Değerli Dostlarım; 2026 yeni miladi yılının Ocak ayının bugün 14’üncü günü. Daha önceki insanlar ya da daha önce bu topraklarda yaşayan dede ve atalarımız da yaşadılar da bu kadar hızlı mı yaşadılar diye hep kafa yormuşumdur. Saatler günleri, günler haftaları, haftalar ayları ve sonunda da aylar yılları kovalıyor. Yaşıtım olanlar yavaş yavaş 70’şine merdiven dayıyorlar. Şöyle geriye bir bakmak istiyorum bugün sizlerle birlikte.
Yetmişli yılların ilk yıllarında eski dilde talebe, yeni dilde öğrenciydim. Siyasi bakımdan hatırladığım en büyük olay, rahmetli Ecevit ile rahmetli Erbakan Hoca’nın birlikte koalisyon hükümeti kurduklarıdır. Ekonomik yönden de 1018 sayılı Finansman Kanunu’nun yürürlüğe konulmasıdır. Malum, 1974 yılında “Barış için Savaş” adı altında Kıbrıs Barış Harekâtı yapıldıydı. Yıl 2026, miladi senemiz. Yarım asır süre geçmiş, hâlen Kıbrıs konusu çözüme ulaştırılamadı.
GSM (cep) telefonu yok idi. TV yoktu ama 74 yılının Ağustos aylarında TRT siyah-beyaz TV’miz vardı. Bize yoktu ama var olanlar da sayılıydı. Akşam saat 19.00’da açılır, 24.00’te kapatılırdı. İstiklal Marşı ile açılır ve yine İstiklal Marşı ile kapatılırdı.
Komşuluk ilişkileri o kadar önemliydi ki Peygamber Efendimiz (SAV)’in buyurduğu gibi Hz. Cebrail Aleyhisselam komşuluk haklarını o kadar izah etti ki, neredeyse komşunun komşuya mirasçı olacağını düşünmeye başladım buyurması bize en büyük düstur olmuştur yıllar boyu.
Siyasi bakımdan yerel (mahallî) yönetimlerde Karaoğlan rüzgârı öyle estirildi ki Demokrat Parti’nin kalesi durumunda olan Muğla ilinin ilçeleri Karaoğlan’ın arkasından gidenler diyelim ve kısa adı ( CHP) olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne mensup belediye başkanlığı koltuklarını alarak görev başına geldiler. İlçem Ula da bu Karaoğlan rüzgârına kapıldı ve 14 yıl belediye başkanlığı yapan ve aday olan merhum Hafız Avukat Yusuf Kanat’ı geride bırakarak, babası da belediye başkanlığı yapan merhum (Dişçi) Rauf Gündüz’ün oğlu merhum Gökalp Gündüz ağabey Ula Belediye Başkanı olarak seçildi. İki dönem belediye başkanlığı görevinde bulundu. Güzel hizmetlerde de bulundu.
Derken 1980 yılındaki askerî darbe… Askerî darbede belediye başkanı olarak önce “Nüfusçu Bekir” lakaplı merhum Bekir Sağlık ağabeyimiz, sonra da iyi sıhhatte olsun Sıhhiye Memuru Sadi Dündar ağabeyimiz belediye başkanlığı görevini sürdürdüler. Sonra seçimlerde Sadi Dündar ağabeyimiz, CHP’nin kapatılması sonucunda yeni kurulan SHP çatısı altında girdiği seçimlerde ipi göğüsleyerek bir dönem belediye başkanlığı yaptı.
İlçem Ula’nın ilk imar planı yaptırılmış ve hâlen yürürlükte bulunan imar planı Sadi Dündar başkanımız tarafından yaptırılmıştır. Ula-Muğla arasında otobüs seferleri başlatılmış ve ilk toplu taşımacılık ile ilçem Ula halkı ve çalışanları tanışmışlardır. Merhum Teoman Ünüsan ağabeyimiz Ankara’da İller İdaresi Genel Müdürü idi. Sadi Dündar başkanımız ile arası gayet iyiydi ve sayesinde ciddi yatırımlar alındı. Hatta şu anda Kaymakamlık binası olarak hizmet veren bina da o yıllarda planlanıp yapılmıştı. Hatta daha da ilerisine gideyim; daha önce sağlık ocağı olarak hizmet veren bina ile jandarma karakol komutanlığı binalarının planlaması ve yapılması da o yıllara rastlar.
Merkezî iktidarda Anavatan Partisi tek başına iktidardaydı ama ilçem Ula muhalefette olan partiye mensup belediye başkanına oy vermişti. Geldik 1989 yılına… Yaklaşık olarak kesintisiz 20 yıl hizmet edecek bir belediye başkanına oy vererek yine merkezî iktidardan değil muhalefete mensup belediye başkanına oy veriyordu ve öyle de oldu. Tam tamına kesintisiz (1989-2009) 20 yıl belediye başkanı olarak görev yapan arkadaşım Ümit Karaarslan, halkının nabzını tutarak dokunmasını bilerek, sadece belediye rutin işlemlerinin yapılması karşılığında da olsa yirmi yıl çok zor egale edilebilecek bir performans ile şehr-i eminlik görevini yürütmüş; hatta daha sonra da İl Genel Meclisi üyeliği (bir dönem) yaparak tekrar belediye başkanlığı seçimlerinde ipi göğüsleyerek (2014-2019) yılları arasında belediye başkanlığı koltuğunda oturarak bir beldede, bir ilçede çeyrek asır belediye başkanlığı yapmak gibi bir skoru elinde bulundurmaktadır. Yatırım ve hizmet konusunda daha önceki yazılarımda çok yazdım; bu defa o konulara girmeyeceğim.
2009-2014 arasında Nadi Şenkal ağabeyimiz… Yine merkezî iktidar yanlısı değil ama hizmet ve yatırım aşığı olan belediye başkanımız Nadi ağabeyimiz iki adet köklü hizmet etmiş; birincisi yirmi yıl belediye başkanlığı zamanında yapılamamış olan ilçe merkezinin hâlihazır haritası yapılmış, doğalgaz şebekesinin ilçem Ula’ya getirilmesi için müracaat edilmiştir. Ayrıca yıllarca kullanılan ve başka suyumuzun da olmadığı kaynak suyumuz, içme suyumuzun tüm haklarının tescili ilçem Ula’nın lehine kazanılmıştır.
Daha sonra cennet mekân İsmail Akkaya ağabeyimiz merkezî iktidar ile paralel olarak seçilerek kırk yıldır yapılamayan hizmetler ve yatırımlar getirilmiş ama ömrü kısa imiş; yerine belediye meclis üyelerinden mimar mühendis Özay Türkler göreve getirilmiştir. Kalan yıllarda da merhum İsmail Akkaya ağabeyimizden aldığı bayrağı daha yükseklere çıkararak ilçem Ula’ya kamu yatırımları ve ciddi hizmetlere imza atılmıştır.
2024 yılında yapılan mahallî idareler seçiminde merkezî iktidar yanlısı olmayan ama daha önce Ula Belediye Başkanlığı’nda meclis üyeliği yapan arkadaşımız Mehmet Caner beyefendi belediye başkanı olarak halkın oylarıyla tayin edilerek göreve getirilmiştir. İki yıl geçiverdi; kalan üç yıl içinde ilçem Ula halkına kalıcı hizmetler yapması için bekliyor ve takip ediyoruz.
Ne yapalım, yetmiş yaş dedik mi hani derler ya “Yaş yetmiş, iş bitmiş” derler ya; biz de yaşımıza uygun geriye doğru bir hatıralarımızı (kısaca) yazalım istedik. Bazen böyle gelişir klavye başında.
Hoşça kalınız. Sağlıcakla kalınız…