Yazılarımızla herkesi tatminetmemiz, mutlu etmemiz mümkün değil.

Zaten böyle bir niyetimizbeklentimiz de yok.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'ün " Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini,bildiklerini samimiyetle yazmalıdır. " dediği gibi, kanunlarçerçevesinde gördüklerimizi, düşündüklerimizi, bildiklerimizi yazıyoruz.

Ben bu yazımı 19 Eylül 'eyazıyordum, o gün Muğla CHP 'de muhalefetin il başkanı adayı ZekicanBalcı olarak netleşince erteledim. 19 Eylül 'de " CHP'demuhalefetin adayı Av. Zekican Balcı " başlıklı yazım çıktı. Ertesi günde " AhmetTan Karaosmanoğlu aday mı? " başlıklı bu yazım çıkacaktı ve bu yazıma atıflışöyle devam ettim:

Tabii dünkü yazımdan memnunolmayanlar ve hatta kızanlar olacağının da farkındaydım. Sadece memnunolmayanlar ve kızanlar değil, memnun olanlar yanında anlamayanlarda olmuş. " Sizkimi destekliyorsunuz.? " diye soruyorlar. Ben " eski " CHP'liyim ... Üyesi bile olmadığım bir partinin adaylarından birine destekvermemin bir anlamı olmaz. Yani desteklediğime yararım, desteklemediğimezararım olmaz... Belli mi olur desteklediğime zararım da olabilir!

Anlayacağınız benimdesteklediğim bir aday yok. Osman Gürün ve adaylarını desteklememin sözkonusu bile olamayacağını da söylememe gerek var mı bilmiyorum. " Ben kadroadamıyım " deyip, ortaya " Hah işte bu " dedirten bir il yönetimi ve Ankara 'da" üyelerle ön seçimin " arkasında durabilecek bir kurultay listesiçıkarabilirse gönlüm Zekican Balcı 'dan yana olabilir...

xx xx xx

Evet şu anda 1 Ekim 'deyapılacak kongrede Av. Zekican Balcı 'nın CHP İl Başkanı olmasınıistiyorum. Dünkü yazımda da vurguladığım gibi, aday ilan ediliş sürecini,şeklini doğru bulmasam da kendisi ile ilgili sorularımın yanıtlarını doğrubuldum... CHP İl Başkanı Hüseyin Erol 'dan daha donanımlı vekimsenin adamı olmayacağını gördüm... Gönlüm O 'nun il başkanı olmasındanyana...

Ahmet Tan Karaosmanoğlu 'nun şansı mı şansızlığı mı ne, hafta başında ZekicanBalcı 'nın adaylığı kesinleşirken, o gün öğleden sonra da Bahattin Gümüş 'ünçimento fabrikasına eliyle verdiği ruhsatı eliyle iptal ettiği haberi de geldi. CHP İl Başkanı adayı Balcı ile ilgili yazımın ardından Karaosmanoğlu ile ilgili bu yazıma gelemedik, ruhsat iptalini ele aldık. Karaosmanoğlu ile ilgili yazım 21 Eylül tarihli olacaktı ki, CHP İl Kongresi 'nin 23 Eylül 'de değil, 1 Ekim 'de yapılacağı anlaşıldı... Dün CHP İlBaşkanlığı 'nın şaşkınlığını ele aldık.

Geldik bu güne... Telefonumgünlerdir sevgili Karaosmanoğlu için de susmuyor.

Sadece 1 Ekim 'deyapılacağı anlaşılan CHP İl Kongresi 'nde kimi destekleyeceğim merakedilmemiş, Muğla 'nın " Vatandaş Ahmet "i Ahmet Tan Karaosmanoğlu ile ilgili yaptığım paylaşımlar da merak konusu olmuş.

Önceki yazılarımdan birinde Karaosmanoğlu 'nun" Bağımsız Menteşe Belediye Başkanı adayı olabileceğini " ifade ederken,geçen hafta Cumartesi günü de sosyal medya hesabımdan " Ahmet TanKaraosmanoğlu'nun Menteşe Bağımsız Adaylığı netleşmeye başladı. Tanınmış işinsanları Seçim Konsorsiyumu kurdu. " diyen paylaşımım bazılarını " tedirgin "ederken, bazılarına da " Acaba? " dedirtmiş.

Karaosmanoğlu o paylaşımımın altına " Efem, hayatımdaki herşeyi seninle paylaşırım. Ama bunu paylaşmamıştım. Öğrendiğin içingazeteciliğini öncelikle tebrik eder, bu vesile ile bana destek olmaya hazırolan ve beni bu yola doğru götüren iş insanı arkadaşlarıma buradanteşekkürlerimi de bildirmek isterim. " diye yazmış. Açıklama gayetaçık... Beni arayanlar daha neyi merak ediyorlar anlayamadım...

xx xx xx

Sevgili Ahmet paylaşımımın altında " Ama ben adayım demedim. " ifadesinde debulunmuş.

Tamam işte ben depaylaşımlarımda " aday " demedim zaten. " Ahmet Tan Karaosmanoğlu'nunMenteşe Bağımsız Adaylığı netleşmeye başladı. " dedim... O paylaşımımdaortak dostumuz bir iş insanının " Ahmet'e kaynak yaratmaya başladık "sözünden yola çıktım o kadar...

Ancak görüldüğü gibi " Adayolmayacağım " demiyor... Paylaşımımdan sonra kendisini tebrik için arayanlarla ilgili teşekkül ederkenkullandığı şu ifade de dikkati çekiyor:

" Bu şehir için Ezberiboza biliriz diyorlar.1955 de yapılmış bu iş diyorlar. Güvendikleri içinhepsine müteşekkirim. "

Noktayı da bana hitap ederek " Amasen de tahmin edersin ki vermesi zor bir karar. Ama beni bilen bilir ben zoruseverim??Aday olursam da bunu en yakınımdaki dostlarımla beraber, senbaşı çeker kelli felli adaylık açıklaması yaparım. Ama seni tekrar tebrikediyorum.?? " diye devam etmiş...

xx xx xx

Paylaşımıma yanıtından sonra AhmetTan Karaosmanoğlu 'nu aradım. Tabi önce " 1955 de ne yapılmış " onuaraştırdım. Bildiğim, ama bilmeyenler için şaşırtıcı gelebilecek bir " siyasiduruş " hikayesi ile karşılaştım.

Ahmet Tan Karaosmanoğlu 'nun dedesi Naci Karaosmanoğlu çok partilidönemin ilk Muğla Belediye Başkanıdır . Demokrat Parti 'den (DP)seçilmiştir.

Pek çok yazımda anlatmışımdır;" Muğla çok partili dönemde hiçbir zaman 'Solun Kalesi' olmamıştır " diye,ama " Yeni CHP'liler " bir türlü anlamamışlardır. Belki de anlamakistememişlerdir... Naci Karaosmanoğlu ile Demokrat Parti 'nin " kalesi "olan Muğla , daha sonra Adalet Partisi 'nin (AP), sonra da AnavatanPartisi 'nin (ANAP) " kalesi " olmuştur... 2002 'den sonra da AKParti 'nin " kalesi " olabilirdi, ama Demokrat Parti ve ANAP köklerinden değil de Refah Partisi (RP) köklerinden beslenen ve Muğla 'nın" yerli dokusuna " sırtını dönmüş bir parti olarak gelişme gösteremediğiiçin olamamıştır...

xx xx xx

Evet, CHP ve SHPMuğla 'yı bir dönem " Solun Kalesi " yapmıştır.

Bu dönem Erman Şahin 'inbelediye başkanlığı ile başlar ve kendisinin " sağ kolu " da, NaciKaraosmanoğlu 'nun oğlu, Ahmet Tan Karaosmanoğlu 'nun babası " BurhanKaraosmanoğlu "dur...

Muğla Sıtkı KoçmanÜniversitesi 'nin temellerinioluşturan ve 1975 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi 'nebağlı olarak açılan ve daha sonra Dokuz Eylül Üniversitesi 'ne bağlanarakdevam eden Muğla İşletmecilik Yüksek Okulu 'na okumaya gelen gençleredönemin CHP'li Belediye Başkanı Erman Şahin 'in sahip çıkması ile ortayabir " 1978 Ruhu " çıkmıştır ve o ruh Muğla eşrafının sağına dasoluna da karşı çıktığı gibi, Muğla 'yı Tunceli ve İzmir/Dikili ile anılan bir " kale " yapmıştır...

O kale bugün AK Partitarafından yıkılamamış olsa da burçlarında "sol" bir flama olduğundan da sözedilemez... Bakalım önümüzdeki yerel seçimde ne olur?

xx xx xx

O şaşırtıcı hikayeye dönelim.

Dönemin Muğla eşrafınıDemokrat Parti amblemi ile temsil edenleri Belediye Başkanı NaciKaraosmanoğlu 'ndan toplumsal değil, kişisel taleplerde bulunmaya başlarlar.Talepler karşılanmayınca Naci Karaosmanoğlu 'nu Demokrat Parti 'denattırırlar ve hatta yetmez görevden aldırırlar. Yerine dönemin Muğla ValisiEsat Kaya Ayman atanmıştır.

Yani Türkiye'de ilk"kayyum" olayı bir bakıma Muğla'da yaşanmıştır...

Naci Karaosmanoğlu ise 3 Kasım 1955 'de yapılan ilk yerelseçimlerde bağımsız belediye başkanı adayı olur... O seçimde Bodrum , Fethiye , Köyceğiz , Marmaris , Milas , Ula ve Yatağan ilçelerini Demokrat Parti kazanırken, Kavaklıdere , Pisi (Yeşilyurt), Turgut ve Yerkesik 'de de DP önde çıkmıştır.Sadece Datça ve Muğla 'da bağımsız adaylar kazanmıştır.

Tabii Naci Karaosmanoğlu meclis üyelerine sahip olmadığı için DP ağırlıklı olarak siyasipartilerden seçilip gelen meclis üyeleri tarafından da oylanmış ve oy birliğiile güvenoyunu alıp Başkanlık mazbatasını almıştır.

Karaosmanoğlu daha sonraCumhuriyet Halk Partisi'ne geçerken de o meclis üyelerinin tamamı da O'nunlabirlikte CHP'ye geçmiştir...

xx xx xx

Ahmet Tan Karaosmanoğlu 'nun adaylığını destekleyen dostlarının " Bu şehiriçin Ezberi boza biliriz. 1955 de yapılmış bu iş... " derken kastettiklerihikâye bu hikaye... Ben olur ya da olmaz diyemem... Temkinli olmakdurumundayım... Sadece " Neden olmasın? " diyebilirim...

Muğla 'nın " Vatandaş Ahmet'i " Karaosmanoğlu ise son görüşmemiz de şöyle dedi:

" Bilirsin gaza gelmem.Görevden de kaçmam. Partim yok. Bu görev gelirse bana halktan gelir. Yine deben pehlivanları görelim derim... Muğlalılar artık siyasi manevralar venirengiler üstünden hizmet görmek istemiyorlar. Zaten hizmette yok ortada, amaçimento fabrikası var. Sorumlu sadece ruhsatı veren Bahattin Gümüş değil, olupbitene seyirci olan AK Parti ve MHP meclis üyeleri de sorumlu. Eğer siyasetMuğlalıları ayrı partilerden aynı adaylara mahkûm edilirse, Muğla için ezberibozmaktan kaçmam. "

Evet, partilerin adaylarınıgörelim bakalım... Ahmet Tan Karaosmanoğlu da dedesinin torunu...

Bilmeyenler için notdüşelim ; geçenlerde Arasta 'dayanan tarihi konak Ahmet Tan Karaosmanoğlu 'nun dede yadigârıdır. Restoreettirecek... Naci Karaosmanoğlu 'nun adı ise Cumhuriyet Meydanı ile İsmet İnönü Caddesi (Bankalar Caddesi) arasındaki kısa caddedeyaşamaktadır...

------------------- --------------------

GÜNÜN SÖZÜ: 'İmkansız'dünyalarını değiştirmeye cesaret edemeyen küçük insanların çok sık kullandığıbir kelimedir. --Muhammed AliCinnah

ÇİVİ

Arkadaşım "Bir gün bizleri'anlayan' birileri çıkacak ve bu kakafoniye son verecektir..!" dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))