa. Körfezin dışında Karaot bölgesinde uygun yer de bulundu.’

İşte buradan sonrasını Aydın Hoca’dan dinliyorum. Hoca zaten bir hafta önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la İstanbul’da Muğla’nın sorunları üzerine önemli bir görüşme yapmış. Bütün sorunları ve çözümleri paylaşmış. Zaten aynı zamanda bir Muğlalı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Muğla’nın sorunlarına olan ilgisini hepimiz biliyoruz. Ve önceki gün körfezdeki çekek yerinin dibinde soruyorum:

- Hocam Fethiye Körfezi’ndeki bu çekek yeriyle ilgili son gelişme nedir?

- Bugün, partili dostlarımdan bu konu bana iletildi. İlçe Başkanımız Kadir Sarıhan ve il yönetim kurulu üyemiz Ercan Torunoğulları ile birlikte Fethiyemizin en önemli sorunlarından biri olan körfez kirliliği üzerinde durduk. Ve bu sorunun ana kaynaklarından olan çekek yerini gündeme aldık. Şehrin göbeğinde, turizm merkezlerinin ortasında ve güzelim körfeze sıfır olan bu çekek yeri ve tersane gerçekten Fethiye’ye yakışmıyor. Bunu gözlerimizle bugün bir kez daha gördük.

+

Fatih Çekirge, Aydın Hoca ile sohbetinden söz ederken Çevre Bakanının da işin içinde olduğunu görüyoruz. “Hemen arkamızda Fethiye Körfezi’ne sıfır olan çekek yerine bakarken Aydın Ayaydın devam ediyor:” diyen Fatih Çekirge, Aydın Hoca’dan şöyle aktarıyor:

Bu çekek yerini artık buradan kaldırmamız gerekiyor. Bunun gidebileceği yer de Karaot bölgesidir. Dün Fethiye Körfezi’nden Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum Bey’i aradım. Fethiyeli hemşehrilerimizin bu sıkıntısını kendilerine aktardım. Ve Çekek yerinin mevcut olan körfezden kaldırılıp Karaot bölgesine nakledilmesi konusunu ilettim. Sayın bakanımız Fethiyeli hemşerilerimizin bu talebine son derece olumlu yaklaştı. İlgilendi. Bürokratlarına talimat verdi. Sayın Bakan en kısa zamanda Fethiye’ye geleceğini ve çekek yerinin kaldırılması için elinden geleni yapacağını da açıkladı.

+

Böylece Fethiye Körfezi için Bakan Kurum düğmeye basmış oluyor.

Fatih Çekirge ikinci haberi de “Göcek Körfezi’nin Tonoz Projesi Tamam” başlığı altında şöyle paylaşmış:

Biliyorsunuz, Göcek Körfezi’ne yeni bir sistem geliyor. Artık o koylara demir atılmayacak. Bir koya demir atıp öyle günlerce orada kalınamayacak. Koskoca motor yatlar bir koya demir atıp haftalarca, hatta aylarca kalamayacaklar. Önceki hafta toplantılar yapılmış, sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelinmiş, bakanlık yetkilileri projeyi anlatmışlar.

Yani Aydın Hoca’nın ifadesiyle sonuç şu: “Proje başladı. ÇED kararı verildi. Temmuz ayına kadar koylara tonozlar atılacak... Ancak burada mağduriyet olmasın diye bu yaz uygulamalar deneme mahiyetinde olacak.

Ve en önemli soru: Bu tonozları kim işletecek, ihaleye çıkılacak mı? Aydın Hoca’nın yanıtı şöyle olmuş:

“Bu tonoz-şamandıra sistemini devlet yönetecek. Yani öyle ihaleye çıkıp alan bir şirket astronomik rakamlar bedel isteyemeyecek. Ayrıca her teknenin tonajına göre tonoz/günlük fiyatı belirlenecek.

+

Fatih Çekirge bir de “Aydın Hoca Muğla için çalışırken mesela körfezlerin temizliği için hiçbir belediye başkanı onu aradı mı?” diye şeytanın sor dediğini sormuş. Aydın Hoca’nın yanıtı ise şöyle olmuş:

Hayır bana şu ana kadar hiçbir talep gelmedi. Yani büyükşehirden bize ne Marmaris, ne Bodrum ne de Fethiye için şu ana kadar hiçbir talep gelmiş değil. Sadece Sayın Cumhurbaşkanımız Muğla kongresine geldiğinde, Büyükşehir Belediye Başkanı bir kredi meselesinin çözümü için taleplerini Cumhurbaşkanımıza iletmemi istediler. Ben de belgeleri istedim. Gönderdiler. Gelen belgeleri ilettim. Bir de Bodrum Belediye Başkanı’nın birkaç talebi oldu. Bunun dışında şu ana kadar hiçbir destek ya da yardım ya da görüşme talebi gelmedi. Ama sadece oturdukları yerden sanki sorumluluk bendeymiş gibi beni eleştiriyorlar. Muğlalılara söz verdiler. Şimdi bu sözlerini unutmuş bahane üretiyorlar.

Burada Fatih Çekirge “Halbuki, size iletilse koşturacaksınız.” diye müdahalede bulunurken, Aydın Hoca sözlerini şöyle sürdürmüş:

Gayet tabii. Mantıklı talepler için evet. Yani bu mesele parti meselesi değil ki bana bir talep gelse elimden geleni yaparım. Ben seçimi kaybettim diye Muğla’yı kaybetmedik ki. Muğla yine bizim Muğlamız. Ama sorun çözmek yerine ülke için canla başla çalışan Cumhurbaşkanımıza hakarete varan sözler sarf edenlere elbette destek vermem mümkün değil. Seçildiği gün Ahmet Aras ile yaptığım ilk sohbette bana şöyle demişti: “Elbette sorunların çözümü için Hükümet’le ilişki kuracağım. Muhalif belediye değiliz. Hizmet belediyesi olacağız...

Üstat Çekirge, yazısına “Evet arkadaşlar, son durum budur.” diye nokta koymuş...

+

Fatih Çekirge ertesi gün (dün) Fethiye’den bir yazı daha paylaştı. Önemli. Ona ayrıca bakarız. Bu arada hafta sonunda çevreciler Akyaka Orman Kampı için imza kampanyası başlatırken, Marmaris’te de Marmaris Belediyesi’nin bir ihalesinde “usulsüzlük yapıldığı iddiası” gündemde... Yarın bunlara bakalım.

---------------                 ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Sığ insanlar şansa inanır. Güçlü insanlar ise 'sebep ve sonuç' ilişkisine. --Ralph Waldo Emerson