Tarihöncesi çağlardan bu yana medeniyetlerin beşiği olan, Sümerlerden Asurlulara,Hititlerden Perslere, Lidyalılardan Selçuklulara, onlarca devlete ev sahipliğiyaptı Anadolu toprakları.

1071Malazgirt Meydan Muharebesi'yle beraber yerleştiğimiz Anadolu toprakları, 11.yüzyıldan beri bizler tarafından yönetiliyor.

Bununöncesinin de olduğunu biliyoruz.

Bugüzel coğrafyanın isminin nereden geldiği ise halen merak konusu.

Etimolojikolarak Anadolu sözcüğünün Yunancadan türediği bilinse de, bu konuyla ilgili çokilgi çekici bir efsane Ankara'ya 80 kilometre uzaklıkta yer alanKızılcahamam'ın Taşlıca Mahallesi'nde yüzyıllardır anlatılmaya devam ediyor.

Rivayetegöre Anadolu isminin, Taşlıca'daki Ayran Taşı ve Kırmızı Ebe'den geldiğisöyleniyor. Anadolu Selçuklu Devleti Hükümdarı Alâeddin Keykubad, ordusuylaberaber fetihlerine devam ederken Taşlıca'dan geçer. Burada yaşayanlar 'orduyu nasılağırlayacağız' telaşına kapılmışken Kırmızı Ebe, sırtında yavrusu ve elinde birbakraç ayranla çıkagelir. Yanaklarının ve başına bağladığı örtününkırmızısından dolayı bu ismi alan Kırmızı Ebe, askerlere ikram etmek içingetirdiği bakracındaki ayranı ağaçların arasındaki taş oluğa döker. Askerler dehem ayran içmek hem de kaplarını doldurmak için sıraya geçer. Kırmızı Ebe ileaskerler ayran içip kaplarını dolduran askerlerle şöyle bir diyalog yaşanır:

-Doldurungazilerim,

-Doldurana,

-Doldurunyavrularım,

-Ana,dolu.

Bütünordu, ayran içip kabını doldurduğu halde taş oluktaki ayran hiç tükenmemiştir.

Ogünden bu yana da bu topraklara 'Anadolu' denmiştir.

Anadolukadim bir yer.

Dünyaüzerinde hiçbir ülkede olmayan anlatılamaz kelimelere dökülemez bir misyonuvar.

Anadolubir sentez yeridir.

Çokfarklı realiteden gelir.

Çokfarklı bir gen yapısı,

Çokfarklı inanç yapısı,

Çokfarklı kültürel yapı,

Çokfarklı örf ve adet yapısı ile,

Bukadar çok çeşitliliğin olduğu çok büyük ruhsal sentez yeridir.

Buradafarklı bir yapı var, Avrupa da bireysellik hüküm sürerken, kadim topraklarımızAnadolu da birlik bilinci ve şuuru vardır.

Bizlerbir birimizden koptuğumuzda bu topraklar ağlamaktadır.

ÇünküAnadolu da bu topraklarda birlik bilincinin mayasıdır.

Bizlertek vücut olduğumuzda başaramayacağımız hiçbir şeyin olmadığını asırlardırdeneyimledik.

Emperyalistlerekarşı mücadele verirken de bunu bizzat yaşadık.

Yangınlardada bunları gördük.

Kimseyangın ile mücadele ederken yanındaki kişinin hangi siyasal görüşten olduğunu,

Hangidinden olduğunu,

Hangimezhepten olduğunu düşünmedi.

Sadeceyangını söndürmek istedi ve omuz omuza çalıştı.

Buradananladık ki, kamplaşmanın, ayrışmanın anlamı yok.

Buradakolektif bilinç çok önemli.

Birlikbilinci çok önemli.

Anadolubireyselliğe geçit vermez.

Başarılıdaolamayız.

Butopraklar topyekün olmayı ve tüm zorlukları hep beraber göğüslemek üzerekurulmuştur.

Buidrak ve şuurla hareket etmeliyiz.

Artıkayrıştırıcı unsurları silip atmalıyız.

Nefretive kamplaşmaları bu topraklardan kazımalıyız.

Butoprakların farklı bir şuur denizi vardır.

Bizlerbireysel olarak bir gölge gibi kalırken,

Birlikteyüksek şuurla, geçilmez yüce dağlar gibi olmaktayız.

Ormanlaryanarken bir kısım insanımız şımarıklık içindeydi.

Bubize yakışmaz.

Bizbu topraklarda birlik bilinci ile geldik.

Bireyselliğegeçit vermez.

Dayanışmaruhu bizim genlerimiz de var.

Ayrılık,kamplaşma bize ağır bedeller ödetir.

Şimdişımaracağımız dönemde değiliz.

Birliktetopyekün tüm zorlukların altından kalkabiliriz.

İlahinizam kurallarına uyalım artık.

Butopraklar görevli.

Boşişlerle uğraşmak için gelmedik.

Hepimizkenetlenmek için geldik.

Olguve olaylarda hiçbir ders almadan kapatıyorsak,

Yandıkdemektir.

KiAnadolu ağır sınavlardan geçmektedir.

UyanışAnadolu'dan başlayacak.

Lütfenartık uyanın.

Anadolubirlikte güçlü.