Gökova bölgesinde Uluslararası Slow Food Birliği’ne katılmak üzere yerel üreticiler ve gönüllüler bir araya gelerek Gökova Slow Food Topluluğu’nu oluşturdular.
Topluluğun sitesinde “https://akyakaninsesi.blogspot.com/2020/01/slow-food-gokova-toplulugu-kuruldu.html” yapılan bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi:
“ Muğla Çevre Platformu’nun Gökova Meclisi, Yavaş Kent Akyaka’ın yavaş kent kriterlerine uygun eylem planlarının yapılmasına stratejik hedefleri içinde yer vermişti. Meclis üyeleri, Slow Food’un yavaş kent eylem planları içinde önemli bir başlık olduğunu belirterek bu çerçevede çalışmaların örgütlü olarak yürütülmesine karar verdiler. Meclis üyeleri, Slow Food çalışmalarının bütüncül bir yaklaşımla, yalnızca Akyaka’da değil, tüm Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde sürdürülmesi gerekliliğinden hareket ederek tüm bölgeyi kapsayacak şekilde örgütlenme çalışmalarına başladılar.
Kuruluş süreci 2019 Aralık ayında başlatılan Gökova Slow Food Topluluğunun kuruluşu, Uluslararası Slow Food Birliği'ne yaptığı başvurunun kabul edilmesi ile resmiyet kazandı. Topluluğun tam adı ‘Gökova’da Ekosistemin ve Gıda Biyolojik Çeşitliliğinin Korunması’ şeklinde tescillendi.”
Gökova Slow Food Topluluğunun ilk icraatı kuruluşu, ikinci icraatı ise yarından sonra “27 Nisan 2025” Pazar günü saat 14.00-16.00 arasında Akyaka Pazar Yeri’nde gerçekleştirecekleri ‘Forum’ olacaktır. Resmi adıyla “Slow Food Gökova Birliği” Pazar günü katılımcılarla “Akyaka Orman Kampı’nda Neler Oluyor?” sorusuna yanıt arıyor...
+
“Muğla’da doğal ve tarihi çevre katliamı engellenemiyor!” başlığını taşıyan 24 Nisan 2025 tarihli yazımda “Peki millet iradesi seçme ve seçilme hakkının kullanılmasından ibaret mi?” diye bir sorum olmuştu.
O yazımda Muğla il merkezinde işlenen “Kent Suçlarından” söz ederek, “Bizi yönetenlerin, iş başına getirdiklerimizin, yaşadığımız yere hizmet için kurulmuş yapıların ‘kamu’nun icraatlarında; ‘kamuoyu’na danışmaları, kamuoyunun görüşünü rızasını almaları gerekmiyor mu? Milli egemenlik ve Demokrasi denilen şey seçmek ve seçilmekten ibaret midir?” diye devam etmiştim.
Akyaka’da gerçekten gelecekte “telafisi mümkün olamayacak” bir cinayet işleniyor.
“Cinayetin telafisi mi olur?” da diyebilirsiniz... Endişem “Yavaş Şehir” unvanlı Akyaka’da “insan hareketini aşırı derecede arttıracak” bir projenin uygulanmakta olduğu “Akyaka Orman Kampı”nda dokunun bozulması bir yana “yangın çıkma” olasılığının artmış olmasıdır.
Bu projeden acil olarak vazgeçilmelidir... Hatta “eski orman misafirhaneleri” dışındaki yapı yoğunluğundan arındırılmalıdır!
Pazar günü yapılacak forumdan çıkacak sonuç bildirgesi umarım buna hizmet eder...
+
Bu arada Kenan Gürbüz arkadaşımızda 24 Nisan 2025 Perşembe günü yaptığı habere “Muğlalılara Müjde: Yıkılan Hizmet Binasının Yerine Ne Yapılacağı Belli Oldu” başlığı atmış.
Yıkılan bina malum Muğla’nın “Büyükşehir statüsü”ne alınması ile birlikte kapanıp, taşınır taşınmazlarının neredeyse tamamı Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen mülga İl Özel İdaresi’nin ana binasıdır...
Deprem performansı düşük bulunduğu için yıkılmasına karar verilen yapının yıkım işleri 1 ayda tamamlandı. Bakalım yine depreme dirençsiz olduğu gerekçesiyle yıkımına karar verilen Orgeneral Mustafa Muğlalı İşhanı’nın ne kadar zamanda tamamlanır...
Tabii bu arada “depreme karşı dirençsiz” bulundukları belirtilen Aylin Karaca Kavşağı’ndaki İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü binası ile Özlem Pastanesi yanındaki İl İmar Müdürlüğü eski binası yıkılmayı beklerken (neden bekleniyorsa) öteki kamu kurumlarının durumu da merak konusu oluyor...
Muğla’nın bu konuda derli toplu bir açıklamaya ihtiyacı var...
+
Evet Kurşunlu Camii ile Atatürk İlkokulu arasında yer alan hizmet binasının yıkılması çarşı esnafının ve vatandaşların nefes almasını sağlarken şimdi burada ne yapılacağı merak ediliyor.
Kenan Gürbüz arkadaşımızın haberine bakılırsa çarşı esnafı ve vatandaşlar yıkılan hizmet binasının yerine park yapılmasını istiyorlarmış. Şaşırdım ve sevindim...
Silivri’de yaşanan deprem sonrası öğrendik ki İstanbul Planlama Ajansı’na göre İstanbul’da 133 AVM’nin 95’i daha önce deprem toplanma alanıymış. Gazeteler yazdı, Akmerkez’den Cevahir’e, Zorlu’dan Torun Center’a kadar birçok AVM'nin geçmişi şaşırtıyormuş.
Ahh bizde Muğla’da her gün nelere şaşırıyoruz. En son Akyaka’da olanların şaşkınlığını yaşıyoruz.
Akyaka’da olanların şaşkınlığını yaşarken, Menteşe’de çarşı esnafının “park isteği” şaşırtıyor. Muğla böyle bir yer oldu artık...
+
Çarşı esnafı ve vatandaşlar yıkılan hizmet binasının yerine park yapılmasını istiyorlarmış, ama bazı vatandaşlar ve esnaflar ise bölgede otopark sorunu olduğu için otopark yapılması önerisini getiriyorlarmış.
Kenan Gürbüz böyle tespit etmiş olmalı ki böyle yazmış...
Allah aşkına Muğla’nın neresinde park ve otopark sorunu yok ki?
Benim anlayamadığım Muğla gibi bir yerde “park” diyenlerle “otopark” diyenlerin ayrışmış olmaları!
Oysa altına “otopark” yaparsın, üstünü “park”, hatta park meydan olarak düzenler herkesi memnun edersin...
Tabii insanlar “Kent Meydanı” denilen alamet-i ucubeyi gördükten sonra, kafalar karışık olabilir...
Peki burada ne yapılmalı?
Maalesef Muğla il merkezinde hafta sonraları “yeryüzü pazarı” gibi çarşı pazar kuranlar olsa da “Slow Food Gökova Birliği” gibi oluşum içinde olanlarımız yok... Tabii başka yerleri kurtarmaya çalışmaktan “Muğla’yı korumaya” vakit de kalmıyordur!
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin “anketçi” MUPA’sı ne yapıyor bilmiyoruz, belki bir anket çalışması yapmışlardır, ama bir Kent Konseyimiz bile yok...
+
Neyse biz Kenan Gürbüz’ün haberine gelelim...
Aslında Muğla Büyükşehir Belediyesi kararını çoktan vermiş görünüyor. Osman Gürün döneminin “Ben yaptım oldu” zihniyeti devam ediyor... Kenan Gürbüz şöyle devam etmiş:
“Bu arada Muğla Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise geçmişte Muğla İl Özel İdare Binası olan binanın yıkım işleminin tamamlanmasının ardından 1 yıl süreyle açık otopark olarak kullanılacak bilgisini vererek, ‘Bölgeye 1 yılın sonunda ise çok amaçlı bir bina yapılacak. İçerisinde ağırlıklı olarak kültürel etkinliklerde kullanılacak alanlar olacak’ bilgisini verdiler.”
Kenan Gürbüz arkadaşımızın haber başlığında kullandığı ‘müjde’ de bu olmalı... Kenan Gürbüz “Belediye 5 Katlı Hizmet Binası Yapılacak Açıklaması Yapmıştı” ara başlığı ile şöyle devam etmiş:
“Yıkım ihalesi yapılan 1 No’lu hizmet binası yerine, sosyal-kültürel fonksiyonları da içinde barındıran ve vatandaşlara hizmet edecek Büyükşehir Belediyesi hizmet binası yapılacak açıklaması yapmıştı. Açıklamada yeni yapının taban alanı 840 metrekare olacak ve içerisinde sosyal-kültürel alanlar, idari ofisleri olacak şekilde toplamda 5 katlı hizmet binası yapılacağı bilgisi yer almıştı.”
+
Çarşı içinde o yerin 1 yıl otopark olarak kullanılmasının müjdelik bir kıymeti vardır. Başta Arasta olmak üzere çarşı rahatlayacaktır. Bir de ücretsiz olursa Arasta canlanacaktır.
Ancak “1 yıl” beni düşündürdü... Büyükşehir kurmayları bu kararı çarşı esnafını düşünerek almış olamazlar.
Sanırım inşaata başlayacak para yok... Osman Gürün’ün bıraktığı paralar da suyunu çekmiş olmalı...
Bakarsınız inşaata başlamak için “paralı otopark” uygulaması ile birikim yapma yoluna da gidilebilir.
Bana sorulmaz... Sorulsa burada en az üç katlı bir yer altı otoparkı yapılabilir. Otopark ile zemin arası katta da ‘mağazalar’ açılabilir... Zemin üstü de Kuşunlu Camii ve Atatürk İlkokulu ile bütünleşmiş bir gerçek “Kent Park Meydan” ortaya konabilir... Muğla’ya da, Ege’ye de örnek olur...
Yap-İşlet-Devret uygulamasıyla belediye kasasından, halkın cebinden parada çıkmayabilir.
Hem bakarsınız ileri de bir başka “ başkan” gelir, o Katlı Otopark rezaletini yıkıp, yerine yer altı katlı otoparkı yapıp, şehrin orta yerinde Muğla’ya gerçek anlamda bir “park meydan” kazandırabilir...
Öneriyorum; Bir forum düzenleyin, bir anket yapın, “Ne, nasıl yapılmalı?” Muğlalılara sorun...
Bir yıllık bekleme süresi hiç değilse bu hayırlı, demokratik işe yarasın...
+
Evet bu arada Muğla Valiliği Akyaka Orman Kampı’ndaki karavan rezaletine müdahale etmiş, teşekkür ediyoruz. Ancak ben yeterli bulmadım... Bunun yanında önceki Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gencer hakkında da dava açıldığını öğrendim. Gecikmiş bir karar... İl Sağlık Müdürlüğü ile ilgili bütün şaibeler şeffaflık içinde sona erdirilmeli. Kimsenin “varsa” yaptığı yanına bırakılmamalı...
Pazartesi günü ele alalım...
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ;Onların en büyük kaygısı, günah işlememek değil, işlediğini belli etmemektir. --William Shakespeare