Değerli dostlarım, gerek insanlarla olan ikili ilişkiler ve gerekse kalıcı eserler bırakarak göreve getirildiği dönemden sonra da sonraki nesiller tarafından unutulmayan, yaptıkları çalışmalar sonucunda mensubu olduğu halka bir şekilde dokunma fırsatı bularak iz bırakan büyüklerimizden söz eden yazı dizilerimize devam ediyoruz.

Millî Mücadele yıllarında Muğla Mebusu( Muğla Milletvekili) Ulalıdır. Hamza Sadi Özbek. Namı diğer Hamza Bey. Ula’da Ağalar Mahallesi diye mahalle içerisinde bir semt vardır. Hamza Bey’in de konağı bu cadde üzerindedir. Hamza Bey Konağı adını da aldı bu günlerde. Aslına uygun biçimde restore edildi. Nadi Şenkal Başkanımız zamanında gerçekleşti bu restore işlemi. Parası valilik tarafından Kültür Bakanlığı ve Turizm tahsisatı ile adı geçen mülkiyetler kamulaştırılmış ve restorasyon işlemi tamamlanmıştır. Merhum İsmail Akkaya Başkanımız zamanında (2,5 yıllık bir görev) oldukça kalıcı eserler arasında yerini alan fakat ilçem Ula’da daha önce halkla buluşması şart olan yatırım ve hizmetler olması bakımından restorasyonu tamamlanan Hamza Bey Konağındaki yapılacak değerlendirme ve çalışma sonraya bırakılmıştır.

Zira ilçem Ula özellikle kamu yatırımı anlamında 2018 yılına kadar dişe dokunur bir hizmet al(a)mamıştır. Bunu bendeniz demiyorum. İlçem Ula’yı keşfederek kalıcı biçimde yerleşen özellikle de Orta ve İç Anadolu’dan gelen yeni Ulalılar demektedir hizmetin gelemediğini, getirilemediğini.

Ula ilçemin çok beklediği ve 2018 seçimlerinde göreve getirdiği merhum İsmail Akkaya başkanım için de ayrı biz yazı düzenleyeceğim.

İlçem Ula’nın okuma yazma oranı oldukça üst kademelerdedir. İş sahası ve özellikle kamu yatırımı alınamadığı için tahsil için şehir dışına giden gençlerimiz Ula ilçeme ancak bayram ziyaretleri için gelen genç ve okumuş (tahsil örmüş yetişmiş) beyinler ne yazık ki Ula ilçemin dışında uzun yıllar üstlendiği görevleri layıkıyla yerine getirdiler ve ilçem Ula için gurur ve onur kaynağı oldular.

Millî Mücadele yıllarında Muğla Mebusu (Muğla Milletvekili) seçilen Hamza Sadi Özbek Ulalıdır demiştim. 1960 Askeri Darbesinden sonra kurulan 1961 yılındaki Kurucu Meclisin Muğla Temsilcileri de Ulalıdır. 1970’li yıllarda Muğla Milletvekili seçilen iki sim daha vardır. Her ikisi de bu fani alemden ebedi aleme göç ettiler. Cumhuriyet Halk Partisinden Halil Dere ile Adalet Partisinden İzzet Oktay da Ulalıdır.

Biz kendisini çok sevdik, o da bizi çok sevdi ve kendisini Ulalı olarak hisseden Merhum İçişleri Bakanımız Teoman Ünüsan Ağabeyimiz de iz bırakarak sonraki nesiller tarafından hatırlandı unutulmadı, Ula ile bağını hiç koparmadı diyebilirim. Hatta bir sohbetinde bana ait Türkiye’de toprak parçası yoktur, Ula Akyaka’da bulunan evimden başka demiştir.

Önümüzdeki haftalarda ilçemize kaymakam olarak geldiği günlerden itibaren geçirdiği hayatını konu alan bir yazı da düzenleyeceğim.  Merhum Ağabeyimiz Teoman Ünüsan için.

1980 Askeri darbesinden sonraki kurucu Meclisin Muğla üyeleri de yine Ulalıdır.  İsimlerini zikretmedim. Sebebi ise onları tanıyan ve hatta o sülale ve ailelerden kimsecikler kalmadı ve bu insanlarımızı tanıyan şu anda Ula ilçemde yaşayan nüfusunda neredeyse 2/3’si de ebedi aleme göç etmiş durumda. Gerek 1961 Kurucu Meclis Üyeleri ve gerekse 1980 Kurucu Meclis Üyeleri aslen Ulalı olmalarına rağmen ilçemden okumak (Ortaokul-Lise-Üniversite ) için gitmişler, okumuşlar, yetişmişler, üst düzey görevlerde bulunuşlar ama kendi doğduğu büyüdüğü şehrine taş üstüne taş koyamamışlardır. Ancak, eğer Ankara’ya yolunuz düştüyse ve müsait ise belki bir ikramda bulunmuşlardır. Mekanları Cennet olsun.

Tabii burada hakkı da teslim etmemiz gerekir. Halka hizmet Hakka hizmettir düsturundan hareket edersek, halka dokunan ve halkının dertleriyle hemdert olan kişi ya da kişiler hem iz bırakırlar ve hem de unutulmazlar. Nasip işidir bu hizmet, halka dokunma, halkıyla birlikte olma, halkla bütünleşme, halkının dertleriyle hem dert olma duygusu  her kese nasip olmaz. Bizim buralarda iki atasözümüz hatırıma gelir, mum dibine ışık vermez, terzi kendi söküğünü dikemez diye.

Kurulduğu günden beri ilçem Ula’ya hizmet eden, bir çivi çakan, Ula için dertlenen ve ebediyete intikal etmiş büyüklerimizden Allah razı olsun, mekanları Cennet olsun.

Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız…