Türkiye, deprem bölgesinde olan bir ülke.
6 Şubat 2023 günü bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gördük.
Daha önce, 17 Ağustos 1999 Kocaeli ve civarındaki depreme de şahit olmuştuk.
24 Nisan 1957 günü de Muğla ili sınırlarını kapsayan büyük bir deprem yaşamıştık.

Bu günlerde deprem tehlikesi dikkate alınarak, yeni yerleşimlerin yer seçimleri ile bu bölgelerde yapılacak binaların projeleri ve statik hesapları yapılıyor.
Yeni yapılan inşaatların kontrollerinin tam olarak yapıldığına inanamıyorum.
Ülkemizde, bir binanın inşaat ruhsatı alındıktan sonra, sorumlu mühendis veya mimarların şantiyelere bir daha uğramadıklarını biliyoruz.

Ülkemizde her şey "…mış gibi" yapılıyor.
Konut satın almak isteyen insanlarımız, ev alırken binanın depreme dayanıklı olup olmadığını doğal olarak merak ediyorlar.
Kendisine projeler gösterilse de proje ile uygulaması arasında farklılıkların olduğunu biliyoruz.

Müşteri, güvendiği bir mühendise "Bu bina depreme dayanıklı mı, değil mi?" diye müracaat etse, istediği sonucu alamıyor.
Teknik elemanlar genelde ahbap-çavuş ilişkisi içinde çalışıyorlar.
Ama deprem korkumuza bir çözüm de bulmak gerekiyor.

Günümüzde video çekmek çok kolaylaştı.
Herkesin elindeki akıllı telefonlar aynı zamanda bir video (görüntü) çekme aparatı.
Yeni yapılacak binaların temelinden başlamak üzere kolon ve kirişlerinin inşaatı (kaba inşaatı) sırasında videosu çekilerek, müşterilerin gönül rahatlığıyla konut almaları sağlanabilir.

İnşaat sırasında çekilen videolar birçok sorunun da çözümüne yardımcı olacaktır.
Bir tek şeye dikkat etmek lazım:
O da, yapay zeka ile çekilmesi mümkün olan sahte videolardır.