Değerli dostlarım; geçen hafta yazım yoktu. Sebebiyse oldukça manidardı. Takıldım. Takıldım ve klavye önünde kalakaldım. İlçem Ula yıllardır ihmal edildi. İhmal edilmeye de devam ediyor. İlçem Ula’nın Muğla Merkez’e yakın oluşu coğrafi bir durumdur. Bir ilçe düşünün; kuruluş yıllarında Muğla ilinin her bakımdan en gelişmiş ilçesi iken ilçe statüsü kazanmasının ardından geçen yetmiş yıl sonra en gelişmemiş bir yerleşim yerine dönüşüyor. Ne var canım diyerek mırıldandığınızı duyar gibiyim. İlçem Ula’da saat 17.00’den sonra hasta olursanız yandınız. Neden? İlçem Ula’da Acil Polikliniği açılmıştı. Şimdi iptal edildi. İşte geçen haftaki klavye önündeki takılma sebebim. Yanlış okumuyorsunuz değerli dostlarım ve okurlarım; ilçem Ula’da yeni açılan, insanların yeni yeni alıştığı ve çok da yerinde olduğunun göstergesi olarak, insanlar bazı kendi aile hekimlerine gitmeyerek o yeni açılan acil polikliniğine saat 17.00’den sonra gidiyorlardı. Zira çok güzel doktorlarımız gelmişti. Ama şimdi yok.
Geçenlerde yazımda uzun uzun bahsettim. Sağlık Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren iki sendika üyesinden biri, doktor olduğu kanıtlandı, tarafından Acil Polikliniğinin faaliyet gösterdiği binanın ruhsatsız olduğu ileri sürülerek Acil Polikliniğinin başka yerde faaliyetini sürdürmesi ya da kapatılmasına dair şikayet üzerine, halkın büyük kısmı zaten yaşlı ve kronik hastalıkları olan bir toplumun hizmet alması yasaklandı. Evet, tam da bu kelime cuk diye oturdu. Halkın saat 17.00’den sonra ve cumartesi, pazar günleri hastalarının durumu ne olacak diye canını sıkan başka kişiler var mı bilmiyorum.
Şu anda aldığımız bilgiye göre artık ilçem Ula’da Acil Polikliniği olmayacak, kapatıldı. Şimdi beni dikkatle dinleyiniz. Tersten bir tahlil yapalım. AK Parti yaklaşık olarak 24 yıldır iktidarda. İktidarı da hâlen devam etmektedir. Tüm bakanlıklar ve kurumlar hâlen hükümetin atadığı bakan/bürokrat/teknokratlar tarafından kurumların başında hizmet!?... etmeye gayret ediyorlar. Yerel anlamda AK Parti çok kısa bir dönem içinde ilçem Ula’da iktidar oldu. Sonra halk beğenmedi ve iktidarı muhalefete verdi oylarıyla.
Bir başka A Partisi eğer Adalet ve Kalkınma Partisi gibi tek başına iktidar olsaydı da bir bürokratın şikayeti üzerine halkın tamamen sağlığıyla ilişkili ve ilintili bulunan bu hizmetin yasaklanmasına, kapatılmasına onay verir miydi? Soru bu. Siz bu soruyu kendinize sorunuz. Cevabını bendeniz biliyorum ve yıllar yıllar önce yaşamış biri olarak cevabımı buraya yazmayacağım. Siz bulunuz cevabını. Size kısaca şöyle diyeyim: “İktidar olabilirsiniz ama muktedir olamazsınız” demişti müteveffa meşhur bir savcı.
İl Yönetim Kurulu Üyesi olan bir arkadaşım ile bu konuyu etraflıca konuştuk. Bu arkadaşımız ilçe başkanlığı da yaptı. Bu konuyu neden çözemiyoruz ya da neden çözemiyorsunuz diye takıldım. Bana gülerek, “Kardeşim, iktidar olabilirsiniz ama muktedir değilseniz bu işleri çözüme kavuşturmanız oldukça zor.” dedi.
Konumuza dönecek olursak gelecek ay itibarıyla ilçem Ula’nın merkezinde halk tarafından beğenilen ve alışılan, çok da beğeni kazanan Acil Polikliniği kapandı. Hemen “Yahu kapanırsa kapansın, Muğla Menteşe ilçesi Ula’dan bir adım; Muğla’ya, Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ya da Menteşe Devlet Hastanesi’ne gidiliverir.” diye kendi kendinize mırıldanıyorsunuz. İşte siz/biz böyle kendi kendimize mırıldanırsak atı alan Üsküdar’ı geçecek.
İlçem Ula’nın merkeze, Muğla’ya, yakınlığı hiçbir zaman avantaj olmamıştır. Sürekli dezavantaja sürüklenmiştir. Sadece sağlık konusu değil, başka konularda da şehre yakınlığı hep dezavantaj olmuştur. Sağlık en önde geldiği için yazımın konusu da Acil Polikliniğinin kapatılması oldu. Diğer konular da var tabii. Örneğin AYDEM’in arıza birimi ilçe merkezinde yoktur. İlçe merkezindeki bir arızaya Akyaka’da konuşlanan arıza ekibi müdahale eder. Şükür Vergi Dairesi geri geldi. O da gitmişti. Bir adet bankamız var. Adalet teşkilatımız Muğla Merkez’den Ula’ya hizmet veriyor. İlçem Ula’nın garajı yoktur. Otobüs garajı bulunmamaktadır. Yazımın başka mecralara çekilmemesi için dikkatle yazıyorum. Sakar Geçidi en eski hâlindeyken, yeni yol açılımı esnasında Devrant denilen yerden Gülağzı’na teğet geçerek eski Ula-Muğla yolunu takiben doğru bir yol açalım ve Aydın-Muğla-Antalya yolu ilçem Ula’dan geçsin diye çalışma yapılmış 1965’li yıllarda. Her şey planlanmış ama bizim Ula’nın ön insanları ve söz sahibi insanları, “Araba sesinden uyuyamayız, yol dışarıdan geçsin.” derler ve öyle olur. Altın Yol kabul edilen yol dışarıdan geçti ve bizler Altın Yol’a yakınlaşamadık. Hâlen de yakınlaşma için hiçbir çalışma yok. Tütün tarlalarına, hububat tarlalarına villa yapmak için yarışmaya başladık. İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi geçti diye şu anda Ula’nın girişindeki verimli araziler villa yapmak için sırasını bekliyor. Hani dedim ya Muğla’ya yakınlık her zaman dezavantaj diye işte size son örnek.
Şimdi ilçem Ula’da faaliyet gösteren tüm partilerin ilçe başkanlarına sesleniyorum. Sivil toplum kuruluşlarının başkanlarına sesleniyorum. İlçemiz merkezinde faaliyet gösteren iş adamlarına sesleniyorum. Ulalı olup dışarıda yaşayan ve söz sahibi olan ağabeylere sesleniyorum. Lütfen bu konunun peşine takılalım. İlçem Ula’nın merkezinde faaliyetine son verilen/kapatılan Acil Polikliniğinin açılması için çaba gösterelim.
Benim elimden bu geliyor: Kamuoyunu uyandırmak ve konudan haberdar etmek. Çok detaylı yazdım geçtiğimiz haftalarda. Hiçbir dezavantajı olmayan, 2009 yılında yapılan, sapasağlam olan binada tekrar Acil Polikliniğinin açılması için gayret gösterelim. Ben tek başıma ne yapabilirim dememeli. Hani karınca misali. Çaba gösterelim. Bu sağlıktır. Sağlık ise ön plandadır. Ön planda olduğunu gösterelim.
(*) Bir not: “Muğla’ya yakın, herkesin aracı var.” demeyin. Aracı olmayanlar çoğunlukta, özellikle yaşlı ve kronik rahatsızlığı olanların araçları bulunmamaktadır. İlçe merkezinde taksi durağı/taksicilik yapan esnaf da kalmadı ya. Doğru okudunuz. İlçe merkezinde taksicilik yapan esnaf da yok, belirlenen taksi durağı da yoktur. Canım Muğla’ya çok yakın.
Hoşça kalınız, sağlıcakla kalınız.