Değerli dostlarım; geçen hafta da yazımın başlığı “daha dün gibiydi, yaş yetmişe geliverdi” anlamındaydı. Geçmiş günleri hatırlayarak ve hatırlatarak zaman yolculuğu yapmış, ilçem Ula’nın makûs talihi hakkında bilgiler paylaşmış ve derin derin düşüncelere dalmıştım. Yapıcı tenkitler aldığım gibi yazıma katılmayanlar da oldu. Tüm okurlarıma teşekkürlerimi arz ediyorum.

Hep söyler, hep paylaşırım. İlçem Ula ile ilgili olarak bir çivi çakanı destekler, yapılan yatırım veya hizmeti her platformda dile getiririm. Geçtiğimiz hafta içinde ilçem Ula’da bir tören düzenlendi. Çok şükür temel atmama değil de temel atma töreni düzenlendi. İlçemin en büyük mahallelerinden olan Köprübaşı Mahallesi’nde, eskiden “Dağ Yolu” dediğimiz, şimdilerde şehrin içinde kalan ve en eski su deposunun bulunduğu mevkide; altmış beş çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir gündüz bakım evi ya da kreş denebilecek bir binanın temel atma töreni yapıldı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın ilgili birimi tarafından yapılacağını öğrendiğimiz bu yatırımı destekliyor ve gerekli olduğunu burada belirtmek istiyorum.

Öğrendiğimize göre yapılacak çocuk gündüz bakım evinin (kreşin) yapılacağı arsa yaklaşık altı bin beş yüz (6,5 dönüm) metrekare büyüklüğünde olup mülkiyeti Ula Belediye Başkanlığı’na ait bir arazi parçası. Ula Belediye Meclisi tarafından “oy birliği ile” alınan bir kararla bu arsanın mülkiyeti Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devrediliyor. Başka bir anlamda, yapılacak olan gündüz bakım evinin (kreşin) inşaatının yapılması ve işletilmesi yetkisi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devrediliyor. Yatırıma evet ama arsanın mülkiyetinin devrine hayır diyoruz. Neyse, olan olmuş da bizim belediyemiz zor durumda mı diye de insan sormadan edemiyor.

İnsanın aklına her şey geliyor. 2024 Mahallî İdareler (yerel seçimler) seçiminden sonra bir iki yazı kaleme aldım ve belediye arsaları hakkında bazı konuları gündeme taşımıştım. Yazımın yayımlandığı tarihten birkaç hafta sonra Ula Belediye Başkanı Sayın Mehmet Caner Beyefendi beni telefonla arayarak, yazılarımda bazı eksik ve yanılmaların olduğunu, karşılıklı konuşmamız gerektiğini izah ederek davette bulundu. Davete icabet sünnettir dinî bakımdan, görüşmeye gittim. Konuları paylaştık.

İlçem Ula’da egale edilmesi oldukça zor bir dönem belediye başkanlığı yapmış olan Ümit Kararslan’ın başlattığı, sonradan rahmetli İsmail Akkaya Başkanımız tarafından tamamlanan, yaşlılar bakım evi olarak başlanan ve tamamlanan kocaman bir yapının işletilmek üzere (bakımı ve tamiratı yapılarak) Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne devri söz konusuydu. Görüşmemizde konunun doğru olduğu, ancak tapunun Ula Belediye Başkanlığı’nda olduğu; sadece bakımının ve tamiratının yapılarak işletime açılması için devredildiğini öğrendiğimizde hakikaten sevindik.

Bizi daha da üzen konu ise Ula Şehir Stadı’nın yanı başında yapılan kapalı spor salonu ile yarı olimpik yüzme havuzunun da Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiğini öğrenmemiz oldu. O konu gündeme geldiğinde ise mülkiyetinin Ula Belediye Başkanlığı’nda olduğu ve işletilmesi için devredildiği sonradan tespit edilince, Ula’lı gençler için yapılan bu devasa yatırımın Ula’lı gençlere kısıtlı hizmet vereceğini de öğrenmiş olduk. Başka bir anlamla artık o devasa yapı ve spor kompleksi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aittir.

Gelelim asıl sorumuza. Ne oluyor Ula Belediye Başkanlığımıza? Elinde bulunan bu devasa yapıları ve arsaları devrediyor, elden çıkarıyor. İşletilmesine dair hiçbir çalışma göstermeyerek yapılanı ve yapılacak olanı devrediyor. Bilemediğimiz bir hazırlık mı var? İnsanın aklına bin bir türlü soru geliyor.

2025 yılının son ayının son haftasında bir yazı kaleme aldım. İlçem Ula’lı kardeşlerime ve Ula halkına adeta müjde verir gibiydi bu yazım. İlçem Ula’ya vergi dairesinin tekrar geleceği, iki banka şubesinin (Halk Bankası ve İş Bankası) açılacağı ve adliye teşkilatının da çok yakında ilçem Ula’ya geri geleceğini paylaşmış ve sevinmiştik. Bugünlerde ise Ula Belediye Teşkilatımız; yapılanı, yapılacak olan tesis ve arsaları Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devrediyor. Sizce bu işlerde bir terslik yok mu?

Dedim ya, ilçem Ula’lı halkımız ve burada yaşayan insanlar bu olayları ibret nazarıyla seyrediyor. Geçmiş dönemlerde ilçem Ula’ya yapılacak yatırım ve hizmetler için “temel atma” töreni yapılmazdı; hatta bu törenleri israf gören belediye başkanlarımız bile vardı. Geldiğimiz noktada Ula Belediyesi, elinden çıkardığı (devrettiği) arsa içine yapılacak inşaat ve yatırım için mahalle arasında “temel atma” töreni düzenliyor. Evet, yanlış okumadınız; mahalle arasında, hem de caddeyi kapatarak.

Hem arsanızı devredeceksiniz hem de kalkıp mahalle arasında, arsanın hemen yakınında, siyasi partinin en tepe noktasında görev yapanın katılımıyla temel atma töreni yapacaksınız. Ula’lı, temel atma törenlerine alışık değildir. Şimdiye kadar kaç adet yapıldı dersek, bir elin parmaklarını bile sayamayız. Koskocaman ARENA adıyla yapılan, adına da merhum Başkanımız İsmail Akkaya’nın verildiği; ülkemizin çok nadir illerinde bulunan boğa güreşi, deve güreşi ve sosyal donatıları barındıran bu yapı için temel atma töreni yapılmadı. Ümit Başkan tarafından yapımına başlanan ve yatırımına devam edilen yaşlılar bakım evi için temel atma töreni yapılmadı. Şehir stadının hemen yanında yapılan devasa spor kompleksi ve yarı olimpik yüzme havuzu için temel atma töreni yapılmadı. Daha gerilere gidersek, Sosyal Bilimler Lisesi olarak hizmet veren yatılı bölge okulunun yapımında ve yatırımında da temel atma töreni yapılmadı.

Ama altı buçuk dönüm arsanın devredildiği ve yapımının ve çalıştırılmasının tamamen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılacağı bir yatırım için, mahalle arasında yapılan temel atma töreni manidar geldi; bunu burada paylaşmak istedim.

Bu hadise bana bir şeyi daha hatırlattı. Aktif siyasette bulunduğum yıllarda birlikte çalıştığım, dostum ve sırdaşım olan bir kardeşimin, yapılanları duyurma anlamında kullandığı veciz sözünü hiç unutamam:

“Yediğimiz yumurta iki çeşittir: Tavuk yumurtası, ördek yumurtası. Hatta ördek yumurtası daha büyüktür. Ama siz hiç ördek yumurtasının lafını eder misiniz? Sebebi tavuktur. Tavuk yumurta yaptığını bağırır, çağırır ve herkese haber verir. Ördek ise sessizce yumurtasını yapar.”

Konu herhâlde anlaşılmıştır. Hoşça kalınız. Sağlıcakla kalınız…