Değerli Dostlarım; birkaç haftadır yazılarımda İlçem Ula’da yaşanılan/görülen eksik ve yanlış davranışlarla ilgili konuları huzurunuza getirerek çözüm anlamında kamuoyu yararına olmak üzere Ula’da yaşayan bir fert olarak paylaşarak bilgilendirme görevimi yaptığım kanaatindeyim. Ancak; yazdığım /kaleme aldığım konuların değişip değişmediğini, düzelme olup olmadığını bizzat yaşayarak izlemeye devam edeceğim.
Öncelik ve özellikle tek olan ana giriş yolu caddemiz üzerindeki okul kapıları önündeki trafik keşmekeşliğin, inşallah ölümlü bir kaza olmaması için beklemekten ve dua etmekten başka şimdilik elimizden başka bir şey gelmiyor gibi.
İkinci husus da cami-cemaat ve cami görevlileri arasında yaşanılan olumsuz tavır/çalışma/görev ihmali ve ibadet için gelen müslümanların rahatça cami ve mescitlerde rablerine huzur, güven, sakin biçimde ulaşmaları konusunda ortaya koyduğumuz olumsuz yaklaşımların devam edip etmediğini de yaşayarak örerek izlemeye devam edeceğiz.
İcra makamında olan yetkili olan amir, memur ve vidan sahibi cami görevlilerine de buradan önemli bir konu olduğunu hatırlattığımızın da altını çizelim. Öncelikle bir ayrıntıyı atlamayalım istiyorum. Bilhassa cami görevlilerimiz arasında konusuna vakıf ehli ilim sahibi ve cemaat ile gönül gönüle olmuş olan adına da tam da ‘din görevlisi’ denilen İmam Hatip ve müezzin olarak hizmet eden kardeşlerime de uzun ömürler, huzurlu ve huşu içinde görevlerinde başarılar temenni ediyorum…
Gerek ülkemizde ve gerekse Muğla ilimizde gündeme alınması gereken oldukça çarpıcı olaylar zinciri bulunduğu yerde duruyor. Ulusal anlamda gazetelerle ve medya dediğimiz ulaşım sistemleri ile kamuoyunu bilgilendirici yazılar, yorumlar ve makaleler yazılıp çiziliyor. Muğla İlimizde de kent de yaşayan oldukça donanımlı gazeteci ağabeylerimiz de konulara parmak basmaya kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyorlar.
Bugün de yazımı yine Ula İlçem de daha önceki iktidar döneminde başlanmış olan yarım kalmış yatımlardan söz etmek niyetindeyim. Bu sene mahalli seçimlerde ilçem Ula iktidar partisini değil de muhalefet partisine mensup bir arkadaşımız ipi göğüsleyerek Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu. O zaman kendisini ziyaret ederek görevlerinde başarılar temenni etmiş idik. Daha göreve geleli ancak altı ay gibi bir zaman geçti ama yarım kalan yatırımlar hakkında hangi çalışmaların yapılması lazım geldiğini, hangi yatırımların devam edip etmediği hakkında çok fazla araştırmaya gerek olmaksızın zaten göz önünde oldukları için hiçbir faaliyet görülmediğinden İlçem Ula’da yaşayan biri olarak içim cız ediyor.
İlçem Ula’da yıllar boyu genç nesillere hizmet eden ve geçmiş dönemde yenilenerek bazı resmî maçların da yapılabileceği bir şehir stadına sahiptir. Gündeme getirmeden edemeyeceğim. Daha önceleri köy statüsünde olan, hatta 90’lı yıllarda Belde olsun mu? olmasın mı? diye yapılan pilebisitde (Kamuoyu araştırması) köy olarak kalalım belde olmayalım diye karar çıkan Karaböğürtlen Köyümüz, mahallemizde de ‘Bölge Stadı’ adı altında bir stat daha bulunur. Her neyse nereden geldik buraya amma, bölge stadı denilmesi ne mi? takıldım bilemedim. Hatta daha önceki devirlerde Ula şehir stadında soyunma odaları nizamnamede gösterilen değerlere uymadığı yada soyunma odalarının az olduğu gerekçesiyle resmî maçların Ula şehir sahasında, stadında değil de Karaböğürtlen Mahallesindeki Bölge Stadında oynandığına da şahit olmuştuk.
Ula Şehir stadının hemen yanında Kapalı Spor Salonu ve Yarı Olimpik Yüzme Havuzu inşaatına başlanmış ve devam ediyor idi. Bugünlerde yanından gittiğimizde, inşaat alanına uğradığımızda başlatılan Kapalı Spor Salonu ve Yarı Olimpik Yüzme Havuzu ile birlikte tam bir spor kompleksi olarak başlatılan inşaat yarım halde. Diyeceksiniz ki belediye teşkilatı ile ne alakası var. Neden belediye teşkilatı ile ilgilendiriyorsunuz diye bir soru gelebilir aklınıza. Bir ilçede yapılacak yatımlar doğrudan belediye teşkilatı ile ilintilidir. Doğrudan olmasa da dolaylı olarak ilintilidir. Stat yada Kapalı Spor Salonu, spor kompleksi denilince yatırımın Gençlik ve Spor Bakanlığının yatırımıdır diye de aklınıza gelir, doğrudur. Ancak; böyle bir yatırımın beldesine yapılmasının talebi evvel emirde belediye teşkilatı ve Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü, İl Müdürlüğü ve Valilik tarafından bakanlıktan talep edilir ve süreç başlar. Bu anlamda düşünürsek ilçem Ula’da Kapalı Sor Salonu yoktur. İlki, birincisi olacak eğer tamamlanır da faaliyete geçerse. Bu arada bir gerçeği de gündeme taşımak zorundayım. İlçem Ula 01.06.1954 yılında kaza(İLÇE) statüsünü kazanıştır. Kesintisiz olarak aralıksız tek parti dönemi hariç uzun müddet belediye başkanlığı koltuğunda iki şahsiyet öne çıkmaktadır. Birincisi Yusuf Hafız ağabeyimiz yaklaşık on dört yıl kesintisiz olarak belediye başkanlığı koltuğunda oturmuş, o yıllarda belediye binası (şu anda hizmet veren) yapılmış, gecekondu önleme bölgesi ortaya çıkarılarak istimlak sonucu hak sahiplerine tevzi edilmiştir. Kavgalı biçimde Yeni Koçarlı Camii yapılmıştır. O yıllarda sağ ve sol marjinal yaklaşım had sahada olduğu için yıllarımız heba edilmiştir. İlçem Ula’da hem iktidar partisine mensup olmasına rağmen layık olduğu yatırım alamamış ve hatta engellenmiştir. Bu engellemelerin en önemlisi de İlçem Ula’nın hemen anından teğet geçen Altın Yolun Ula’ya uğratılmaması olmuştur. Bu yolun hikayesi o kadar acıdır ki anlatılamaz. Çok uzun bir süreç. Bu yol hakkında kesin bilgilere ulaşırsam kamuoyunu bilgilendirme amaçlı bir yazı da düzenlemeyi düşünürüm.
İkinci şahsiyet ise iki üniversite mezunu Bafa İlçesinde öğretmen iken kendi doğup büyüdüğü yere/beldeye belediye başkan adayı gösterilerek 1989-2009, 2014-2019 arasında belediye başkanlığı, 2009-2014 arasında da İl Genel Meclisi Üyeliği yapmış olan arkadaşım sayın Ümit Karaarslan beyefendidir. İlçem bu zaman zarfında merkezî iktidar partisine mensup adaylar çıkmış olsa da arkadaşımız Ümit Karaarslan beyefendiyi uzun bir süre belediye başkanlığı koltuğunda tutmuş ve kocaman bir süre (Çeyrek asır) Ula halkı bu şahsiyeti belediye başkanı görmek istemiştir. Yatırım ve hizmet anlamında çok fazla söz etmek istemem zira tüm çıplaklığı ile yatırımların yapılmadığı, hizmetlerin sadece belediye kanunundaki statiko korunmuş olmakla göze çarpmaktadır.
Önceki iktidar döneminde başlatılan ama yarım kalan Akarca Dere Islah projesi, ilçem Ula’nın ancak hayati önemi taşıyan can soluğu, can damarı konumunda olan bu yatırımın yarı kalmaması anlamında tüm halkı göreve çağırıyorum. Bu çağrım bir sokak hareketi değil yarım kalmış bu yatırımın çok önemli olması bakımından kamuoyu yaratılması ve mutlaka bu ‘AKARCADERE ISLAH PROJESİ’nin tamamlanarak faaliyete alınması ve hiç olmazsa bir nebze olsun Ulalının nefes almasına yardımcı olacak bu yatırımın tamamlanması olmazsa olmazımızdır.
Hoşça kalınız. Sağlıcakla kalınız.