Dünyayıalgılamaya başladığımda, hayvan olarak keçi, koyun, oğlak, kuzu ve kedi ilksırada yer almışlardır muhtemelen. Bozdağ yamaçlarında bir yörük köyünde doğançocuğun, deve, kanguru, misket, ördekgibi hayvanları tanıyarak hayata başlaması düşünülemez elbette. Yörüksenkeçi-koyunla başlayacaksın hayata.
Hayattatanımaya başladığım bitkiler de vardı başlangıçta. Avlumuzdaki dut, ilktanıdığım ağaç, bahçemizdeki soğan ilk tanıdığım sebzedir muhtemelen. Bilinçlitanımaktan söz ediyorum; yani ne işe yaradığını bilerek tanımaktan.
Hayatımızadoğrudan etki ederek giren zeytin, armut ve üzüm asması, beslenmemizdeki rolükadar, ekonomik getirisiyle de hayatımıza girmişti küçücükken.
Armuduve üzümü anlattım mı bilmiyorum ama bugün size zeytini anlatayım.
Nezamandan beri zeytini yazmayı düşünüyordum aslında. Toplaması, sofralık zeytinhazırlanması, yağının sıkılması. Bunlar başlı başına birer kültürel aşamaolduğu için mutlaka yazılmalı diye düşünürdüm hep. Geçen hafta Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ReşitÖzer bey, Milas için uğraşlarından biri olan " çekişke zeytin "in Avrupa Birliği Coğrafi işaretini almasıgayretlerinin sonuçlandığını paylaştı. Sosyal medyadaki paylaşımda şu bilgileryer aldı:
" Milas Ticaret ve Sanayi Odası, ilçesınırları içindeki memecik türü zeytinlerden yapılan sofralık bir ürün olanMilas çekişke zeytinine coğrafi işaret aldı. Türk Patent ve Marka Kurumu,MİTSO'nun Milas çekişke zeytinine mahreç türünde coğrafi işaret alınması içinyaptığı başvuruyu, yaptığı inceleme sonunda uygun bularak 20.08.2021 tarihindenitibaren korunmak üzere tescil etti.
?MİTSO'nun başka Milasürünlerine de coğrafi işaretler almak için çalışmalarını sürdürdüklerinibelirten Özer "Sırada başka ürünlerimiz de var. Kısa sürede onların dacoğrafi işaret tescillerinin onaylanacağını umuyoruz. Ayrıca yeni coğrafiişaret başvurularımız da olacak. Milas çekişke zeytinin coğrafi işaretininüreticilerimize hayırlı olmasını, bol ve bereketli kazançlar getirmesinidiliyorum" dedi.
Milaslı hemşehrilerimizin " çekişkezeytin " dedikleri sofralık zeytine biz Manisa'da " çekişte zeytin " deriz. Tabii aslı " çekiçte zeytin "dir. Çünkü bu zeytin, yeşil zeytinin çekiç veyataşla kırıldıktan sonra dinlendirilmesiyle elde edilir. Zeytinin yenecekkısmını hafif bir darbeyle kırarken, çekirdeğini kırmamak lazımdır.
Kırılan zeytin tuzlu bir karışımda iki üç hafta bekledikten sonra yenecekkıvama gelir. Benim en sevdiğim sofralık zeytin budur. Çünkü, iki üç haftadan sonra ağza alınıp ilkçiğnendiğinde hafif acı olsa da harika bir zeytin kokusu insanın dimağınıçıldırtır. Zeytin tadı ve kokusu birleşince dimağı zapt etmek mümkün değildir.
"Cızma/çizmezeytin" de "çekişke/çekişte/çekiçte zeytin" ile benzer rayiha ve kokuya sahiptir. Bençizme zeytini de bu yüzden çok severim. Hele bir de irisi seçilmişse!...
Tuzluveya tuzsuz çürütme veya salamura zeytin de güzeldir ama bunlarda zeytin kokusupek olmadığı için diğer iki zeytinde yaşadığım heyecanı yaşamam bunlarda.
Çekişteve çizme zeytinleri biraz erken; Kasım başı falan zeytinler yeşilken toplardık.Tabii biraz irisini seçerdik toplarken. Kara zeytin toplaması Aralık veya Ocakaylarına kalırdı. Kar içinden zeytin topladığımız çok olmuştur. Çürütme veyasalamura zeytini kara zeytinden seçerdik. Anacığım, bir çuvalın içine tuz ilezeytini basar, bastırsın diye üstüne biraz büyükçe bir taş koyardı. Zeytin birsüre sonra acı suyunu bırakır ve yeme kıvamına gelirdi.
Tabiizeytin kültürünün bizim için en önemli yönü, yağhaneden gelen yeni yağın üstünebiraz tuz, kırmışı biber ve kara biber serpip ekmeği banarak yemekti. Bucümleyi yazarken bile ağzım sulandı. Demek ki seneye yağ sıkımı zamanımemlekette olmalıyım.
Birpaylaşımınızla beni çocukluğuma döndürdünüz Reşit bey. Hem gayretleriniz, hemde beni çocukluğuma döndürdüğünüz için teşekkür ederim.