ABD seçimlerinin Demokratlar kazandıktan sonra Trump "Veto hakkımı kullanırım" diyerek adeta yeni bir dünyanın kapısını araladı.

Veto denince aklıma 1950'li yıllarda aylık çıkan "Bütün Dünya" dergisinde gördüğüm bir karikatür geldi.

O zamanlar NATO ile SSCB arasında yapma bir rekabet var idi.

Bu rekabet doğal olarak BM'lere de yansıyordu.

Karikatür şöyle idi;

BM'de SSCB (Aslında Rusya) NATO'ya karşı "VETO" kartını oynuyordu.

NATO (Aslında ABD) bu karta karşı "ATOM BOMBASINI" gösteriyor idi.

Atom Bombasını gören SSCB dehşet ile saçını başını yoluyor idi.

Sonradan Rusya başta olmak üzere birçok ülke atom bombasına sahip oldu.

Dünya da atom bombası korkusu yüzünden 2026 yılına kadar nükleer bir savaş görmedi.

Gelelim günümüze.

İnsanlık tarihi teopolitik düşünceler ile şekillenmiştir/şekilleniyor…

Üç Semavi din ve türevleri insanları öyle etkisi altına almıştır ki, insanlar kendisi gibi düşünmeyen insanları düşman gibi görmüştür/görmektedir.

Yahudi inancı "Biz, Tanrının seçilmiş kavmiyiz. Biz efendiyiz, diğer insanlar da bizim kölemizdir" inancı üzerine inşa edilmiştir.

Yahudiler, Siyonizm kurumunu kurmuşlardır.

Yahudiler, Siyonizm altında Protestan inancından bazı insanları kendi cephelerine çekmeyi başarmışlardır.

Bugün 340 milyon nüfuslu ABD'de 10 milyon Siyonist adeta ABD'yi rehin almış durumda.

50 milyon Amerikalı zor şartlarda yaşar iken, sağlık sektörü yalnızca parası olanlara hizmet verir iken, ABD'nin her yıl 4 milyar doları İsrail Devletine hibe olarak vermesi Amerikalıları rahatsız etmeye başlamıştır.

Bu hibe yetmiyormuş gibi İsrail Devletinin vadedilmis topraklara ulaşması için, ABD'nin ordusu ve parası ile İsrail'e destek vermesi bardağı taşıran son damla olmuştur.

3 Kasım 2026 Salı günü yapılan ABD'deki seçimler bunu gösteriyor.

Başkan Trump Netanyahu'nun trenine bindiği için yenildi.

Siyonistler, üstün insan projesi ile yeni bir dünya kurmak istiyorlar.

Eugene (Ojeni) yani yaşamayı hak eden insanlar projesi son günlerde hız kazandı veya zamanı geldiği için hız kazandı.

Bunun nedeni, yapay zeka ve işçi robotların istenen seviyeye ulaşmasıdır.

Silikon vadisi gibi merkezler elektriği ve suyu sünger gibi çekmekte ve normal insanların elektrik ve suya ulaşmasını zorlaştırmaktadır.

Silikon vadisi gibi mekanlarda bilgisayarlar öyle çok elektrik tüketmekteler ki elektrik kabloları aşırı ısınmaktadır.

Bu ısınmayı soğutmak için de aşırı su tüketimi olmaktadır.

Siyonistler (Bilhassa Yahudiler) fazlalık olarak gördükleri insanlardan kurtulmanın yollarını arıyorlar.

Dünyanın enerjisini tüketen bu üretim merkezlerinin karşısına "Çevreyi kirletiyorsunuz, enerjimizi çalıyorsunuz. Bu Dünya yalnız size ait değil. Bizim de yaşamaya hakkımız var" iddiaları ile çıkamazsınız.

Engel olabilmek için, siz de bir şeyler yapmak ve akıllı yollar bulmak zorundasınız.

Romantik sözler ile kendinizi acındırarak bu kör gidişe engel olmak mümkün değildir.

Yapay zeka konusunda ABD başını almış gidiyor, onu Çin takip ediyor.

Geri kalan ülkeler bu gidişata sadece seyrediyorlar.

Önce ülkeler bu tehlike karşısında güçlerini birleştirerek, aralarındaki sudan sorunlara bir son vermelidir.

Silikon vadisinde ve benzeri merkezlerde üretilen ileri teknoloji maalesef Siyonistlerin elinde bulunuyor.

Siyonistler bu teknolojiyi ölümsüzlük için de kullanmak istiyorlar.

Bunun için, milyarlarca doları araştırmalara aktarıyorlar.

ABD halkı son seçimde tercihini Demokratlardan yana kullandılar ama, son Başkanları olan Biden açıkça "Ben bir Siyonistim" diyordu ve Gazze şeritindeki soykırıma destek vermiş idi.

Siyonistler ellerindeki imkanları bir sepete koymuyorlar.

Siyonistler her ihtimali dikkate alarak yatırım yapıyorlar.

"Biz seçilmiş bir kavimiz" diyen ve buna inanan Yahudiler, dünyamızı bir felakete sürüklüyor.

Hedef tahtalarında biz varız.

İçerde önce Belediyelerde büyük suiistimaller yaşandı.

Sonra da Borsa'da büyük soygunlar yaşandı.

Tüm bunlar tesadüf olamaz.

Ülkemizdeki her iki olayda da FETO kokusu geliyor.

"Dostuna yakın ol, düşmanına daha yakın ol" diyen bir Roma ata sözü var.

Mahalli yönetimlerdeki ve Borsa'daki olaylar ile Mustafa Sarıgül olaylarına bir de bu mantıkla bakmalıyız.

Türkiye saldırı altındadır.

Üç adresteki olaylara parti gözlüğü ile bakanlar, olaylara sağlıklı ve akıl gözü ile bir daha bakmalıyız.

İçimizde görevli Siyonistler olduğu gibi, Siyonistlere hizmet eden, ama bunun farkında olmayan insanlar var.

ABD'deki seçimler Amerikan seçmeninin uyanmaya başladığını gösteriyor.

Uyanmak iyidir, ancak vaktinde olur ise iyidir.

İş işten geçtikten sonra uyanmak mağdurlara bir fayda sağlamaz.

Armegedon savaşı çıkmadan uyanmalıyız.

81 ilimizde sığınaklar yaparak çocuk ve yaşlılarımızı Armegedon denen Yahudi saldırısından korumanın tedbirlerini şimdiden almalıyız.

Olmak veya olmamak noktasındayız...