Zamanınİl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahimAkoğlu 'nun desteği ve yer sağlamasıyla, 26 Temmuz 1996 günü MarmarisKalesi'nde "Kanûnî Sultan Süleyman Muğla'da" diye bir konferans vermiştim.(Görüyor musunuz, eskiden kültürden anlayan ve kültürün değerini bilen nekültür müdürleri varmış!...)

Dahasonra Menteşe Grubu'nda, bu konuda tezler ve makaleler yazan bilim insanlarıylatoplantılar gerçekleştirip, konunun arka planını ortaya çıkardık. 1998 yılındabendeniz de yörede Kanûnî ile ilgili halk anlatmalarının bir kısmını derleyipyayınladım. 1999'da Üniversite, MarmarisBelediyesi ve Marmaris Kaymakamlığı 'nın organize ettiği, STK'larında omuzverdiği, Fuat Miras 'ın da malidestek verdiği Kanûnî Sultan Süleyman heykeli yaptırdık. Heykeli MarmarisKalesi'nin önündeki meydana dikecek ve turizmin yoğun olduğu Temmuz'un sonhaftasında burada bir hafta şenlik düzenleyecektik.

Herşey düzgün gitti ama 17 Ağustos 1999 depreminden sonra işler ters gitti veheykel oraya dikilemedi. Heykel bir süre belediyenin deposunda bekledi; sonraBeldibi Belediyesi bu heykeli Belediye binasının önündeki parka dikti.

Kanûnî'nin1522 yılında Rodos Seferi münasebeti ile 24 Temmuz 1522 gününden 3 Ocak 1523gününe kadar buralarda kalması, yöre için çok önemli bir durumdu. "Marka şehir"anlayışı içinde böyle büyük bir geçmiş, güncellenmeli ve gümünüz kültürüne veturizmine kazandırılmalıydı.

Arayabaşka meşguliyetler de girdi ve konuyla ilgili çalışmalarımız biraz zaman aldı.2015 yılında Prof. Dr. Adnan Çevik ,projeyi hayata geçirme konusunu tekrar gündeme getirdi. Yapıp yapamayacağımızıkontrol ettik. Baktık ki üniversitemizdeki akademik personelle beraber, konununuzmanı diğer üniversitelerden arkadaşlarla bu işi halledebilirdik. Prof. Dr.Çevik işi üzerine aldı ve 17 kişilik bir ekiple bu işe giriştik. Ekipte kimlervardı: Prof. Dr. Adnan Çevik, Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Prof. Dr. Mehmet YaşarErtaş, Prof. Dr. Bilal Söğüt, Prof. Dr. Kadir Pektaş, Doç. Dr. Ümral Deveci, Yard. Doç. Dr.Muhammet Yazıcı, Yrd. Doç. Dr. Ömür Koç, Arş. Gör. Hacer Kılıçarslan, Öğr. Gör.Macit Gürel, Öğr. Gör. İbrahim Acar, Arş. Gör AliAluç, Harita Müh. Mehmet Gencer,Arkeolog Şevki Bardakçı ve müdürlük temsilcileri Aydın Durdu, Filiz Karaağaç, Mehtap Yıldız. Her birisahasının önde gelen ve bu tür projeleri başarmış akademisyenler ve alanınınuzman kişileri.

Proje4 aşamalıydı: İlk aşama, Kanûnî'nin Muğla güzergâhının tespiti. İkinci aşamagüzergâhtaki konaklama yerleri olan Bozüyük ve Muğla Karabağlar yaylasındaOtağların kurulması. Üçüncü aşama Kanûnî yolunda bütün yıla yayılan değişikkültürel ve sportif faaliyetlerin yapılması. Son olarak da her yıl Temmuz'unson haftası, Marmaris'te bir kültür ve sanat şenliği gerçekleştirmek.

Projeyiteklif ettiğimizde Sayın valimiz Amir Çiçek, bizden daha çok heyecanlandı veneredeyse her toplantımız katılıp devletin imkânlarını nasıl sunacağınıanlattı.

Buarada projenin görsel yönüyle ilgili çalışmalar da yapıyorduk. Harita mühendisisevgili Mehmet Gencer bizlere lokasyon ve koordinat bilgilerini sağlıyor, bubilgiler genç kardeşimiz Arş. Gör Ali Aluç tarafından kabartmalı bir haritayadönüştürülüyordu. Aynı zamanda dünya çapında bir minyatür sanatçısı olan Dr.Öğr. Üyesi Ömür Koç'un belgelere dayanarak yaptığı Rodos Seferi minyatürleriyleproje zengin ve ciddi bir görsellik kazanıyordu.

Maalesefaraya 15 Temmuz terörist darbe teşebbüsü girdi; arkasından sayın valimizMuğla'dan ayrıldı ve proje Kanûnî Yolu'nun belirlenmesi aşamasında durdu. Oysaotağlar için çizimler yapılmış ve malzeme temini girişimlerinde bulunulmuştu veen güzel tarafı, bu projenin kitabı da hazırlanmıştı. Burada zikrine gerekgörmediğim sebeplerle proje biraz tavsadı. Yoksa tavsayacak bir proje değildi.Mesela proje çerçevesinde çizilen minyatürler o zaman Kültür ve Turizm Bakanıolan Prof. Dr. Nabi Avcı 'nın birziyaretinde sergi ile kendisine sunulmuş ve nitelikli bir kültür adamı olduğuiçin Nabi Bey olayı hemen kavramıştı ve destek vereceğini ifade etmişti. (Nabibeyin bakanlığı sona erince, bakanlık merkezinden destek alma işigerçekleşemedi. Bu projeyi şu anda sayın bakana iletsek, hiç şüphe duymadandestekleyeceğine adım gibi eminim.) Sonra bu proje hiç kulis yapmadanbakanlıkça 1054 proje arasından Mansiyon ödülü aldı. Kulis yapılsaydı hakkıverilir ve daha büyük bir ödül alırdı. Çünkü her şeyiyle özgün ve sürekliliğiolan bir proje idi.

Uzunlafın kısası, bu projenin arkasında 24 yıllık bir birikim ve ciddi bir akademikkadro var. Geçen gün sevgili Özcan 'ınyazısında konuyla ilgili "yetersiz"likten söz edildiğini okudum. Kimse bukadroya "yetersiz" diyemez. Böylediyene, kutuyu açmadan ve kötüyü söylemeden cevabım şu olur:

Bize"bilmez" demiş müdür efendi

Tutayım ben onadiyem "bilen"

Vardıkda yarınrûz-ı cezaya

İkimiz deçıkarız orda yalan.

Üzüldüğümnokta, sayın valimizin iyi niyetine sığınılarak Muğla ve Türk kültürü içinbüyük bir projenin ekâmete uğratılmaya çalışılmasıdır. Tabii zamanla her şeyyoluna girer. Biz ne müdürler gördük!...