' Yüzlerce kitap basıyor,yüzlerce yazar çıkarıyor kılcal damarlarımızdan medeniyetimizin anadamarlarına.
İsmini fetihten almış, her şeyi fethetme sevdasında. "Basıyorum,satıyorum" diye güzel bir levha yaptırıp bir de nazar boncuğu ekleyiphediye etmek istiyorum."
Bir bakışla kilitlendimve 'Evet, kabul ediyorum.' dedim. Sadece bir bakış!. Özgüvenli, samimi vebunların çok ötesinde dostluk vardı gözlerinde
Konuşmaya başladığı an kararımı vermiştim. Kitabımı hercümlesinde yepyeni fetihler gerçekleştiren bu romantik adama teslim edecektim.Yıllardır kararsız kalmıştım, yazdığım romanı bastırma konusunda. Hangiyayıncıyla konuşsam içimde tereddüt ettiğim bir şeyler kalıyordu. Oysa şimdi!.
Konuşurken bulunduğu yere sığamıyor, elinden gelse OrhanVeli'nin Mahmut'u gibi bütün gökyüzünü boyayacaktı. Allah'tan gözleri göğünrengini almamıştı. Buğulu ya da hafif pusluydu. Zamanında keskin virajlarıgeçmiş, artık sadece kendi yolunda gideceğini bilen bir albatrosun bakışlarıvardı onda.
Sanata, yazara saygısı sonsuzdu. Her cümlesinde "Basalım, satalım! " dese de basma eyleminde gönülkapılarını açıyordu sevgiyle. Önce size inandığını hissettiriyor sonrainandırıyordu.
Basma eylemine gelince işini bilen, kerli ferli bir tüccar vardı karşınızda.Bazıları pastanın en büyük dilimini yemek için her türlü idealinden vazgeçerkeno, "Ekmeğimin derdindeyim, buna şükür." demekle yetiniyordu.
Zaman zaman "Sen, bu zamana ait değilsin, senin devrin bu toprakların mayalandığızamanlar. Enaniyet yapmıyor, yeri geldiğinde kazı yeri geldiğinde tavuğuesirgemiyorsun sevdiklerinden, inandıklarından." diyorum.
Bu yüzden bu işi nereye götürebilirsin, diyorum. Anlaşma yaptığın yazarların her biriyle hemengönül bağı kuruyorsun. İnandığın insanları hiç bırakmıyorsun.
Utanıyorum. Hep bugündekaldığım senin ufkunun genişliğine sahip olamadığım için şimdiki zamanın içindehapsolup kalmışım meğer.
Utanıyorum çünkü hakikat perdesini açıldığında karşımda yineişini bilen, mantıklı, hesaplı bir adam çıkacak. İşini dürüstlükle, samimiyetledevam ettirecek. "Basıyorum,satıyorum." diye diye yepyeni yazarlara, yepyeni okurlara kavuşacak.
Her konuşmamızda yepyeni projelerle karşımıza çıkıyor, hedefi daha çok insana ulaşmak. Bu enaniyetsofrasında kendine sağlam bir yarenler kadrosu kurmuş. Ayakları üzerinde buyüzden dimdik duruyor. Hesabını dost evinde gönüller kurarak başlatmış.
Yüzlerce kitap basıyor, yüzlerce yazar çıkarıyor kılcal damarlarımızdan meYüdeniyetimizin ana damarlarına.
İsmini fetihten almış, her şeyi fethetme sevdasında. "Basıyorum, satıyorum" diye güzel bir levha yaptırıp birde nazar boncuğu ekleyip hediye etmek istiyorum.
Geçenlerde büyükşehirlerden birindeyiz. Bakıyorum, hemen heybesinden incilersaçmaya başlamış. Gözleri öyle parıldıyor ki sanki Arşimet, "Buldum, buldum." diyebağırarak çıkıverecek bir yerlerden.Dünyayı kendi penceresinde yeniden keşfe çıkmış, daldığı ummanın en derinköşelerinden ne hazineler çıkarıyor.
Aslında ben felsefî takılıyorum konuşmalarına. " Neydim, ne oldum, ne olacağım" dedirtirler, adama diyor.Ekliyor :
"Bu yüzden hocam, bildiğin yoldan gideceksin. Bak, akrabalar, kardeşlerbile ayrı düşüyor ama akrabalığın bile olmayan insanlarla bir yürek oluyorsun.Aynı kalbe eklenmiş yüzlerce can, bir yürekte toplanıyor."diyor "Hocam,basmak kadar satmayı da ihmal etmeyelim." demekten kendini alamıyor.
Sen, diyorum içimden. Fetihler zamanında yaşasaydın. Arkana yüzleri takar.Büyük zaferlerle dönerdin. Zaferlerin hatırasına yüzlere yüzlükler takardın.Han sarhoş, hancı sarhoş, herkes seninle ne kadar da mutlu sevgili dostum.
Ya da diye yeni bir cümleye başlayacağım. Sakın bunu basma asla da satma. Yafetihlerin yüzü kararmış insanların albastısına uğrarsa dileklerin. Doğmamışçocuklar ne annesiz kalmalı ne de babasız.
Biliyorum senin yolun Don Kişot'un yolu değil, savaşın da yel değirmenleriyledeğil.
Bak, bugün yine yollardayız. Sen, bu uzun yolları yüzlerce binlerce defaaşmışsın. Albastılar, aynalılar, aynasızlar çıkmış yoluna karşıcı. Beklemişler,bekletmişler. Sen durmamış, vazgeçmemişsin yolundan, yollarından. Gece yarısınıepey geçmiş in cin uykuda biz uykunun sevdalı kollarında. Bir yollar uyanık birde sen.
Yolun sonunda yine aynı cümleyi kuracağız. Kitapları fetheden, kitaplarla fethe koşan adamıncümlelerinde.
"Basalım,satalım."