Kocaman, ders almadığımız17 Ağustos Depremi'nin faturası müteahhit Veli Göçer'e kesilmişti...

Veli Göçer elbette suçluydu, ama yıkılan yapıların hepsininmüteahhidi de değildi... Hele hele mimarı, mühendisi, yer bilimcisi hiçdeğildi... Hala akıllar da o var... Keşke istifa etmiş bir seçilmiş veyaatanmış yönetici olsaydı. O zaman bu 10 ilde yaşanan depremlerin yüküdaha hafif olur muydu bilemiyorum...

Üzerinden 24 yıl geçmesinerağmen, 17 Ağustos 'ta yitip giden 30 bin canın hesabınımüteahhitlerden başka kimse vermedi... En büyük sorumlu olan devlet aygıtınınseçilmiş ve atanmış yöneticileri, karar vericileri hesabı Veli Göçer gibiüç beş müteahhidin üstüne yıkarak işin içinden sıyrılmasını bildi. Aynı süreç Van depreminde de yaşandı. Daha dün İzmir 'de de... Bunun doğrudan sorumlusuolan seçilmiş ve atanmış yöneticiler, karar vericiler ve sorumluluk ortağı yerelyönetimler bir hesap vermedi.

Yine müteahhit avınaçıktık...

Elbette ki müteahhitler suçsuzdeğildir, ancak asıl suçlular kalkıp hala bir özür bile dilemedi...

İhmalin, rantın, suçun,günahın " kader " olduğu, eleştirinin, isyanın " şimdi sırası mı "diye karşılık bulduğu bu topraklarda boşuna istifalar bekledik, bekliyoruz... İmar , Deprem Yasa ve Yönetmeliklerin gereğini yapmayanlardan, tarımalanlarını imara açanlardan ve gerekli yaptırımı uygulamayanlardan Allah aşkına bir istifa bile olmaz mı? Bari bir özür dilenseydi...

xx xx xx

" Yıllarca İnşaatMühendisleri Odası olarak bağırdık; her şantiyeye tam zamanlı bir şantiye şefilazım dedik. Fakat meslektaşlarımız ne yaptı? Yerini dahi bilmediklerişantiyelere imzacı oldular. Aynı anda 5 şantiyeye imza atabilme yetkisini verenbu sistemde müteahhitlerin kulu köpeği oldular. "

Bu cesurca ve dürüstçe ifadeedilmiş sözlerin sahibi ise Muğla 'da " modern mimarinin " öncüsü Yapıİstanbul Mühendislik & Mimarlık 'ın üst düzey yöneticisi MehmetYapıcı ...

Ben Mehmet Yapıcı 'nınbir " özeleştiri " de bulunduğunu, derdini, öfkesini ortaya koyarken mecazbir tanımlama, teşbih yaptığını düşünüyorum. Sosyal medya hesabından yaptığıpaylaşımda " Denetim, denetim bir yere kadar. Bu ülkede her şeyin birkolayı bulunmuştur. Her denetleme çırak çıkartılmış ve bununla övünülmüştür. "diyen İnşaat Mühendisi Mehmet Yapıcı şu ifadelerde bulundu:

" Yıllarca İnşaatMühendisleri Odası olarak bağırdık; her şantiyeye tam zamanlı bir şantiye şefilazım dedik. Fakat meslektaşlarımız ne yaptı? Yerini dahi bilmediklerişantiyelere imzacı oldular. Aynı anda 5 şantiyeye imza atabilme yetkisini verenbu sistemde müteahhitlerin kulu köpeği oldular.

Yapı denetim sistemidüzgün çalıştığı vakit gayet güzel sonuçlar verdi. Fakat yapı denetimlerdesorumluluk alan meslektaşlarımız ne yaptı? Müteahhitlerle kafa kol ilişkisinegirip beton öncesi kontrollerini savsaklamaya başladılar. Mesela yapı denetimcibetondan önce beni arıyor, sen zaten düzgün yapmışsındır beni oraya getiripbenzin harcatma diyor. Bana neden güveniyorsun kardeşim sen? Mesleğiningereğini yapsana. Utanmadan o evraklara hangi yüzle imza atıyorsun? "

xx xx xx

Mehmet Yapıcı 'nınki gerçekten oldukça cesur ve ibretlik birpaylaşım. Bu eleştirel ve öz eleştirel paylaşımdan payını yerel yönetimler vemimarlık-mühendislik eğitimi de almış. Şöyle;

" Belediyelerin içindestatik projeleri kontrol edebilecek mühendisler yok! Tekniker çocuklara inşaatalanı kontrol ettirmekten başka bir şey yapmıyorsunuz. Belediyeye teknikeralacağına deneyimli inşaat mühendisi alsana, statik projeleri baştan aşağıincelesin! Ülkenin dört bir yanında merdiven altı mühendislik-mimarlık eğitimiveriliyor. 3 matematik sorusu çözen müteahhit çocuğu özel okulda inşaatmühendisi oluyor. Müteahhit dediğin adamların yüzde doksanını eğitemezsinkardeşim, göbekli para babası hanzoları değiştiremezsin. Her depremden sonra20-30 müteahhit tutuklayarak da bir sonuç elde edemezsin. Teknik personelininkalitesini arttır, sonra da onları ahlak ve vicdanla donat! "

" Karaosmanoğlu;'Müteahhitlerden önce ifadesi alınması gerekenler var' " başlığını taşıyan 20.02.2023 tarihli yazımın altına Ahmet Tan Karaosmanoğlu 'nu destekleyen yorumlargeldi. O yorumlardan birinin sahibi Bodrum 'dan " Yapı Denetim Firması "sahibi bir İnşaat Mühendisi İbrahim Aydemir 'de eğitim konusunda Karaosmanoğlu ve Mehmet Yapıcı 'dan farklı düşünmüyor ki, " Hemen mahalle arasıüniversitelerin mühendislik ve mimarlık fakülteleri kapanmalıdır. Mühendislerinve mimarların imza yetkileri kısıtlamalıdır (tecrübe puanı gibi bir şey lazım).Ben hiç baraj yapmadım ama mesleki yıl ve diploma yılım imza atmama yetiyor... "diyor...

xx xx xx

Karaosmanoğlu 'nun müteahhitlere gelinceye kadar başka sorumlu vesuçluların olduğunu anlattığı 20.02.2023 tarihli yazımın altında Karaosmanoğlu 'nudestekleyerek, " Herkes bir suçlu arama peşinde. Bu önemli ancak yeterlideğil. Yeni yapılacak binalarda bunlar dikkat edilmeli " diyen MilasBelediyesi 'nin AK Partili Meclis Üyesi Hasan Çemrek de " ŞantiyeŞefliği " konusunda " Hiç inşaata gitmeden 20 bin TL imza atmak...Hem imza atan hem de müteahhit açısından güzel bir uygulamaydı, önüne geçildiancak yeterli değil. Maliyetlere öneri olarak Belediyelerin ve Devletinelindeki Hazine arazilerinin sağlam zeminde olanlarının üzerinde İmar Planlarıyapılarak gerek satış gerekse takas yöntemiyle şehirler sağlam zeminler üzerinekaydırılmalıdır. Böylelikle tarım arazilerimizde kısmen de olsa kurtarılır. "ifadesinde bulundu ve şöyle anlattı:

" Yapan ustada ehildeğilse (Kolon kiriş kırılarak geçirilen elektrik su tesisatlarını her yerdegörebiliriz! Çok estetiğiz ya görüntü kirliliği olmasın!) denetim çok önemli.Beton döküm sırasında başında denetleyen ne müteahhit ne yapı denetim firmasınede şantiye şefi var. Bu aşamada alınan numuneler gerçekten dökülen betona mıait, yoksa başka bir betondan mı alıyor denetleyen yok. Çünkü betoncunun gecemi gündüz mü geleceği belli değil. Oysa çok sıcak çok soğuk havada betondökülmez. Beton döküldükten sonra en az 3 hafta geçmeden kalıp sökülmez. BütünEvlerin Zemin katları mutlaka perde beton olmalı. Asmolen döşeme yapılmamalı.Kolonların üstündeki filiz demirler en az 120 cm olmalı. Bilhassa yumuşakzeminde Sayın Karaosmanoğlu'nun dediği gibi, Sismik İzatör ve ilaveten KazıkTemel kullanılmalı. Ayrıca İzatörlerin tekelleşmemesinin altını çizmiş, önemliki son zamanlarda kısmen sınırlandırıldı. Ve her bina altına dükkan yapmasevdasından vazgeçilmeli. "

xx xx xx

" Belediyelerde Jeolog varmı? " diye sorduğum 21.02.2023 tarihli yazımın altına " ÖzcanÖzgür üstat sizden daha kolay bir soru sormanızı rica etsem, belediyelerimizdestatik proje okuyabilecek kaç mühendis var? (Bakın hesaplanacak demiyorum veyahesabı inceleyebilecek) Kontrol edebilecek bile mühendis yok. Şu an imarbölümlerinde, yaa onu da geçtim, bünyesinde kaç mühendis-mimar varaçıklasınlar. Şehir yapıları başına düşen teknik personel (Fen İşleri, MUSKİfalan buna girmez, çünkü onların yaptığı imalatın veya işlerin yıkılacakbinalarla işi yok) kaç tane? Sadece şunu yine soruyorum Muğla Belediyelerindekaç teknik personel var? Sadece sayı! Merak ediyorum... " diye sorukoyan Bodrumlu Yapı Denetçisi İnşaat Mühendisi İbrahim Aydemir 'de 20.02.2023 tarihli yazımın altında Meclis Üyesi Hasan Çemrek gibi Karaosmanoğlu 'nudesteklerken " Şantiye şefliği diye bir kurum var, ama sadece imzada yirmibin verip ruhsattan iskana imza kiralanıyor. Hadi aylık on bin ver o mühendisdidik didik etsin. Dikkat edin şantiye şeflerinin çoğu ya yeni mühendis ya daemekli mühendis. Yani paraya ihtiyacı olanlar. Şu an yeni mezun bir mühendisasgari ücret ile çalışıyor. Amelenin yevmiyesi 500 TL, bu mühendislerden verimbeklemek ayrı saçmalıktır. Prof. Hocası olmayan fakülteler var. Her ilçeyeüniversite açmak ayrı saçmalık... Geçim derdinde imza atmaya mecbur kalaninsanların bütün sorumluluğu üstlenmek zorunda kalması da ayrı saçmalıktır. "diyen İbrahim Aydemir özetle şöyle anlattı:

" Suçlu aramak çok kolayama gerçek suçlu belli mühendis, mimar, belediye, devlet, halk, yani aslındazihniyet. Zihniyet değişmeden bu iş çözülmez. Allah aşkına suçsuz demiyorum müteahhitsuçlu, mühendis suçlu, belediye suçlu, yaaa o balkonun üstünü kapatın 3 metreuzatan, yana kaçak oda ilave eden, üstüne bir kat daha kaçak kat çıkan evsahibinin hiç mi suçu yok? Özcan özgür üstat halk ve devlet olarak hepimizsuçluyuz. Gözümüz doymuyor, hem en ucuza mimarlık mühendislik hizmeti alacağızhem en çok imar bizim arsamıza gelecek ve gelen imar hakkına da razı gelmeyip 2kat daha çıkacağız, 3 oda daha ekleyeceğiz. Bu işleri yaparken de bir mühendisesormayacağız. 'Abi bir şey olmaz, 3 kat daha taşır bu bina' diyen usta sizeyeterli gelecek. Özcan Özgür üstat bu işin neresinden tutarsak elde kalıyor. Busistemin değişmesi gerekir. Bence en öncelikli çözüm lisanslı proje ofislerikurulmalı, bu ofisler mimari ve mühendislik hizmetlerini bir ofisten yapmalı vebu ofisler (hiçbir mühendis ve mimarın işine gelemese) de 'Yeminli MaliMüşavir' gibi tamamen sorumlu olmalı ve çok ciddi denetlenmelidir. "

Bu konu daha çok su götürür...

-------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ : Siz insan kaynaklı hataları ortadan kaldırın,bilimsel eksiklikleri giderin biz kaderimize razıyız... --(Ö.Ö.)

ÇİVİ

Menteşe BelediyesiKötekli'de Depremzedeler için "Çamaşırhane" kurdu. Arkadaşım "KYK'daçamaşırhane yok muymuş?" diye sordu.

Ben Bi Gülmek Aldı:)))