Değerli dostlarım; geçmiş kurban bayramınız mübarek olsun. Dünya fanî, yani geçici. Günler gelip geçiyor. Allah’ım, başta okurlarımın aileleri olmak üzere tüm ula, Muğla ve vatanımızda yaşayan vatandaşlarımız için daha nice bayramlara çıkmaları adına dua ediyorum.
Bugün eski dilde nahoş, yeni dilde hoş olmayan bir olayı siz değerli okurlarımla paylaşmak niyetindeyim. Olayımızın kahramanı sendika. Google’a sordum, “sendika nedir?” Diye. Gerçi bendenizin anladığı tamamen yardımlaşmadır derim ama kitabî olması bakımından Google’nin söylediğine kulak verelim. Şöyle diyor: çalışanların ekonomik, sosyal ve meslekî haklarını korumak ve geliştirmek amacıyla bir araya gelerek oluşturdukları yasal ve bağımsız örgütlenmelerdir. Google’ın cevabı böyle. Ardından yine kitabî olması bakımından sordum, “amacı nedir?” diye. Şöyle cevap verdi: çalışanların ortak ekonomik, sosyal ve meslekî çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla kurulan sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki bağımsız kuruluşlardır. Tekrar sordum google’a, “sendika ne işe yarar?” diye. Cevabı şöyle oldu: çalışanların işveren karşısındaki pazarlık gücünü artırarak daha iyi maaş, sosyal haklar ve güvenli çalışma koşulları elde etmelerini sağlar.
Kitabî olması bakımından sendika hakkında kısa kısa bilgiler taşıdım. “neden sendika ile ilgili bir yazı?” diyeceksiniz. Doğru, ilçem Ula’da sendika ile ilgili ne iş olabilir diye de cevap verebilirsiniz kendi kendinize.
İlçem Ula, 1954 yılının altıncı ayının ilk günü, dün değil de önceki gün idi ilçemin kaza statüsüne alınışının yıl dönümü. Yaklaşık yetmiş iki yıl olmuş eski dilde kaza, yeni dilde ilçe statüsü. İlk kurulduğu yıllarda ticaretin merkezi olan ula, aradan geçen yetmiş sene sonra aşırı yaşlı nüfusa sahip olan ve son derece çarpık yapılaşmaya dûçar (*) bırakılan, oldukça Anadolu’dan göç alan bir yerleşim merkezi haline geliverdi.
Tabii merkezinin nüfusu 5000 civarında iken, bugünlerde 17.000-18.000 civarında olduğunu söyleyenler var. Çarşı kalabalık. Ama doğma büyüme Ulalı üçte bir (1/3) konumunda. Neticede ihtiyaç olan bazı kurumlar/kuruluşlar da geldi ve gelmeye devam ediyor. Bunlardan en önemlisi ki hepimiz için oldukça hayatî bir kurum olan acil bakım ünitesi. Daha önce yok idi. 2025 yılında açılabildi. Muğla’ya, yani menteşe ilçesine yakınsınız diye de bir takım teşekküller gelemiyor. Lafı uzatmadan siz değerli okurlarımı asıl konumuza döndüreyim.
Rahmetli bakanımız ve Ula’nın unutulmaz kaymakamı merhum Teoman Ünüsan’ın yardımıyla, kulakları çınlasın Şadi Dündar ağabeyimiz belediye başkanı iken eski denilen sağlık ocağı binası yapıldı ve şimdi sağlık merkezi olarak hizmet veren binanın yanı başında hâlen boş olarak ayakta duruyor. O binada sağlık ocağı hizmete alındı. Uzun yıllar bir adet sağlık ocağı doktoru olarak hizmet veren bu kurum, iktidarın sağlıkta adeta devrim niteliğindeki çalışmaları sonucu şu anda gündüzleri dört adet doktorumuzla halka hizmet vermeye devam ediyor.
Satır arasında acil servis 2025 yılında açıldı dedim. Mesai günleri saat 17.00’de sabaha kadar, cumartesi ve pazar günleri de tam gün olarak halkına hizmet verebilmek amacıyla yürüme mesafesinde olan bu kurumun geldiğini daha duymayan bile var. Durumlarımıza göre halka sağlık bakımından ayağında hizmet anlamındaki bu kuruluşun, yani Acil Polikliniği’nin kapatılacak olduğunu merakla ve sıkıntıyla öğrendim.
2009 yılında sağlık ocağının yanına, devletten hiçbir kuruş para tahsisi yapılmadan, sağlık müdürlüğünce yapılan kırımlardan artan para ile yapıldı bahse konu bina. Rahmetli oldu, Mustafa Şener il genel meclisi üyesi idi, bendeniz de ilçe başkanı idim. İlçem Ula’ya o binayı kazandırdık diye sevindik ve eski binasında sıkışıp kalan sağlık ocağı çalışanları ve halk da genişleyiverdi. İşte o yeni yapılan binada da acil polikliniği hizmet vermeye devam ediyor idi.
Şimdi sıkı durunuz. Ancak başta söyleyeyim; kimseyi töhmet altında bırakmadım, şimdiye kadar da bırakmam. İsim konuşmam. Doğruluğunu tespit etmediğim bir konu hakkında da yazı kaleme almam. Teyitli bir konu olduğu için ve ilçem halkının da bilgi sahibi olabilmesi için yazımı kaleme aldım.
Muğla ilinde kaç tane sağlık müdürlüğü bünyesinde sendika var bilemem, bilmem. Şu anda faal olan sendikalardan birisinin yönetiminde bulunan şahıs veya şahıslar, yukarıda bahsettiğim 2008-2009 yıllarında yapılan ek bina diye adlandırılan binanın ruhsatsız olduğunu ileri sürerek, acil polikliniği hizmetinin bu binada yapılamayacağı hakkında bir dilekçe düzenleyerek il sağlık müdürlüğünün ilgili birimine müracaat ederler. Beş altı ay önce olur bu hadise.
İlçem Ula’da daha hâlen vatanını seven, bayrağını seven, halkını seven, hele hele yaşlısını seven insanlar konunun peşine düşerler. “Halka hizmet hakk’a hizmettir” düsturu ile canhıraş biçimde siyasi ve bürokratik anlamda konunun çözülebilmesi için çalışma yapılır. Geçen zamanı da kendi ideallerine malzeme yapmak için bekleyenler, bu sefer ilgili kurumun en üst noktasında hizmet veren ve ilçem Ula’da da bir süre hizmet eden, yöre halkını ve mahallî memur olması bakımından halk ile iletişim kuran bir doktorumuz idi, idareci hakkında c. Savcılığına müracaat ederek hem yirmi dört saat hizmet veren Acil Polikliniği’nin kapatılması hem de bu işi beş altı aydır kapatılmasını engelleyen idareci hakkında işlem başlatırlar.
Kitabî olması bakımından yukarıda sendika nedir, sendikanın amacı nedir ve sendika ne işe yarar diye soruların cevabını sizlere ulaştırdım.
Şimdi ilçem Ula halkından birisi olarak soruyorum. Sendikanın veya sendikaların böyle bir amacı, böyle bir işlevi, böyle bir çalışma planı/programı var da biz mi bilmiyoruz? Yoksa yazılanlar değil de ideolojiye göre mi çalışma yapılıyor?
İlk bina 1985-1986 yıllarında yapıldı. Hâlen ayakta. Ek bina 2009 yılında yapıldı ve sağlam ve ayakta. İlçem Ula’da 7 şiddetinde deprem olmaz, 5-6 şiddetinde deprem oldu ve ayaktalar, çatlak dahi yok. Ha bu arada yapıların ya da yapı stoklarının depreme ya da herhangi bir afete karşı korunması, gözlemlenmesi sendikalara verildi de bizim mi haberimiz olmadı?!..
Halk tarafından yürüme mesafesinde olan bu kuruluş, yani acil polikliniği, kapatılıyor. Gerekçeyi yukarıda yazdım. Ek binanın, 2008-2009 yılında yapılan binanın, ruhsatsız olarak yapıldığı öne sürülerek halka verilen hizmet kısıtlanıyor. Tüm binaların ve bu bahse konu binanın, yani ek binanın ruhsatsız olduğunu en iyi hangi kurum bilir? İnşaat ruhsatını belediyenin ilgili birimleri verir. Sonuç olarak ula belediyesinin gerek imar işleri ve gerekse fen işleri müdürlüğü personeli ve yetkilileri olarak bu konudan haberdarlar mı diye sormadan edemeyeceğim.
Sorsam ne çıkar? “acil poliklinik hizmeti için artık Muğla merkez ilçesi, ay dilim sürçtü bunu hep yapıyorum, menteşe ilçesine ya menteşe devlet hastanesine ya da sıra bulabilirsen Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine gideceksiniz.” Eğer aracınız var ise haydi kolay diyelim. Aracınız yok ise ne ile gidersiniz? Efendim, “ambulans çağırırsınız” diye fısıldadığınızı duyar gibiyim. Küçücük bir müdahaleye ambulans çağırmak hem israftır hem de daha ağır olup imdat bekleyenler için hak yemek/vakit kaybı olur vesselam.
Yorumlarınızı bekliyorum. Hoşça kalınız, sağlıcakla kalınız…