22- 25 Eylül 2026 salı günü BM'deki Devlet ve Hükümet Başkanlarının konuşmalarını dinledik, dinleyeceğiz.

BM'de İlk konuşan Birazıyla devlet Başkanı Lula idi.

Sora, sırası ile ABD Başkanı Trump, Kral Hüseyin sonra da Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Erdoğan konuştu.

Bunlar olur iken Venezüella Devletinin İngiltere’deki 31 ton ağırlığındaki altını, ABD'ye taşınıyor idi.

Trump, BM'deki konuşmasından sonra Danimarka Başbakanı ile Grönland Anlaşmasını imzaladı.

Grönland adeta ABD'nin oldu.

Trump ölümü gösterip Danimarka’yı hastalığa razı etmiş idi.

Trump BM'de değil de ABD Senatosunda konuşuyormuş gibi ABD'de yaptıkları işlerden bahsetti.

Trump, adeta dünya halklarına bize sorun çıkarmaz iseniz, yaşamamıza izin veririz, tonunda konuştu.

Hâlbuki BM üyesi 193 ülke lideri veya temsilcisi dünya sorunlarına çözüm bulmak için toplamış idi.

1945 yılında kurulan BM adil olarak kurulmadı.

BM adeta ilk düğmesi yanlış iliklenmiş gömlek gibi idi.

Güvenlik Konseyinin beş daimi temsilci olan ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya veto hakları ile BM'leri işlevsiz bir hale soktular.

BM adeta örümcek ağına benziyor.

Zayıf ülkeler yaptırma uğruyor, güçlü ülkeler ise, ağı delip geçiyor…

BM, haklıların değil, güçlülerin yeni kurumu ve maskesi idi.

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Erdoğan, bu duruma uzun zamandır itiraz ederek "Dünya beşten büyüktür. Daha adil bir Dünya kurulabilir" dese de beş daimi üye bu itirazı takmıyordu.

Çin Başkanı Şi Ciping ABD'de olmasına rağmen BM'ler binasına bile gelmedi.

BM'lerin son toplantısında adil bir düzene girmesini ve her ülkeye eşit davranmasını beklemenin bir anlamı olmadığını bir daha gördük.

Trump ABD'si, BM ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynuyor.

Siyonistler, Çin'i de kendilerine benzetmişler.

Yapay zeka (AI) adeta ABD ve Çin'in tekeli altında.

ABD ile Çin anlaşır ve beraber çalışması halinde mazlum ve yapay zeka konusunda geri kalmış ülkeleri, çok zor günler bekliyor

Bu tehlikeye karşı mazlum ülkeler de bir araya gelip, Siyonistlerin örgütlediği bu ülkelere karşı direnmelidirler.

Çevremizde mazlum rolü oynayan ama mazlum ülkelere ihanet eden ülkelerin de var olduğunu ıskalamayalım.

Asıl tehlike bu ülkelerden kaynaklanıyor.

Bunlar gizli Siyonist ülkelerdir.

"Yahudi bir anneden doğmayan Yahudi sayılmaz. Yahudi olmayan insanlar da 'Goin' yani hayvansı insanlardır" diye yazan Tevrat’ı Anayasa gibi kabul eden Siyonistlerin hala 21. asırda taraftar bulabildiği bir dünyada yaşıyoruz.

Dünya ekonomisi, medyası, kültürü, ilaç ve silah sanayii, yapay zeka teknolojisi ile dünyayı etkileyen ve kontrol eden BM, FED, IMF, DB gibi kurumlar da Siyonistlerin elinde bulunuyor

Böylece, algı, gerçeklerin önüne geçiyor.

Yeni adı "Süper Zeka" olacağa benzeyen (AI) yapay zeka ile yeni bir boyuta taşınan Siyonistler, fazlalık olarak gördüğü sıradan insanlara yaşam hakki tanımak istemiyorlar.

Bu gerçek, 22 - 25 Eylül 2026 tarihleri arasında toplanan BM toplantısında adam akıllı belli oldu.

24 Eylül 2026 günü İsrail Başbakanı ve Gazze kasabı Netanyahu BM kürsüsünden açıkça dünyaya meydan okudu.

Netanyahu konuşur iken, Avrupa ülkeleri temsilcileri salonu terk etmez iken, diğer ülkelerin temsilcileri BM salonunu terk ettiler.

İnsan, ister istemez "Siyonistlerin elinde bizim fark edemediğimiz bir silah veya bir imkan mı var?" diye düşünmeden edemiyor.

Türkiye Cumhuriyeti kendisini ve mazlum ülkeleri savunacak savunma sanayiini ve yapay zeka teknolojisini üst seviyelere çıkarmalıdır.

Gücü ele geçirmiş Siyonistlerden merhamet dilenecek, "Hani siz, kardeşlik, özgürlük ve eşitlik vaat etmiştiniz?" diye kendimizi savunamayız.

Böyle davranır isek, bize gülerler ve "Dün Dündür, Bugün de Bugündür" diye cevap verirler.

Bu acımasız hali 1821 ve 1912 yılları arasında yaşadık.

İçerde Batı’ya güvenerek ve imrenerek politika yapanları ve geçmişini unutturmak için gayret gösteren politikacıları bir daha gözden geçilmeliyiz.

Devletler içeriden yıkılır.

Tarihte bunun onlarca örneği var.

Pardonu olmayan yeni bir döneme tekrar girdik

Yapay zekalı robotlar, onları yapan ve programlayanların emrinde adil davranmazlar.

Çünkü yapay zekalı robotların vicdanları yoktur.

Siyonistler, vicdanın da sifonunu çekmeye hazırlanıyorlar.

Vicdanlı ve demokrat insanların direnmesi ve teknolojide daha iyi noktaya ulaşması için elinden geleni yapması gerekiyor.

İçerideki olayları bir de bu pencereden bakmakta fayda var.

Atatürk'ün partisi CHP'de neler oluyor?

Bir kısım CHP'liler, karşı tarafı "Butlancılar" diye suçlar iken, onlar da karşılarındaki CHP'lileri "Hırsızlar çetesi" olarak suçluyorlar.

Dışarıda bunlar oluyor, içerde de bunlar oluyor.

Allah, akıl fikir versin…